27 Şubat 2013 Çarşamba

Yürüyüş Yapmak

                                               
Aslında 'yürüyüş yapmak' diye bi yazı yazmak yoktu hesapta. Bankamatiğini bir kere daha kaybetmiş bir dangalak olarak , kepazelik derecesinde yetersiz bir kadroyla hizmet veren ismi lazım değil bir bankada sıra beklerken ve sıramın gelmesine daha çok varken daralıp yürüyüşe vurdum kendimi, o zaman aklıma geldi. Bu yazıyı, var ya, çoktan yazıp bitirdim ben aslında yürüyüş yaparken. Hatta 2 yazılık malzeme geçti aklımdan; 'bunu yazayım, bunu da yazayım' diye diye dolaştım. Fakat şimdi hiç biri aklıma gelmiyor tabii. ='(

                                                             


 Benim yürüyüş yapmamda toplumun bazı kesimlerine ters gelen bi'şey var, cidden var. İnsanların epeyce bir kısmı  minimum 5-6 kilo fazlası olmayanların yürüyüş yapmasını abesle iştigal olarak değerlendiriyorlar sanırım. Bende kilo fazlası yok, eksiği de yok, o açıdan iyi bi yerdeyim şimdilik. E o zaman ne demeye yürüyüş yapıyorum; böyle bir sorgulama oluyor.  Ben bi ara yaşadığım sıkıntıların bir kısmından yürüye yürüye silkelendim yahu. =) Bazılarının sadece bir kilo verme yöntemi olarak algıladığı, bazılarının da işi-gücü olmayan insanların boş zamanlarını değerlendirme şeysi olarak gördükleri yürüyüş yapmak etkinliğini işi-gücü çok olanlara özelliklle tavsiye ederim. Çünkü sağlıklı bir vücuttan başka...aslında sağlıklı bir vücut gibi bir sürü insanın sahip olmadığı çok önemli bir şeyden başka bir malzeme veya masraf gerektirmeyen yürüyüş yapma eylemi iş-güçlerinde daha verimli olmalarına sebep olabilir.  Yürüyüş yapmak, artık nasıl yapıyosa, bi şekilde insanın kafasının daha iyi çalışmasına sebep oluyor. Beyin oksijen mi depoluyordur, tanımadığı bi sürü insanı göre göre sokakları adımlamak insanın algısını mı yükseltiyordur, açık havada dağılan düşüncelerin yerine bööle daha taze bir düşünce sistemi mi geliyordur-bilemem. Ama insanın daha bir açık, daha bir geniş düşünmesini sağlıyor işte; az önce görmediği bir şeyleri görmesini, bir konu için bir çözüm daha, bir proje için bir fikir daha, yazılacak yazılar  için bir konu daha...bulabilmesine yol açıyor.



                                             

 Yürüyüş yapmanın sıkıntıyı ve kaygı veren düşünceleri dağıtan bir yanı da var. Bunu nasıl yapıyor; ona buna bakıyorsun, bi şeylere takılıyorsun, gördüğün kişiler hakkında....gördüğün yerler, dükkanlar, köpekler, kediler (köpek her zaman önceliklidir benim için), ilanlar, tabelalar, yerdeki taşlar, gökteki kuşlar, ayakkabı boyacıları, simitçiler, kuru temizlemeciler, boş dükkanlar, camiler, çocuklar...hakkında, anlık da olsa, ister istemez bir şeyler düşünüyorsun. Beğeniyorsun, beğenmiyorsun, hoşuna gidiyor, üzülüyorsun, içinden dalga geçiyorsun, içinden küfür ediyorsun vs...Yeni düşünceler geliyor işte, bunlar eskileri dağıtıyor ve eskilerin kötü olanlarını dağıtmaları çok iyi oluyor.

                                                                             

  Yürüyüş yapmak konusuyla ilgisi yok ama, yaşlı bir adam gördüm bankanın önünde. Görünüşe bakarsan 70 yaşında vardı. Aslında benim yaklaşık 70 yaşındaki dayımla kıyaslarsan bu bey 100 yaşında da olabilir; ama dayım fazla fit, yakışıklı, bakımlı falan filan; arkadaş pek öyle değildi. Düzgün giyimliydi, elinde bir baston vardı ve zeki görünüyordu. 'Zeki görünmek gibi şeylerin açıklaması yoktur aslında. O izlenimi veriyordu, akıllı bir ışıltısı vardı; nokta... , En az 70 yaşında gibi görünmesine karşın, bööle pırıl pırıl bi gözlere sahipti; açık, akıllı ve fırlama bakışları vardı. Bi tip vardır, ne kadar yaşlı olursa olsun; daha gençken bitakım fırlamalıklar yaptığını öğrensen şaşırmazsın; o tiplerden işte. Fırlama da geniş anlamlı bi kelime, o ayrı; benim literatürümde benim onaylamayacağım davranışları olsa bi tarafıyla, daha çok da pratik zekasıyla herhalde; belli bi sempati de uyandıran insanları kastediyor aşaa-yukarı.Neyse işte, bu adam bana şunu da düşündürdü: Alemin kralı da olsan zamanında, yeterince yaşarsan, çaptan düşeceğin o günler mutlaka gelecek; o yüzden de fazla şımarıklığın lüzumu yok.

       

 Yürüyüş yapmak konusuyla yine ilgisi yok ama...zaten bir yazıyı, bir konuyu, bana sipariş verilen yazılar hariç, böyle derli toplu, hanımefendi ve düzenli bir şekilde şeyyaptığım görülmemiştir. =) Bir kadının yanından geçtim yürürken, kendi kendine mırıl mırıl bir şeyler söylüyordu. Söylesin tabii, n'olacak. Ben kendi kendime yürürken öyle konuşmam ama bi şarkı mırıldandığım olur. Kaçıncı defadır aynı şeyi düşündüm; millet beyaz kadın ticareti yapmaktan utanmaz, çoluk çocuğun kanına girmekten utanmaz, ihaleye fesat karıştırmaktan utanmaz, daha bi sürü şeyden utanmaz; senin yürüyüş yaparken şarkı söylemekten mesela; utanman gerekir bir nevi. Niye böyle acaba, ne acayip...


                                   





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.