11 Temmuz 2013 Perşembe

Facebook Hazretleri, Makale Yazarlığı, İnternet Enteresanlıkları vs...


 Facebook Hazretleri diye bir türbe yok tabii ki, terim; geçenlerde bir arkadaşla bu platform üzerinden şakalaşırken geldi dilime. Elime...Kullanınca da hoşuma gitti, karşılıklı olarak bitakım dileklerimizi sıralıyorduk, 'Facebook Hazretleri'ne kurdele bağlayıp dilek dilesek mi?' gibi bir espri yapmış bulundum. Fena da olmadı. (:

Bu arada; makale yazarlığı tam zamanlı bir iş haline geldi gelecek - gelmesin diye bütün gücümle uğraşıyorum. O kadar internet mahkumu olmak istemiyorum çünkü, evet para geliyor ama hayat da kaçıyor sanki.Kaçırmamak lazım, önümde uzanan  süre geride bıraktığımdan fazla olamaz mantıken, ki olmasın da. 96 yıl yaşamak fikrine pek sıcak bakmıyorum. Yaşamayı sevmediğimden değil, o kadarı gözüme çok göründüğünden. Yoksa yaşamak hiç fena değil bu ara. Makale yazmak da fena değil. Bazen birden bırakıvereceğimi sanıyorum -çok fazla yorulunca-, ama gayet güzel götürüyorum da bir yandan.



                                                     

 İnternet enteresan bir mecra evet, yazılar için araştırma yaparken daha iyi anlıyor insan bunu. Çok dağınık siteler var, çok kötü yazılar var ve çok tiksinç hileler var. Mesela; belli bir konuda makaleler aranıyorsun, dışarıdan bakınca o konuda bilgiler bulunabileceğini sandığın yerde tamamen ilgisiz bir yazı çıkıyor. Tamamen ilgisiz; fakat aralara senin araştırdığın konuyla ilgili anahtar kelimeler ve etiketler serpiştirilmiş. Demode bir insanım çok şükür; hayatta tenezzül etmem.  Bir gün makale yazarlığı mafyası şefi falan olabilirsem kimse böyle şeyler yapamayacak. Sitesine bir tık alabilmek için okkalı bir küfür yemeye razı geliyor adam, ben gelmezdim. 

Ali İsmail Korkmaz...Seni de anmış olmak istiyorum yazarken; kısacıkken bitirdiler ömrünü, kim veya kimler bitirdiyse....kim veya kimler meydan verdiyse, yol verdiyse, cesaret verdiyse...kim veya kimler Gezi Parkı olaylarının bu hale gelmesine sebep olduysa, senin canınla ödediğin bedelin birkaç mislini ödemelerini dilerim.Sana yazık oldu. Ethem Sarısülük; sana da yazık oldu. Ve adları aklıma gelmeyen diğerlerine...

                                         

 Ne diyordum, internet enteresan bir mecra evek; güzel kullanırsan çok da güzel bir mecra. Neler öğrendim bir yandan araştırma yaparken; mesela kürkleri için hayvanlara ne işkenceler yapıldığını. İnsanların birbirlerinin sitesine zarar vermek için birtakım oyunlar çevirdiğini, birilerinin kendilerinin (de) faaliyet gösterdiği alanda popüler olmaya başlayan siteleri çelmelemeye çalışabileceğini. Nazik, kibar ve güvenilir insanlar da tanıdım; garip, üçkağıtçı, seni enayi yerine koyduklarını zannederken senin onların haline güldüğünü anlamayacak kadar akıl yoksunu olan tipler de gördüm. 

Gezi Parkı hakkında konuşmaktan kaçınmaya çalışıyorum insanlarla, bazılarının bu kadar düz bakışlı, bu kadar kul olmaya meyilli ve bu kadar merhametsiz olmaları içimi burkuyor.

 Facebook Hazretleri platformunda kurdele bağlayıp değişmelerini dilesem....benim gibi düşünmelerini değil ama bu kadar vicdansız olmamalarını...kendilerine dokunmayan zararları zarar saymayan korkunç bencilliklerinin yok olmasını....ama yok ki öyle bir yer...



        

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.