27 Şubat 2016 Cumartesi

Binkelam: Bir Cahil Cesareti Hikayesi


Yaklaşık 2 yıl 5 ay geçmiş Binkelam ismiyle kendi sitemi açmamın üstünden.

Şu anda içinde 1.191 tane yazı var, bunların 970'ini ben yazmışım. Bu süre içerisinde benden özgün makale isteyen müşterilerim için de bir sürü yazı yazdım. Bunu defalarca düşünmüşümdür, onlara yazdığım yazıları kendim için yazsaydım şimdi Binkelam'daki yazıların sayısı 1500 - 2000 tane falan olurdu herhalde. Ama hem makale yazarlığı yaparken kurduğum bütün bağlantıları kaybetmek istemedim, hem de o işten de ufak bir gelir gelmeye devam etsin istedim. Yavaş yavaş azalttım müşterilerimin sayısını, şimdi 3- 4 kişiye yazıyorum.

O zamanlardaki bilgisizliğimi düşündüm de (Şimdi de çok eksiğim var ama o zamanlara göre çok farklıyım, çok ilerideyim) o yüzden uygun gördüm cahil cesareti ifadesini. Bir web sitesi açmak ne büyük bir cesaret, ne de büyük bir masraf gerektiriyor; demek istediğim o değil. Sonra, bir zorunluluk da yok yani, site senin keyif senin; açarsın da bir süre sonra uğraşmaktan vazgeçersin. Ama benim öyle bir niyetim yoktu - hala da yok. Fakat genel bir web sitesi açıp onu yükseltmeye çalışmanın (Neredeyse tamamen kendi başına yükseltmeye çalışmaktan söz ediyorum) bu kadar zor bir şey olduğunu düşünmemiştim. Baya zormuş evet, binkelam.com yükselsin diye uğraşırken öğrendim bunu. Bu beni kahrediyor mu? Hayır. Yoruyor, gözlerimi ve beynimi özellikle yoruyor, sırtımın ağrımasına yol açıyor,belki başka zararlar da görüyorum ama pişman değilim. Bir de, koyduğum küçük hedefe ulaşmanın bile baya bir mesele olduğunu fark ettim ya, o hedefe ulaştığım zaman duyduğum gurur ve keyif daha büyük olacak.

Fotoğrafları boyutlandırıp webe uyarlamanın önemini geç öğrendiğim için sitem hosting alanında gereğinden çok fazla yer kaplıyor, hala bu sorunu düzeltmeye çalışıyorum ve daha epeyce de uğraşıcam gibi.

Bütçemden başkalarına seo uyumlu makaleler yazdırmak için bir pay ayırmayı düşündüm ama pek yapamadım bunu. Neden, çünkü gerek webmaster sitelerindeki bazı muhabbetlerden, gerek internette gördüğüm bazı şeylerden dolayı biliyorum ki okuma yazma bilmenin iyi bir makale yazmak için yeterli olduğunu düşünen, yaptığı işe hile katan (Yani copy - paste yapan), en temel dil bilgisi kurallarından bile haberi olmadığı halde işe talip olan, yazamayan, yazmayı beceremeyen ama yine de "Yaparım, ederim, hallederim" diyen bir sürü insan var bu piyasada. Hatta benim yüzüne bile bakmayacağım yazıları "En kralı bizde, bu yazılar sitenizi uçurur, yok böyle bir yazı!" vb. ifadelerle pazarlayanlar da var. Kendilerini cidden tebrik ediyorum. 3 yıldan fazla zamandır bu işi yaparım, yapabiliyorum, onca insana yazı yazdım, onca insan tekrar tekrar bana dönüş yaptı, beni başkalarına tavsiye etti; ben yine de öyle bir iddiada bulunamam. Özgün yazarım, düzgün yazarım, akıcı yazarım; bunları iddia edebilirim ama "En iyisini ben yazarım" diyemem.


İyisi, dürüstü de vardır bu işi yapanların mutlaka ama ben sayılarının pek fazla olmadığına inanıyorum. Biraz da şu yüzden inanıyorum, defalarca müşterilerim söylediler bana bunu. Şu anda yazı yazdığım birkaç kişi bu piyasadan haberi olan insanlardır mesela ve bana verdiklerinden daha düşük fiyatlara makale yazdırabileceklerini de bilirler. Ama halen benden istiyorlar makalelerini. Bunun sebebi eşi benzeri olmayan bir makale yazarı olmam değil, en çok, dürüst çalışmam. Çok fazla hile yapılan bir piyasa bu ve dürüstlük her alanda olduğu gibi bu alanda da değerli. Benim müşterilerim benim copy - paste yapmayacağımı biliyorlar. Bilmem kontrol ediyorlar mıdır ama ediyorlarsa da sorun yok, yazılarımda birtakım kusurlar bulunabilir ama böyle bir şey bulunamaz. Beni onların gözünde değerli yapan 1 numaralı özellik bu sanıyorum. Gerçekten önemli çünkü, sitene kopya yazı kendin de koyarsın, özgün yazı olsun diye para veriyorsun.

Bu sebeplerle ben de bana yardımcı olacak bir yazar bulamadım işte. Siteme benim dışında yazan birkaç kişiden, yazılarını kontrol etmeden veya sadece kısacık bir bakarak eklediğim tek kişi kızımdır, o da bir zamandır eskisi kadar müsait değil. Yine de, şimdiki aklım olsaydı 1 - 2 yazar ayarlamak için uğraşırdım - ki siteye günlük olarak daha çok yazı ekleyebileyim. Üstünde dursam bulurdum belki de, bilemiyorum. O zamanlar bu konuda bu kadar umutsuz olmama yol açacak tespitleri yapmamıştım daha henüz. Şimdi de pek umudum yok.

Sosyal medya platformlarının önemine geç uyandım, bir de o yanlışım var. Bir süredir baya yoğun çalışıyorum bu konuda, mümkün olduğu kadar çok zaman ayırıyorum ama bunu Binkelam açıldığı günden itibaren yapsaydım epeyce bir şeyler fark ederdi.

Sonracıma, backlink olayına gereken önemi vermemiş olabilirim. Bu konu bugünlerde fena kafama takılıyor. Biraz araştırıp güzel bir de yazı yazsam diyorum hatta, belki başkalarının da işine yarar.

Aklıma gelmeyen başka hatalarım da vardır sanırım. Yenilerini de yaparım belki. Ama sonuçta, şu siteyi azıcık bir yerlere getirebilirsem deyimin tam anlamıyla "Tırnaklarımla kazıya kazıya" yapmış olucam bunu.

Hayırlısı...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.