1 Şubat 2018 Perşembe

Ufak Tefek Cinayetler 14. Bölüm: Yanıma Korlar Mı Adam Seni?



13. bölümü 1996'da olanlar için Merve, Pelin ve Arzu ile hesaplaşmaya kesin bir şekilde karar veren Oya'nın hepsini arayıp yemeğe davet etmesiyle kapatan Ufak Tefek Cinayetler 14. bölüm açılışını kadınların davete katılmak için hazırlandıkları sahnelerle yaptı. Oya da onları karşılamaya hazırdı. Merve, Serhan, Pelin, Taylan, Arzu ve Nilay onun evine geldiklerinde masada Edip'in de masada bulunacağından haberleri yoktu. Serhan önce gelmemeye karar vermiş, sonra fikrini değiştirmişti. Karısının ve Oya'nın aklından neler geçtiğini merak ediyordu, bir şeyler olabileceğini sezmişti sanki.


En son gelenler Arzu ile kızıydı. Serhan'ın Arzu'nun "Geçmiş olsun" demesine tepki göstermesi yüzünden ufak bir gerginlik oldu ama Merve ortalığı yatıştırdı. Masaya oturduğu zaman her zamanki "Ne güzel de mi, her şey eskisi gibi, olması gerektiği gibi, laylaylom" nakaratını tekrarladı. Taşlar yerli yerine oturmuştu, düzenleri kolay kolay bozulmazdı artık. Merve öyle sanıyordu. Fena halde de yanılıyordu.

Misafirler arasında başka tatsız sohbetler de oldu. Merve Oya'nın hazırladığı menülerle dalga geçti. Pelin'le Merve Pelin'in babasına yalvararak aldırdığı, sahibi olmayı çok istediği evi Merve'ye geri satmak zorunda kalması konusunda atıştılar. Merve, kendisiyle dalga geçen Nilay'a gülüp geçebilecekken hınç içinde annesiyle babasının boşanmasını hazmedip hazmedemediğini sordu. Yiğidi öldür hakkını ver, kendisi gerçekten iğrenç kelimesinin hakkını veren bir kadındı.



Konu Edip'in Oya'nın daha önce anlaştıkları şekilde işaret vermesinin ardından elinde tabaklarla beklenmedik bir şekilde mutfaktan çıkıp masaya oturmasından sonra açıldı. Arzu'nun kızı Miray'ın yaşını soran Edip, 17 cevabını alınca, Oya'nın da okuldan atıldığı zaman aynı yaşta olduğunu söyleyerek 20 yıl önceki iftira olayının konuşulacağının ilk sinyalini verdi.

Sonra, sözü bazen Oya'nın,bazen Edip'in almasıyla olayların hepsi ortaya döküldü. Edip son olarak Oya'nın olaylardan sonra kendini balkondan attığını ve bu yüzden hiçbir zaman anne olamayacağını söyledi.





Arzu konuşulanları ağlayarak dinledi. Nilay şok olmuştu. Merve rahat davranmaya, Pelin de ona ayak uydurmaya çalıştı. Bunların artık geçmişe gömülmüş ve unutulmuş olması, olanlara iyi tarafından bakılması gerektiğini falan söylerken ikisi de insana benzemiyorlardı. Taylan ve Serhan ise altüst olmuşlardı.


Taylan evini terk etmeye karar verdi. Pelin onu dramatik ve histerik tepkilerle durdurmaya çalıştı ama fayda etmedi. Serhan da  gelip biraz kızını sevdikten sonra karısıyla konuşmadan evden çıktı. Nilay,  babasını aradı ve hemen gelip kendisini almasını istedi.


Arzu, pencereden kızının babasıyla gidişini seyrederken 96'daki olayları düşündü. Edip'le Oya'ya atılan iftirada kesinlikle payı olmakla beraber, 3 kızın içinde en vicdanlı olanı oydu. Diğer ikisi sonuna kadar gitmek için kesin kararlıyken, Arzu tereddütlü davranmış, kesin olmayan, yuvarlak cevaplar vermişti. Bu iftiraya inanan Taylan Oya'yı bırakmış, Edip meslekten men edilmiş, Oya önce okuldan, sonra mahalleden gitmişti. Ve diğer kızlar aradan geçen yıllar boyunca bu insanlara neler olduğunu merak etmemiş, onları hiç arayıp sormamışlardı.



Annesine çok kızgın olan Nilay'ın Mehmet'le onun yanına gelmesi Burcu'nun çok hoşuna gitmişti, Miray'la iyi bir ilişkisi olması sevgilisiyle evlenmek yolundaki umutlarını arttıracağı için herhalde. Normalde her gün yemekler yapan, kahvaltılar hazırlayan bir kadın olmadığı halde Miray onların yanındayken hep böyle davrandı. Ona pilates yaptırdı, beraber dışarıya çıktıkları bir gün Mehmet'i arayıp  gördüğü pahalı bir çantayı kıza alıp alamayacağını sordu. Mehmet ona kızının sevgisini bu gibi yöntemlerle kazanamayacağını, Arzu ile çocuklarını öyle yetiştirmediklerini söyledi. Burcu buna bozulmuştu ama Miray'ın kalbini kazanma planlarından vazgeçmiş değildi. Mehmet'ten ona bunun için tüyo vermesini istedi. Ondan Miray'ın gönüllü olarak katıldığı bir yardımlaşma sitesi olduğunu öğrendi. Miray'a kendisi de ihtiyacı olan insanlara yardım etmekle çok ilgiliymiş gibi görününce gerçekten de genç kızın sempatisini kazandı. Üstelik siteye bakarken bu iş hoşuna da gitmiş gibiydi.

Serhan bir ara Edip'in işlettiği kulübe uğrayıp onunla konuştu. Edip ona Oya'nın kendisi için neden çok değerli olduğundan söz etti. 20 yıl önceki olaylar sırasında Oya'yı kurtarmayı başaramamıştı. Ama Oya ilerleyen zamanlarda onu arayıp kendini toparlamasına yardımcı olmuştu.



Merve, Pelin ve Arzu yemekte olanları aralarında konuşurken suçu birbirlerine atmaya çalıştılar. O sırada şu da konuşuldu: Oya'nın okuldan uzaklaşması Pelin'in işine gelirdi, çünkü onun sevgilisi Taylan'a aşıktı. Peki, Merve'nin sebebi neydi?

Serhan işine yeniden başlamıştı ve bundan memnundu. Enver odasına gelip onunla konuşmak istedi. Bir hata yaptığını söyledi, Serhan izin verirse şirkette yeniden çalışabilirdi belki. Hatta Arzu da yeniden orada işe başlayabilirdi. Olanları unutabilirlerdi. Fakat Serhan kesinlikle aynı fikirde değildi.


Merve, yeni planını Pelin ile paylaştı. İkisi de birbirlerinin eşleriyle konuşacaklar ve her biri 1996'da diğerini Edip'le Oya'ya iftira atmak zorunda bıraktığını söyleyecekti. Merve Taylan'ı olanlardan Pelin'in değil kendisinin sorumlu olduğuna inandıracaktı, Pelin de Serhan'a aynısını yaparak Merve'nin onun gözünde temize çıkmasını sağlayacaktı. Evet, daha sonra bunu birbirlerine söyleyebilirlerdi ama her biri kendi karısını savunmayı tercih edecekti.


Arzu Serhan'la konuştu ve olayların suçlusunun kendisi olduğunu, Merve'yi tehdit ederek eşlik etmeye mecbur bıraktığını söyledi. Bu sırada Serhan'ın söylediği bazı şeyler kafasında bir şimşek çakmasına sebep oldu. Onun sözlerini geçmişteki bazı olaylarla bir araya getirerek, Serhan'la Oya arasında bir şeyler olduğunu anlamaya başladı.



Merve ise Taylan'la Pelin'e vaat ettiği gibi konuşmadı, iftira olayında bütün suçun Pelin'de olduğunu söyledi. Pelin'in eşiyle arasının düzelmesi hiç umurunda değildi, istediği tek şey kendi evliliğinin bozulmamasıydı. Gözünü kırpmadan harcadı arkadaşını. 96'da olanlarla ve Oya ile ilgili duygu ve davranışlarını da çok farklı gösterdi.



Müzisyen Burak'la konuşan başkomiserin bir konuda kafası karışmıştı. O zamana kadar Merve'nin lise yıllarında Oya'ya düşman olmasının sebebinin, Oya'nın bir müzik yarışmasında solistliği onun elinden almasıyla ilgili olduğunu düşünüyordu ama öyle değil gibiydi. Hapiste olan Rıza ile bir görüşme ayarladı. Bu görüşme sırasında Merve'nin lisedeyken Edip'e tutkun olduğunu öğrendi.

Sonra yavaş yavaş, geri dönüşlerle, Merve'nin nefretinin sebebi iyice ortaya çıkmaya başladı. Başlangıçta Oya'ya bir kötülük yapmak isteyen kişi Pelin'di. Çünkü Taylan Oya'yı seviyordu ve Pelin ne yaparsa yapsın gencin ilgisini çekemiyor, dikkatini Oya'dan uzaklaştıramıyor, onların ayrılmasını sağlayamıyordu. Merve de edebiyat öğretmeni olan Edip'e aşıktı ama kimsenin bundan haberi yoktu, durumu kendi içinde yaşıyordu. Öğretmenine yaklaşmak için 1 - 2 deneme yapmış ama Edip oralı olmamıştı. Bir gün derste, Oya, Edip'in sorduğu bir soruya doğru cevabı verdi ve ondan epeyce itifat aldı. Bu Merve'yi çok rahatsız etti ve Oya'ya karşı bilenmesine sebep oldu. Artık o da Oya'nın başına kötü bir şeyler gelmesini istiyordu.



Mehmet, kızının annesiyle arasının düzelmesini istiyordu. Miray henüz ona Oya'nın verdiği yemek sırasında olanları anlatmamıştı. Bir sabah kızını kahvaltıya götürdü ve ondan olanları öğrendi. Ona annesini affetmesini sağlayacak şeyler söyledi. Kızını  ikna ettikten sonra annesinin yanına götürdü.

Söyledikleri mantıklıydı. Arzu, Pelin'le Merve'den farklıydı. Her zaman onların etrafında olmakla beraber ne entrikalı işlerine karışmış, ne sitedekileri yönetmeye kalkmış, ne de diğer ikisiyle bir olup insanları çekiştirmiş veya kullanmıştı. 1996'da yaşanan olaylar sırasında 3 kızın içinden en huzursuz olan oydu. Belki de vicdanında her zaman o olayın yükünü taşımıştı. Daha sonra hep iyi ve düzgün bir insan olmaya çalışması, Merve ile Pelin'in dahil olduğu entrikaların içine girmemesi, güzel bir aile kurmak ve çocuklarını iyi yetiştirmek için gayret etmesi bu olaydan aldığı dersle ilgiliydi belki de. Arzu hata yaptığını söyleyince Mehmet de Burcu ile beraber olarak hata yaptığını ima eden şeyler söyledi. Bu duygusal konuşmalardan sonra anne, baba ve 2 çocuk birbirlerine sarıldılar. Çocuklar gidince Mehmet Arzu'yla konuşmak istediğini söyledi. Büyük bir hayal kırıklığına uğradığı şirketin açılış gecesinde yaşadıkları duygusal anları da hatırlattı ona. Ama Arzu'nun Mehmet'le yakınlaşmaya niyeti yoktu.


Arzu'nun Serhan'ın hapse girmesinden sonra bir portföy şirketi kurarak Serhan'ın müşterilerini kendine çekmek için çalışmalara başladığını unutmamak lazım tabii. Ayrıca lisedeki olayda onun da parmağı vardı.Yine de Mehmet, eski karısının diğer 2 arkadaşından farklı, daha iyi ve vicdanlı bir insan olduğunu söylerken haklıydı.



Oya'nın karşısına çıkan Merve Serhan'ın evden gittiğini ama mutlaka geri geleceğini söyledi. Onun bir intikam sevinci içinde olduğunu düşünüyor ve hınç duyuyordu. Yanılıyordu ama. Oya belki bir boşalma, rahatlama gibi bir şeyler hissetmişti ama intikam sarhoşu falan değildi. Fakat Merve'nin bunu anlamasına imkan yoktu. Oya'nın bu konuşmada önem verdiği noktanın da farkında değildi. O nokta, Serhan'ın artık evine gitmemesiydi.



Taylan karısının lisedeyken yaptıklarını öğrendikten sonra evine gitmemişti. Cihangir'de, ise yıllarından beri arkadaş olduğu müzisyen Burak'ın yanında kalıyordu. Pelin onunla konuşup eve dönmesini istemek için buraya geldiğinde Merve'nin iftira olayının suçunu tamamen kendisinin üstüne yıkmaya çalıştığını öğrendi. Taylan Oya'nın evinde öğrendiklerinden sonra onunla yapamayacağını da söyledi. Pelin Merve'nin yaptıklarını öğrenince baya sarsılmıştı. Ama Taylan'ın diğer söylediklerini sakin karşıladı ve gülerek, rahat bir şekilde çıkıp gitti.



 Pelin eve dönünce Taylan'ın kendisine dönmesini sağlamak için bir intihar oyunu planladı. Ölmek istiyormuş gibi ilaç içti ama herhalde miktara dikkat etmişti ve daha sonra polisler, eve ambulans çağıranın o olduğunu öğrendiler. Ölmemeyi garantiye alacak şekilde davranmıştı, istediği Taylan'ın bu yüzden çok korkması ve onu bırakma fikrinden vazgeçmesiydi. İstediği oldu da. Ödü kopan Taylan karısıyla barıştı.



Oya, kliniğe geldiğinde doktor arkadaşlarından İnci ile karşılaştı. Bir hastane kurmayı isteyen, aşkla meşkle zaman kaybetmek niyetinde olmayan arkadaşı birine aşık olmuş ve evlenmeye karar vermişti. İkisinin sohbeti Oya'nın aşka bakış açısını sorgulamasına sebep oldu. O, yıllardır kendi kendine yeten, sorunlarını kendi gücüyle çözen bir kadın olarak, Serhan'a duyduğu aşkın kendisini zayıf düşüreceğinden korkuyordu. Oysa arkadaşı coşkuyla ve inanarak, aşkın insanı güçlendirdiğini söylüyordu.

Oya, Serhan'ın 96'da olanları öğrendiği akşam yemeğinden sonra evine gitmediğini öğrendikten bir süre sonra ona sempatik bir mesaj attı. Karşılık alınca da çok mutlu oldu.  Mesajlaşma bir süre devam etti. Sonunda da Serhan'ın o akşam Oya'nın evine yemeğe gelmesi için anlaştılar. Oya sevinçten uçuyor gibiydi. Aynı gün Merve de kocasının akşama eve gelmesini istiyor, bunun için hazırlık yapıyordu.


Akşam olduğunda Oya da, Merve de Serhan'ın yemeğe gelmesini bekliyorlardı. İkisi de özenle giyinip kuşanmış, güzel masalar hazırlamışlardı. İkisinin de kapısı aynı anda çaldı ve açmaya gittiler. Umduğunu bulan Merve idi, Serhan evine gelmişti. O oturup karısı ve kızıyla yemek yerken Oya fazlasıyla beklemiş ve Serhan'ın gelmeyeceğini düşünmüştü. Hayal kırıklığı içindeydi.

Merve, yemekten sonra kızını odasına götürüp bir masal okumaya başladı. Bu sırada Serhan salonda derin derin bir şeyler düşünüyordu.



Merve kızı uyuyunca Serhan'ın yanına geldi. Aralarında bir sorun yokmuş gibi tatlı tatlı konuşmaya başladı. Belki de sahte olan kendine güvenli ve rahat hali uzun sürmeyecekti. Kocası ona hiç karşılık vermeyip öylece baktığı için ortada bir soğukluk, bir tuhaflık vardı. Serhan birdenbire ona bir avukat bulmasını söyledi. Boşanmak istiyordu.

Evinden çıktıktan sonra onun gelmesinden umudu kesmiş, giydiği şık elbiseyi çıkarıp rahat bir ev kıyafeti giymiş, hazırladığı masayı toplamayı neredeyse bitirmiş olan Oya'yı aradı. Oya telefonunu heyecanla açtı. Serhan geciktiği için özür diliyor ve gelmek istediğini söylüyordu. Oya da onu beklediğini söyledi.



Bölümün finalindeki geri dönüşte Oya'nın yıllar önce Tıp Fakültesinde okurken bir konser için İstanbul'a geldiğini öğrendik. Orada kaldığı sürece gittiği konser ve filmlerde, o sırada flört etmekte olan Merve ve Serhan'la aynı ortamlarda bulunmuştu ama hiç karşılaşmamışlardı. Merve o zamanlarda bir arkadaşından Serhan'ın zevklerini, sevdiği şeyleri öğrenmiş ve kendisi de aynı şeylerden hoşlanıyormuş gibi yaparak genci etkilemişti. Oya ise Serhan'ın zevklerini gerçekten paylaşıyordu. Başka bir şehirde eğitim görürken İstanbul'a gelmesinin sebebi buydu.

Serhan Oya'ya gelip içeri girdi ve birbirlerine sarıldılar. Ufak Tefek Cinayetler 14. bölüm böyle sona erdi.
























Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.

Gebze'de Çiftlikten Doğal Ürünler

Gebze Tavşanlı Köyü sınırındaki Ballıkayalar Tabiat Parkı’nın yakınında yer alan Ortak Çiftlik ; ilçede ve çevresinde yaşayanlara çok ...