10 Şubat 2018 Cumartesi

Ufak Tefek Cinayetler 15. Bölüm: Sarmaşık'ta Yangın Paniği!


Ufak Tefek Cinayetler dizisinin 14. bölümü Serhan'ın karısına ondan boşanmak istediğini söyleyip Oya'nın yanına gitmesiyle başlamıştı. İkisi geceyi onun evinde beraber geçirdiler. Ufak Tefek Cinayetler 15. bölüm ikisinin sabahleyin  beraber kahvaltı hazırlamalarıyla başladı.



Çok keyifliydiler - ta ki Arzu gelip kapıyı çalana kadar. 96'daki olayların konuşulduğu geceden beri onu görmemişti ve konuşmak istiyordu. Oya, kapıda Arzu'yu görünce Serhan'ın saklanmasını istedi. Bu Serhan'ı sinirlendirdi. O eşinden ayrılmaya kararlıydı ve bu ilişkiyi gizlemeyi istemiyordu. Yüksek sesle söylenirken Oya yavaş olması için yalvararak eliyle onun ağzını kapattı ve sessizlik içinde Arzu'nun gitmesini beklediler.



Arzu, evin etrafında epeyce dolaştıktan sonra gitti. Ondan sonra da Serhan da, kahvaltı etmeden, kızgın bir şekilde evden çıktı. Yolda Edip'le karşılaştı. Edip ona Oya'nın kişiliği ve davranışlarıyla ilgili mantıklı açıklamalar yaptı. Bu Serhan'ı sakinleştirdi.




Markete alışveriş yapmaya giden Arzu, orada Mehmet'i görünce çok şaşırdı. Mehmet alışveriş yapmayı sevmiyordu ve markette onun muhitinde değildi. Belli ki bunu Arzu'yu görmek için yapmıştı.

Serhan gittikten sonra evde duramayan Oya, sitenin yüzme havuzuna gitti. Orada Serhan'la karşılaştı. Serhan bunu ayarlamıştı tabii. Oya ondan havuzdan çıkmasını isteyince bunu yaptı. Ama Oya'nın o anda havuza girmesini önleyecek bir oyun yapmayı da ihmal etmedi.



Arkadaşı İnci ile buluşan Oya, onun nikah şahidi olması teklifini aldı. Önce bunu evli ve mutlu bir insanın yapması gerektiğini söyleyerek reddetti ama sonra, İnci'nin ısrarları üzerine kabul etti. O sırada Serhan da oraya geldi. İnci onu tanımıyordu ama duruşunu ve karizmasını fark etti. Oya'ya onu tanıyıp tanımadığını sordu, o tanıdığını söyleyince de seslenip masaya çağırdı. Kendini tanıştırıp oturmasını istedi.


Konuşmalarından, ikisinin arasında bir şeyler olduğunu anlamıştı. Oya'nın yalnız gelmemesi bahanesiyle, Serhan'ı da düğününe davet etti. Serhan da daveti kabul etti.



Edip, sitedeki kulüplerden birinin işletmesini almıştı ve bu işi gayet iyi yapıyordu. Herkes ondan memnundu. Fakat Serhan'ın yerine sitenin yönetim kurulu toplantısına katılan Merve diğerlerini Edip'e kulübü işletmeyi bıraktırmaya teşvik etti. Oya ile beraber 1996'daki olayları anlattıkları geceden beri ona karşı hınç duyuyordu. İntikam çalışmalarını başlatmıştı. Bu konudan haberi olmayan Edip'in işlettiği kulüpte yapılan toplantıdan sonra onunla karşı karşıya geldiğinde oradan gitmesini söyledi.



Pelin hala hastanede iken bir akşam Taylan Mehmet'i eve davet etti. Berk uyuduktan sonra ikisi sohbet etmeye başladılar. Mehmet Taylan'a Arzu'yu öptüğü günden söz etti. Onu unutamadığını, onu özlediğini ve kıskandığını anlattı. Burcu ile ilişkisini bitirmek istiyordu ama bunu nasıl yapacağını bilemiyordu.


Arzu ile Enver kendi şirketlerini açıp beraber çalışmaya başlamışlardı. Bir sabah, Arzu işe gitmek için hazırlanıyordu, çocukları da okula gideceklerdi. Nilay annesine içinde bir huzursuzluk olduğunu söyledi ve "Bugün okula gitmesek mi?" dedi. Arzu bunu kabul etmedi. Sarmaşık Mahallesi o gün çok kötü bir gün yaşayacaktı. Nilay bir şekilde o gün kötü bir şey olacağını sezmişti sanki.

Sitenin küçük öğrencileri o gün lisenin gösteri salonunda müsamere provası yapacaklardı. Mila ve Berk de bu müsamerede rol alacaklardı, bu yüzden diğer küçüklerle beraber liseye geldiler. Gösteri salonuna gittiklerinde öğretmenlerden biri bir prize fişi taktı ve o anda sigortalar attı. Bu sorun hemen halledildi tabii.

Aynı gün Arzu ve Merve de küçük aksilikler yaşadılar. Arzu, şirkette Enver'le konuşurken birden kendini kötü hissetti ve elindeki bardağı düşürdü. Merve mutfakta bir şeyler hazırlarken parmağını kesti. Sanki evren hepsine bunun kötü bir gün olacağına dair küçük sinyaller yolluyordu

Berk, tuvalete gitmek istediği için gösteri salonundan çıktı. Tuvaleti aramaya başladı, burası onun okulu değildi, yerini bilmiyordu. Mila ile birbirlerine el salladılar. O çıktıktan sonra, bir anda, elektirk tesisatından kaynaklanan bir yangın başladı.


Öğretmenler çocukları kuliste topladılar. Mila gösteri salonunda, bir masanın altında kalmıştı. Masanın iyice altına girip hiç ses çıkarmadığından onu fark etmemişlerdi. Telefonla itfaiyeye haber vermek istediler, fakat telefonları çekmiyordu.

Mila'nın yokluğu fark edilince öğretmenlerden biri gösteri salonuna, onu aramaya gitti. Sesleniyordu, fakat çocuk, herhalde şoka girdiğinden, cevap vermiyordu. Sonra öğretmen onu bulup diğerlerinin yanına götürdü.

O sırada yanık kokusu liselilerin sınıflarına da gelmeye başladı. Öğretmenler öğrencileri okuldan çıkarmaya başladılar. Nilay fırlayıp kardeşine bakmaya gitti. Sınıfına gittiği zaman sınıfın boşaltılmış olduğunu gördü.

Nilay, kardeşini ararken Berk'le karşılaştı. Onunla beraber okuldan çıkmak istedi ama alevler yollarını kesmeye başlamıştı.



İtfaiye ekibi geldi ve okulda kalan diğer öğrencileri çıkarmaya başladı. Okulda sadece Nilay, Berk ve gösteri salonundaki küçüklerle onların öğretmenleri kalmıştı.

Yangın haberi yavaş yavaş yayılmaya başladı. Taylan, Merve ve Arzu okulda yangın olduğunu öğrendiler. Arzu Mehmet'i aradığı sırada Burcu onun dükkanındaydı. Önce Arzu'yu Mehmet'le görüştürmemeyi denedi ama yangını duyunca hemen yanına gidip haber verdi.


Merve haberi alınca hemen Serhan'ı aradı, çağrıyı geri çevirmesi üzerine bir mesaj attı. Hemen yerinden fırladı. Yangını kafede iken duyan Oya da okula koştu. Okulun çevresinde trafik sıkışıklığı başlamıştı. Bahçede insanlar panik halinde çocuklarından haber almayı bekliyorlardı.



Mehmet ve Burcu okula geldiler. Mehmet okula girmek için itfaiyecilerle mücadele eden Taylan'ı ve diğer velileri sakinleştirmeye çalıştı, başarılı da oldu. İtfaiyenin okuldan çıkardığı öğrenciler arasında Ayaz da vardı. Nilay ise Berk'le beraber okuldaki küçük bir depoya kapanmış sakin olmaya ve annesinin böyle bir durumda neler yapacağını hatırlamaya çalışıyor, anılarından aklına gelen çarelerin uygulanabilir olanlarını uyguluyordu. Bir yandan da paniğe kapılmaya başlayan Berk'i yatıştırmaya çalışıyordu.



Taylan defalarca okula girmeyi istemiş, bunun için çırpınmıştı ama itfaiyeciler buna izin vermemişlerdi. Serhan da gelince aynı şeyi yapmak istedi ama okula kimseyi sokmuyorlardı.

Okulda patlamalar olmaya başlamıştı. Serhan başka bir çıkış olup olmadığını anlamak için okulun çevresinde dönerken Oya da onun peşine takıldı. O sırada öğretmenler, korku içindeki küçük öğrencileri oyalamaya çalışıyorlardı. Oya, okula girmek isteyen Serhan'a, bir çocuğu olduğu için bunu yapmaması gerektiğini, okula kendisinin gireceğini söyledi. Serhan bu fikri kabul etmedi. Oya bildiği bir çıkış olduğunu söyledi. Bu, yıllar önce bu lisede öğrenciyken arkadaşlarıyla beraber okuldan çıkmak için kullandıkları çıkıştı. Beraberce kapıyı bulup içeri girdiler. Oya yine lise yıllarını hatırladı ve bir yerde camlı bir giriş daha olduğu aklına geldi. Gösteri provası için gelmiş olan küçükler oradaydı, böylece onları bulmuş oldular. Serhan'ın bir camı kırıp arkasındaki dolabı itmesiyle onlara ulaştılar. Ve oradaki herkesi dışarı çıkardılar.



Nilay'la Berk hala içerideydiler ama itfaiyeciler okulda kimsenin kalmadığını düşünüyorlardı. Nilay, dışarıya bakan bir penceresi olan küçük depoda, pencereye doğru bağırıyor ama sesi dışarıdan duyulmuyordu. Sonra camı içeriden kırmayı başardı. İtfaiyeciler bunu hemen fark ettiler. 2 çocuk da okuldan çıkarıldı. Dumandan etkilenmişlerdi tabii ama önemli bir hasar görmemişlerdi.



Mehmet Arzu ile çocuklarını evlerine götürürken Burcu da yanındaydı. Eve gelince Burcu Mehmet'e evliyken yaşadığı o eve girmesini söyledi ve oradan tek başına gitti. Mehmet, Arzu, Nilay ve Ayaz evde duygusal dakikalar yaşadılar. Bu çok büyük bir korkuydu ve bir süre için de olsa hala beraber olan bir aile imiş gibi davranmalarına yol açmıştı. Yalnız kaldıkları zaman Mehmet Arzu'ya yangın sırasında duyduğu büyük çaresizlikten söz edip ağladı. Sonra onu ve çocuklarını çok sevdiğini söyledi.



Oya, Edip'le sohbet ederken bir çocuk doğurma ve aile kurma ihtiyacı duyduğunu söyledi.



Merve, daha önce Arzu'nun da görüştüğü avukatı arayarak kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Bu görüşmeden kimsenin haberi olmamasını istiyordu. Avukat, onun boşanma hakkında konuşacağını anlamıştı. Önce Arzu'ya gidip boşanma kararının kesinleştiğini haber verdi. O arada biraz sohbet de ettiler. Avukat Arzu'ya belki de yakında mahallede bomba bir boşanma olayının gerçekleşeceğini ve bunun onunki gibi değil, daha kanlı ve şiddetli bir şekilde olacağını da ekledi.



Merve'nin kulübün işletmeciliğini elinden almak istediğini öğrenen Edip, onun evine uğradı. Merve çok gergindi, Edip bunu fark etmişti. Biraz teselli etmeye çalıştı. Merve kısacık bir süre için ona ne kadar sıkıntılı olduğunu belli etti ama çabucak özüne döndü ve ondan gitmesini istedi.



Avukat Merve ile konuşurken ona anlattıklarından çıkardığı bazı mantıklı sonuçları açıkladı. Merve kocasının kafasının dağınık olduğunu düşünüyordu ama belki tersine kafayı toparlamış ve hayatını değiştirmeye karar vermişti. Boşanmakta bu kadar kararlı olduğuna göre de büyük ihtimalle aşık olmuştu. Merve kahkahayı bastı, Serhan'dan kesinlikle böyle bir şey beklemiyordu.


Bu konuşma Merve'nin alışık olduğu şekilde geçmedi. Avukat düşündüklerini tak tak söyleyen biriydi ve Merve'nin klasik havalarına da tahammülü yoktu.

Ufak Tefek Cinayetler 15. bölüm finalinde Merve, elinde cheese cake'iyle Oya'nın kapısında bitti. Kekini yaptığına göre çok hain planları olmalıydı.



Bu bölüm, neredeyse tamamen yangına ağırlık verdiği, bu sahneleri gereksiz bir şekilde uzattığı için izleyicilerden tepki aldı.

























4 yorum:

  1. bunu izlemeyi bıraktım. izlediğim iki amerikan dizisine benzediği için. ama mert fırat çok severims :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben yazı dizisi haline getirmeye niyetlendiğim için sonuna kadar gitmeye çalışıcam. Mert Fırat hakkında sana katılmak istiyorum, duruşu yeter. = )

      Sil
  2. Bu diziye hiç bakmıyorum. O yüzden bir yorum yapamayacağı ama yangın sahnesi varmış, Allah korusun çok korktuğum iki şeyden biridir; ötekisi deprem:(evlerden uzak olsun:( Fotoroan kadar güzel anlatmışsın bol bol resimler koyarak. Eline sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep böyle yapmadım aslında ama bir noktada bir "Yapmışken şöyle zengin bir şey yapiim bari" duygusu geldi üstüme. Teşekkür ederim.

      Sil

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.

Gebze'de Çiftlikten Doğal Ürünler

Gebze Tavşanlı Köyü sınırındaki Ballıkayalar Tabiat Parkı’nın yakınında yer alan Ortak Çiftlik ; ilçede ve çevresinde yaşayanlara çok ...