14 Şubat 2018 Çarşamba

Ufak Tefek Cinayetler 16. Bölüm: Dedektif Pelin


Ufak Tefek Cinayetler dizisinin 15. bölümünün son sahnesinde Merve elinde meşhur kekiyle Oya'nın kapısına dayanmıştı. Ufak Tefek Cinayetler 16. bölüm, Merve'nin lise anılarını hatırlamasıyla başladı.O yıllarda Edip'e bir aşk mektubu yazmış,mektubu okumasını bir köşeden seyretmiş ve  heyecanla tepkisini beklemişti. Bir öğrencisiyle ilişkiye girmeye hiç niyeti olmayan Edip mektubu yırtmış, Merve buna çok bozulmuştu. Oya ile konuşurken onun Sarmaşık'a yayılmasından rahatsız olduğunu, Edip'in oradan gitmesini istediğini ve bunu sağladığını söyledi. . Merve 15. bölümde Edip'e üzgün ve zayıf bir durumda olduğunu göstermişti. Ona kendisinin bu haline tanık olduğu için de hınç duyuyordu. Oya'ya, kurduğu düzeni bozmaya, egemenliğini sarsmaya çalışanlara fazlasıyla karşılık vereceğini ima etti, tehdit etti onu.



Merve enine gittikten sonra, Arzu ofiste çalışır ve Pelin harıl harıl alışveriş yaparken Oya bilenmiş ve harekete geçmeye hazır bir halde evinden çıktı. Edip'in işlettiği kulübe uğradı. Edip, deneme süresi bitince kulübü bırakmaya hazırdı, Merve bunu ayarlamıştı. Oya buna göz yummak niyetinde değildi.



Edip'ten Serhan'ın Sarmaşık'taki otelde kaldığını öğrenen Oya, onun yanına gitti. Serhan, kendi evinde kahvaltı hazırlarken kapıya gelen Arzu'dan saklandıkları için ona kızgındı ve bu olaydan sonra hiç aramamıştı. Her dakikasını onu düşünerek geçiren Oya, bu yüzden ona kızgındı.


Serhan bir şeyler yemek veya içmek için dışarı çıkabileceklerini söyledi ama o istemedi. Serhan evliydi, Oya onunla dışarıda görünme fikrinden hoşlanmıyordu. Bu konuda bir kere daha tartıştılar. Oya, birbirlerini anlamadıklarını söyleyerek oteli sinirli bir şekilde terk etti.



Boşanmaya kararlı olan Serhan artık evine gelmiyordu. Merve insanlara telefonda konuşurken Serhan'ın evde olduğunu düşünmelerini sağlayacak numaralar yapıyordu. Bir de planı vardı. Serhan hapisten çıktıktan sonra verdiği partiye katılan tanınmış iş kadını Tomris Hanım'ı bu sefer de evine, yemeğe davet etti. Bu yemekte Serhan da bulunacaktı tabii ama kendisinin bundan haberi yoktu. Merve nasılsa bir şekilde ayarlardı.



Oya'ya giden Pelin, kendisinin de onun gibi intihar girişiminde bulunduğunu anlattı. 2 durum çok farklıydı oysa, Pelin'in intiharı bir oyundu. Ama Pelin bu durum ikisini bir nevi eşitlemiş gibi saçma salak bir şeyler söyledi.


Oya, onun söylemek istediği bir şey olduğunu anlamıştı, açık konuşmasını istedi. Pelin ona birdenbire Serhan hakkında ne düşündüğünü söyleyince Oya afalladı ve sessiz kaldı. Onun halinden, vücut dilinden birtakım sonuçlar çıkaran Pelin anlayacağını anladığını söyleyerek giderken Oya tedirgindi.


Arzu, ofisinin önünde, rahatça park etmesi için arabasını geri almak istemeyen bir adamla tartıştı. Adamla baya inatlaştı, karşısında hiç gerilemedi. Bu ondan pek beklenmeyecek bir tavırdı. O sırada Arzu'yu ofis açtığı için tebrik etmek için elinde hediyesiyle gelen  Mehmet de olaya dahil oldu. Eski karısının bu dişli hali hoşuna gitmişti.


Beraberce ofise girdiler. Mehmet Arzu'ya bir yere gidip oturmayı teklif etti. Arzu önce kabul etmedi ama sonra daha önce de gittikleri bir çay bahçesine gittiler. Orada Mehmet Arzu'ya yine evliliğini yıktığına pişman olduğunu, durumu düzeltmek istediğini söyledi. O sırada Pelin aradı. O gece Arzu ve Oya ile dışarıya çıkmak istiyordu. Eğlenceli bir kızlar gecesi organize etmeye çalışıyordu hesapta ama asıl istediği Oya'nın ağzını aramak, özel hayatı hakkında bir şeyler öğrenmekti.



Tomris Hanım Merve'nin evine geldiğinde Serhan yoktu. Merve ona kocasının trafiğe takıldığını söyledi. Yalandı bu, Serhan kaldığı oteldeydi. Merve onu misafirinin yanında arayıp eve gelmek zorunda bıraktı.

Oya, Arzu ve Pelin içkili bir mekana gittiler. Diğer 2 kadın Oya'dan 96'da olanlar için özür dilediler. Arzu söylediklerinde samimiydi. Pelin ise "Afedersin" deyip geçti. Geçmişi geride bırakmaktan, bundan sonra anı yaşamaktan söz ettiler. Daha sonra Pelin herkesi özel hayatlarını ortaya dökmeye teşvik etti. Bütün derdi Oya'ya bir şeyler söyletmekti aslında. Arzu Mehmet'in geri dönmek istediğini anlattı.


Aynı gece Mehmet ile Burcu da dışarıdaydılar. Mehmet Burcu'ya ondan ayrılmak istediğini söylemek niyetindeydi. Fakat Burcu onun girişimini "Sana gençliğimi verdim, aşkımız çok büyük, ben sensiz n'aparım, sen olmasan ölürüm" gibi sözleri art arda dizerek öyle bir püskürttü ki sonra buna devam edemedi. Arzu haklıydı, Burcu'dan kurtulmak kolay olmayacaktı. Pelin bu konuyu da Serhan'a bağlamayı başardı. Oya'yı, bu konuda konuşması için durmadan taciz ediyordu.



Tomris Hanım, Merve ve Serhan yemekteyken Merve, Tomris Hanım'ın Serhan'ın zekası ve işindeki başarısıyla ilgili sözlerini mutlu evliliklerine bağlamaya çalıştı. Evlilikleri biterse Serhan'ın işinin de bozulacağını ima etti. Misafirine kendisinin söylediklerini onaylatmaya çalışıyordu bir yandan. Serhan giderek sinirleniyordu. Bir bahaneyle mutfağa gitti. Arkasından gelen Merve'ye ilişkilerinin onun söylediği gibi bir dalgalanma geçirmediğini, boşanacaklarını ve onun da bunu ciddiye alması, kabul etmesi gerektiğini söyledi.


Masaya dönünce Tomris Hanım'a boşanacaklarını söyleyeceğini de ekledi. Merve'nin buna izin vermeye hiç niyeti yoktu. Serhan'ın boşanma konusunu açmaması için gösterdiği gayret misafirlerini de rahatsız etmeye başlamıştı. Kadın ortada bir gariplik olduğunu fark etmişti. Dayanamayıp Merve'ye kocasını konuşmasını bırakmasını söyledi. Önce buna boyun eğmiş gibi görünen Merve, ne yaptı etti, Serhan konuyu açamadan Tomris Hanım'ın masadan kalkmasını sağladı. Onun ardından Serhan da, karısına hiçbir şey söylemeden çekip gitti.



Oya, Pelin ve Arzu epeyce içmiş, sarhoş olmaya başlamışlardı. Birbirlerine komik hatıralarını anlatıyor, taklitler yapıyor, sürekli gülüyorlardı. Pelin durmadan Oya'yı sıkıştırmaya çalışıyor, aşk hayatından söz etmesi için ısrar ederek kadını bunaltıyordu. Pelin Oya'nın üstüne giderken Arzu çok yakınlarındaki bir masaya dikkat etmeye başlamıştı. İçkinin verdiği cesaretle Oya ile Arzu masaya gidip adama sataştılar. Dalga geçiyor, yanındaki kıza öğütler veriyor, gülüyorlardı. Pelin onları durdurmak istedi ama yapamadı ve sonra o da eğlenceye katılmaya başladı. Adam fena halde sinirlenmişti tabii ama 3 arkadaş durmuyorlardı. Arzu'nun bir bardak içkiyi adamın suratına fırlatması bardağı taşırdı. Sonunda mekanda çalışanlar olaya müdahale ettiler. Mekandan çıkartılan 3 kadın sahile inip denize bakan bir bankta içip sohbet etmeye devam ettiler. Pelin yine Oya'ya imalı sözler etti. Sonra da Merve'ye gidelim diye tutturdu, ona yaptıklarının hesabını soracaktı.



Gerçekten de gittiler. Ayakta zor duruyorlardı. Merve onları içeri aldı. Pelin neden evliliğine kastettiği sordu ona, Arzu da kurmaya çalıştığı küçük işi neden sabote etmeye çalıştığını. Bir ara Pelin Serhan'ın nerede olduğunu sordu. Arzu kocasının yukarıda uyuduğunu söyledi. Buna inanmayan Pelin, Serhan'ı görmek için, yüksek sesle söylene söylene üst kata çıktı. Serhan'ın evde olduğundan kuşkuluydu. Niyeti çiftin yatak odasına bakmaktı. Neredeyse bakacaktı da. Fakat Oya gelip onu aşağıya indirdi.

3 kadın bu sefer kulübe, Edip'in yanına gittiler. Edip onlara kahve hazırlarken bir kanepeye yığılıp uyuklamaya başladılar.



Edip birinin telefonunu alıp Mehmet'i ve Taylan'ı aradı.

Mehmet Arzu'yu evine götürdü, yüzünü yıkamasına, yatmasına yardım etti. Arzu, sarhoş olmasına rağmen, onun kendine fazla yaklaşmasına, dokunmasına engel olmaya çalışıyordu. Mehmet halinden şikayetçi değildi. Arzu'nun sevimli sarhoşluğu onu eğlendiriyordu. Onun yanında olmaktan memnundu.



Pelin Taylan'a o gece asıl Oya'yı konuşturmak için dışarı çıktığını, bomba gibi patlayacak bir olayın peşinde olduğunu söyledi. Taylan onun ağzından laf almaya başladı ama Pelin sarhoş olduğu halde Oya ile Serhan hakkındaki kuşkularından aşıkça söz etmedi.

Edip de Oya'yı evine götürüp yatırdı. Oya'nın Serhan'ı aramasına engel oldu. Bu haldeyken sonradan pişman olacağı sözler edebileceğini söyledi. O odadan çıkınca Oya Serhan'ı arayıp biraz konuştu.



Merve'nin arkadaşı Ayşe, Serhan'ı kaldığı otelden çıkarken gördü. Hemen haberi etrafa uçurmaya başladı. Böylece Pelin de Serhan'ın evinde kalmadığını kesin bir şekilde öğrendi. Öğrendiği gibi de harekete geçti. O sıralarda Merve de sitede yaşayan Gizemle karşılaştı. Aralarından gergin bir konuşma geçti. Gizem ona Serhan'ın otelden çıkarken görüldüğünden söz edince hiç renk vermedi, olayı kocasıyla yaptıkları bir otel kaçamağı imiş gibi göstermeye çalıştı. Kadını da, onun özel hayatındaki bazı sorunlardan söz ederek bozdu. Göründüğü halde değildi tabii, sinirden içi içini yiyordu. Hemen bir plan yapıp uygulamaya başladı.

Pelin, Serhan'ın kaldığı otelin kayıtlarına bakıp orada kalıp kalmadığını kesin olarak anlamak istiyordu. Resepsiyon görevlisini bunun için ikna etmeye çalıştı, Çok dil döktü, bir şeyler vaat etti ama başaramadı.

Merve, planı gereği manikürcü olan randevusunu iptal etti ve randevu alamamış olan Ayşe'ye pasladı.



Çevresindeki insanların neler yapabileceğini kestirebiliyordu. Evinde, kocasıyla beraber romantik bir 14 Şubat geçireceklerini düşündürecek süslemeler yaptı, kendisi için çiçek sipariş etti. Ayşe, tam da beklediği gibi ona geldiğinde, gayet sorunsuz ve rahat görünen bir kadın buldu karşısında. Az sonra gelen çiçekleri güya Serhan göndermişti, bir de karısını otelde beklediğini belirten bir not yazmıştı. Ayşe kuşkularının doğru olmadığına ikna oldu ve Merve'ye Serhan'ı otelden çıkarken görüp aralarının bozuk olduğunu düşündüğünü itiraf etti. Merve bunu zaten biliyordu.

Taylan, Mehmet'le sohbet ederken, Pelin için çok özel bir hediye aradığını söyledi. Mehmet'in ona verecek fikri yoktu. Kendisi de Sevgililer Gününde boşandığı karısına bir jest yapmak istiyordu. Taylan onun yanından çıkıp dolaşırken yapacağı sürprizi buldu: Koluna bir taç ve P harfi şeklinde bir dövme yaptırdı. Pelin çok mutlu oldu. Taylan ona baş başa romantik bir akşam yemeği önerdi ayrıca. Fakat Pelin ona bir işi olduğunu söyledi. Aklında bir plan vardı. Ve kocasına bir şey danışmak istiyordu.

Mehmet, elinde bir buket çiçekle Arzu'nun kapısına gitti. Arzu buna tepki gösterdi. O sırada çocukları okuldan geldi. Çiçeği hemen sakladı, görmelerini istemiyordu. İçeri giren Mehmet, kızıyla konuşurken onu kendisini yine onların yanına dönmesi konusunda yokladı. Nilay bu fikirden hoşlanmamıştı, babasının eve dönmesine hevesli görünmüyordu. Zor da olsa bu duruma alışmıştı ve babasına pek güvenmiyordu. Onun hayatlarına girip çıkmayı bir oyun haline getireceğini düşünüyordu.



Serhan Oya'yı arayıp görüşmeyi teklif etti. Oya ona otele geldiği zaman yaptıkları konuşmayı hatırlattı. Anlaşamıyorlardı, ilişkileri yürümüyordu. Sarhoş olduğu gece onu aradığını ve daha ılımlı konuştuğunu tamamen unutmuştu. Bunu ancak Serhan söyleyince hatırladı ve kendini mahcup hissetti.

Pelin, Taylan'a, seyrettiği bir film hakkında bir hikaye uydurarak, bir adamın bir otelde kaldığının nasıl kanıtlanabileceğini sordu. Taylan da ona bunun yolunun odaların kartlarını ele geçirip hepsine tek tek girmek olduğunu söyledi. Pelin bu fikre bayılmıştı ve denemek niyetindeydi.

Merve Aksak evinde, masada tek başına mutsuz mutsuz oturuyordu. Bunun benim için hiçbir sakıncası yoktu, kadından hiç hoşlanmıyordum, öyle biri ne kadar mutsuz olsa o kadar iyiydi. Mutsuzluktan geberse de olurdu hatta. O sırada Edip telefon etti. Merve ona çok meşgul olduğunu, kocasıyla saadet içinde birtakım 14 Şubat etkinlikleri yapacaklarını söyledi. Ama Edip onun evden ayrıldığını biliyordu. Merve ona kulüpte olup olmadığını sordu ve kalkıp yanına gitti.


Pelin otele girip bir kenara saklanmış, fark edilmeden resepsiyon bölümüne girebilmek için fırsat kolluyordu. Görevli bir şey için oradan ayrılınca hemen gidip sağı solu karıştırmaya başladı ve odaların kapılarını açan kartları buldu. Kapıları çalmaya ve boş odalara girip bakmaya başladı. Serhan'ın kaldığı odayı bulup içeri girdi. Fakat o sırada Serhan da otele gelmişti. Pelin onun sesini duyunca odadaki bir dolabın içine saklandı. Az sonra Oya da otele geldi. Serhan onu içeri aldı. Pelin  dolaptan bunların hepsini görüyordu.



Merve kulübe gittiğinde Edip'ten başka kimse yoktu. Sarmaşık nüfusunun büyük kısmı evli çiftlerden oluşuyordu ve Sevgililer Günü için hepsinin başka programları vardı. Merve yine sinir ve hınç içinde Edip'e oradan gitmesini söyledi. Hıncını çıkaracak yer arıyordu ve Edip'e fena halde takmıştı. Tartışırken bir an için birbirlerine çok yaklaştılar.

O sırada Serhan'la Oya otelde ilişkileri hakkında konuşuyorlardı. Serhan neden birlikte olamadıklarını, Oya'nın neden huysuz davrandığını sordu. Oya kararsızdı, ne yaptığını bilmiyordu, yaptıklarını kendine yakıştıramıyordu. Ufak Tefek Cinayetler 16.bölüm sonunda Oya ile Serhan öpüşmek üzereyken, Pelin onları sessizce izliyordu.










































4 yorum:

  1. bu dizi benim psikolojimi bozdu entrikalar bana göre değil :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dizileri de entrikalar götürüyor ama, ben n'apiim = ) Valla ilk defa bir dizi hakkında düzenli yazmaya giriştim, mecbur kaçırmamaya bakıyorum. Sıkıldın mı diye sorarsan evet, sıkıldım artık derim. Ama tamamlamaya çalışıcam.

      Sil
  2. Bu dizi cok sevildi sanirim 😊

    YanıtlaSil
  3. Evet, rağbet gördü ama ufaktan sıkmaya da başladı. En azından beni. Tutulan dizileri ekstra uzatıyorlar sanırım ve hemen hepsi bir yerden sonra sapıtıyor. Dakikada 2 fitne fesat, 5 ihanet, 3 trajedi vs; daraldım.

    YanıtlaSil

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.

Gebze'de Çiftlikten Doğal Ürünler

Gebze Tavşanlı Köyü sınırındaki Ballıkayalar Tabiat Parkı’nın yakınında yer alan Ortak Çiftlik ; ilçede ve çevresinde yaşayanlara çok ...