22 Mart 2018 Perşembe

Ufak Tefek Cinayetler 21. Bölüm: Yalancı Arzu, Sana Kimse İnanmaz!


Star TV'de yayınlanan Ufak Tefek Cinayetler dizisinin 20. bölümü biterken Oya, Mehmet ile Burcu'nun evleneceği mekanın buzhanesinde baygın olarak bulunmuştu. Bu olay nikahın durdurulmasına yol açmıştı tabii ki. Ufak Tefek Cinayetler 21. bölüm Oya için çağrılan ambulansın gelmesiyle başladı. İnsanlar şaşkın haldeydiler. Bazıları bunun bir cinayet girişimi olduğundan söz ediyordu. Merve, Arzu ve Pelin tedirgin ve kuşkulu bakışlarla birbirlerine bakıyorlardı. Edip ambulansa binmişti, o da Oya'nın elinde sıkı sıkı tuttuğu şeye bakıyordu. Bir bileklikti bu.


Merve'nin evinde Tunç başına vurarak yere düşürdüğü Raşel'in durumunu kontrol etti. Raşel sadece baygındı. Tam o anda Merve gelince hemen saklandı, sonra da açık bir pencereden dışarıya çıktı.

Hastanede bir hemşire Edip'e, kötü bir şey olması halinde haber verilecek aile üyeleri olup olmadığını sordu. Yok, dedi Edip, yakını benim.

Taylan, Pelin ve Merve olay hakkında düşünüyorlardı. Oya'yı biri buzluğa kilitlemişti mutlaka. Arzu bunu Merve veya Pelin'in yapmış olabileceğini düşünüyordu. Pelin Merve'den, Merve Arzu'dan kuşkulanıyordu.

Merve Oya'yı ziyarete gitmeye karar verdi. O sırada Pelin de aynı kararı vermişti. Kendisine katılmak isteyen Taylan'a evde Berk'le kalmasını söyledi. Arzu da aynı amaçla evden çıkmak üzereydi.

Merve, baygın halde yerde yatan Raşel'i henüz görmemişti.

Serhan ofisinde, sıkıntı içinde dolanıyordu. Fazla duramadı, o da hastaneye gitmek üzere yola çıktı.



Oya yavaş yavaş ayılırken Edip yanındaydı. Ona birinin kendisini buzluğa ittiğini ve kilitlediğini söyledi. Karanlıkta, onu iteni görememişti. Bunu Sarmaşık'taki kadınlardan biri yapmış olabilir miydi acaba? Aralarındaki düşmanlık o dereceye gelmiş miydi?

O sırada Burcu, gelinliğinin üstüne bir mont geçirmiş vaziyette hastaneye geldi.

Edip kantinden bir şeyler almaya gidecekti. Oya ondan çabuk dönmesini istedi.



Pelin hastaneye vardığında Merve'nin kendisinden önce gelmiş olduğunu gördü. Merve ona Oya'nın hayati bir tehlikesi olmadığını söyledi. Olayın kaza olduğu söyleniyordu ama Merve öyle olduğunu sanmıyordu.

O anda Arzu da yanlarında belirdi. Merve onu gördüğüne çok şaşırmıştı. 2 kadın Arzu'ya kuşkuyla baktılar.

Burcu Oya'nın odasına girdi. Oya uyuyordu. Ona doğru eğildi, serumuyla oynadı, kanepedeki yastığa doru baktı. Düşmanca bakıyordu, nasıl bir zarar verebileceğini düşünüyor gibiydi.

Pelin, Merve ve Arzu Oya'nın odasına doğru yürüdüler. O arada Burcu'dan, kızın düğününün mahvolduğundan da söz ettiler. Merve, birileri izin vermedi ki kızcağız evlenebilsin diyerek Arzu'yu taşladı.

Burcu Oya'ya bakarken bir yandan da düğünde olanları düşünüyordu. Oya'yı o itmişti. Bilekliğinin onda olabileceğini hatırladı. Odayı aradı ama bulamadı. Bulamazdı da, bileklik Edip'de idi.

Odanın kapısını açtığında 3 kadının gelmekte olduğunu gördü. Odadan bir yemek arabasının arkasına saklanarak, onlara görünmeden çıktı. Telaşla yürürken de birine çarptı.


Oya, odasına gelen 3 kadına bakarken onların düşmanca sözlerini, tehditlerini düşündü. Hepsinden kuşkulanıyordu. Merve olayın nasıl gerçekleştiğini sorunca dolaşırken buzluğun oralara geldiğini, birinin onu görmeden kapıyı kapattığını, bir kaza olduğunu söyledi.


Komiser sorgu odasında sinirlenmişti, bu olayı neden şimdi öğrendiklerini düşünüyordu. Oya neden şikayette bulunmamıştı? Müzisyen Burak ona Oya'nın korktuğu için olayı polise bildirmediğini söyledi.



Serhan hastaneye geldi. Oya o sırada odasında, lise yıllarında gölde yaşadıkları olayı düşünüyordu. 3 kadına düğün salonunda olanları unutmak istediğini söyledi. Hayır, polise şikayet etmeyecekti. Kimin ihmali olduğu nasılsa bir gün anlaşılırdı.

Pelin ve Arzu ziyareti sonlandırmaya karar verdiklerinde Merve biraz daha kalmayı düşündü. Ama Oya ona gitmesinin iyi olacağını söyledi, dinlenmek istiyordu.


3 kadın odadan çıktıklarında Pelin, birine Oya'nın odasını sormakta olan Serhan'ı gördü. Merve'nin onu görmemesi için bir bahaneyle asansörle değil, merdivenlerden inmelerini sağladı. Serhan'a da bir mesaj attı.

Edip odaya geldiğinde Oya ona bu kadınlardan birinin onu buzhaneye kilitlediğini, şimdi de hiçbir şey olmamış gibi ziyaretine geldiğini söyledi. Edip orada kalmak niyetindeydi ama onu evine gidip dinlenmeye ikna etti.


Arzu, Pelin ve Merve otoparkta birbirlerinden ayrıldılar. Pelin diğerlerinin çıkmasını bekledi. Yalnız kaldığı zaman da Serhan yanına geldi. Pelin ona Merve'nin tehlikeli olduğunu, Oya ile ikisini öğrenmemesi gerektiğini söyledi. Olay kaza değildi, Pelin korkuyordu, Oya'yı Merve'nin kapattığını düşünüyordu.


Burcu düşünüyordu, Oya 2 dakika daha buzhanede kalsa şimdi evlenmiş olacaktı. Mehmet yanına geldiğinde düğünlerinin mahvolduğundan söz etti. Bu Mehmet'i sinirlendirdi, Oya buzhanede kapalı kalmıştı, daha kötü bir şey olabilirdi, düğünün lafı mı olurdu? Burcu ona hak veriyormuş gibi yapmak zorunda kaldı. Oya'yı ittiği anları düşündü. Çok sıkıntılıydı.



Burcu düğün mekanına gitti. Ağlayarak etrafa bakmaya başladı, o kadar heveslendiği düğün töreni rezil olmuştu. Görevlilerden birine bilekliğini düşürdüğünü söyleyince gelin odasında arayacakları cevabını aldı, oysa bilekliğin orada olmadığını biliyordu. Gidip buzhanenin etrafında aramaya başladı. Bir ses duyup korktu. Karşısına çıkan kişi, Oya'yı mutfak tarafına gönderebilmek için kullandığı garsondu.



Merve evindeydi. Raşel'i fark etmişti. Artık ayılmakta olan Raşel ona eve birinin girdiğini ve kendisine vurduğunu söyledi.

Oya hastanedeki odasında yalnızdı. Ayağa kalkacak oldu, herhalde tuvalete gidecekti. Ayakta duramadı, yere yığıldı. O anda Merve'nin onun ne kadar yalnız bir insan olduğu hakkındaki sözlerini hatırladı. Ağlamaya başladı. O anda Serhan geldi. Oya'yı kaldırıp yatağına götürdü. Konuşmaya başladılar. Oya aptalca davrandığını söyleyerek özür diledi. Serhan'a göre şimdi bunları konuşmanın sırası değildi ama o konuşmak istiyordu, hiç konuşmamışlardı ki. Oya hep duygularından korkmuştu. Hayır, dedi Serhan, senin suçun yok, ben de senin çok üstüne vardım.


Oya'nın başına gelen olay hakkında da konuştular. Oya, bir kadının kendisini itip buzhaneye kilitlediğinden emin olduğunu söyledi. Garson acil bir durum olduğunu söyleyince doğal olarak oraya gitmişti. Sence bunu yapan Merve olabilir mi, diye sordu Serhan. Oya, olabilir dedi, Pelin de olabilirdi, Arzu veya Burcu da. Polise bunun bir kaza olduğunu söylemişti ama değildi. Her şey çok karışıktı. Çok şey yaşanmıştı. Evet, bu kadınlar kavgadan besleniyorlardı ama içlerinden birinin bu kadar ileri gitmesi mümkün müydü? Serhan ona yardımcı olacağını, her şeyi birlikte çözeceklerini söyledi.



Raşel iyiydi. Merve ona kimseyi görüp görmediğini sordu; görmemişti. Merve bu olayı Serhan'a anlatmak niyetinde değildi, en azından şimdilik. Yakın zamanda eve biri girmişti zaten, bu Merve idi ama kocası öyle bilmiyordu, bu olanları da öğrenirse "Yine mi?" diyecekti.

Pelin, evinde, yere düşüp parçalanmış olan fotoğraf üzerinde düşünüyordu. Taylan'a onu düşürüp düşürmediğini sordu, hayır cevabını aldı. Oya'yı buzhaneye kapatanın Merve olduğuna inandığını kocasına da söyledi.

Serhan düğün salonunda, görevlilerle beraber, kamera kayıtlarına bakıyordu. Oya bir süre için görünüyordu, ama olay anına ait görüntüler yoktu.


Oradan evine gidip Merve'ye seslendi. Ters bir şekilde konuşmaya başladılar. Serhan'ın kendisini sorguya çekmek niyetinde olduğunu gören Merve ona Raşel'in başına gelenleri anlattı. Düşündüğü gibi, Serhan kısa aralıklarla üst üste gelen 2 olaydan dolayı şaşırdı. Olanları polise bildirmekten söz ettiği zaman Merve ona kendisinin polisi aradığını söyledi. Serhan evdeki güvenlik kamerası meselesine el atmaya karar verdi.


Serhan, Oya'nın yaşadığı olayın peşini bırakmaya niyetli değildi. Merve ile Oya hakkında konuştu, karısının ona neden kızgın olduğunu anlamaya çalıştı. Konuşurken 96'daki okul pikniği olayından da söz ettiler. Oya'yı hiç sevmediğini, ona karşı hınç duyduğunu ve Sarmaşık'da yaşamasını istemediğini açık eden Merve sonunda sinirlenip bağırmaya başladı. Herkes Oya, Oya deyip duruyordu; Oya keşke buzhanede ölseydi! Çok sinirli görünüyordu. Serhan o anda Merve'nin tehlikeli olabileceğini anladı. Oya'nın kendisiyle ilişkisini asla bilmemeliydi, bilirse ona ciddi bir zarar verebilirdi.


Merve Serhan'ın sorusu üzerine Oya'ya zarar vermeye çalışan kişinin Arzu olduğunu düşündüğünü söyledi. Arzu, hem Oya'nın Burcu'nun doktorluğunu üstlenmesine kızmıştı, hem de düğünü bir şekilde sabote etmek istemişti. Serhan Arzu ile bu konuda konuşacağını söyleyince itiraz etti, biriyle konuşacaksa Mehmet'le konuşsundu, bir çocukları vardı, Arzu tehlikeli olabilirdi.



Mehmet dükkanındaydı, dalgın dalgın düğündeki olayları düşünüyordu. O sırada Serhan gelip konuşmaları gerektiğini söyledi. Hemen yakındaki bir mekana gidip oturdular. Serhan konuyu açınca Mehmet Arzu'nun böyle bir şey yapmayacağını söyledi. Serhan'a göre de Arzu bunu yapacak biri değildi ama zor günler geçiriyordu, belki çileden çıkmıştı? Mehmet, Arzu'dan evlenmesine engel olmak için bir şeyler yapmasını istediğini Serhan'a da söyledi.


O sırada Burcu birden yanlarında belirdi. Dükkana uğramış ve orada olduklarını öğrenmişti. Konuşmaya o da katıldı. Oya'nın buzhanenin oralarda dolaşmakla aptallık ettiğini söyledi. Olay bir kaza idi, öyle söyleniyordu. Mehmet, Serhan öyle düşünmüyor, dedi. Serhan Burcu'ya fikrini sorunca kız birbiri ardına yalanlar söylemeye başladı: Ortalık karışmasın diye susuyordu ama Arzu'nun aşağıya indiğini ve görevlilerden birine sigorta kutusunun nerede olduğunu, şalterlerin nasıl kapandığını sorduğunu görmüştü. Anlattıkları tamamen yalandı, bunlar hep kendisinin yaptığı şeylerdi. Arzu'ya hiçbir şey söylememişti, çünkü onun deli deli bakışlarından ürkmüştü. Mehmet, yani her şeyi Arzu yaptı, sen de gördün, öyle mi, diye sorunca onu sessizce onayladı.


Arzu evindeydi. Lise yıllarını, Merve'nin o zamanlardaki bazı tavırlarını düşünüyordu. Kapı çaldı, gelen Mehmet idi. Onu içeri aldı ve kahve teklif etti ama kahveyi bir türlü yapamadı, çok gergindi. Oturup konuşmaya başladılar. Mehmet ona Oya'yı buzluğa kititleyenin kendisi olup olmadığını sorunca abartılı bir cevapla dalga geçti. Mehmet'in bunu ciddiye alma eğiliminde olduğunun farkında değildi.


Mehmet Arzu'ya Burcu ile düğün salonunun alt katında karşılaştıklarını söyledi. Arzu bunu hatırlamıyordu tabii, böyle bir karşılaşma olmamıştı. Mehmet'in kendisinin suçlu olduğunu düşündüğüne hiç ihtimal vermediği için durumun böyle olduğunu biraz geç anladı. Anlayınca da çok sinirlendi.




Arzu bunu Burcu ile konuşması gerektiğini düşünüyordu. Yalnız kalınca hemen kızı aradı. Burcu ona kendisiyle görüşemeyeceğini, çünkü onun tehlikeli bir kadın olduğunu söyledi. Ardından telefonu kapattı. Fakat Arzu, telefonundaki bir uygulama sayesinde onun nerede olduğunu anlamıştı.



Burcu caddede yürüyordu. Bebek arabasıyla geçen bir kadını görünce bebek işini de bir şekilde halletmesi gerektiğini düşündü. O sırada Arzu yola çıkmış, onun bulunduğu yere gelmişti. Burcu'ya düğün salonunun alt katında karşılaşmalarıyla ilgili yalanının hesabını sordu. Onun saldırganın yaptıklarını anlatma şeklinden, Oya'yı buzluğa kilitleyenin Burcu olduğunu anladı. Arzu Burcu'ya saydırırken, Burcu, yüzünde garip bir ifadeyle, kendini hemen arkasındaki merdivenlerden aşağıya doğru bıraktı. Arzu büyük bir şaşkınlık içinde onu tutmaya çalıştı. Fakat dışarıdan bakan biri onun Burcu'yu ittiğini düşünürdü.

Burcu yerde baygın yatıyordu. Arzu donup kalmıştı.


Merve telefonundan bu sahneleri izlerken kapısı çaldı. Gelen Pelin'di. Arzu'nun Burcu'yu merdivenlerden yuvarlayarak bebeğinin düşmesine sebep olduğundan söz ettiler. Haber yayılmaya başlamıştı. Merve Pelin'e sitenin kadınlarının ona geleceklerini söyledi. Bu konuyu aralarında konuşacaklardı. Pelin içeriye girdi.

Arzu evindeydi. Sinirden çılgın gibiydi. Ben yapmadım diye bağırarak tabakları, bardakları kırıyordu. O sırada telefonu çaldı. Merve onu konuşmak için evine çağırdı. Arzu yola çıktığında, kendisine inanacak biriyle konuşacağını düşünüyordu.


Merve'ye geldiği zaman sitedeki diğer kadınların da orada olduğunu gördü. Onların kendisine destek olacağını düşündü. Ama işler sandığı gibi yürümedi. Kamera görüntüleri ortadaydı, Arzu'nun Burcu'yu ittiğine inanıyor ve ondan korkuyorlardı. Evet, çok kötü şeyler yaşamıştı ama bu yaptığı çok fazlaydı. O arkadaşları olduğu için, polise gitmemişlerdi. Merve ona, daha da zor bir duruma düşmeden siteyi terk etmesinin iyi olacağını söyledi. Arzu'nun hiçbir şey yapmadığını, Burcu'nun kendi kendini yuvarladığını, Oya'yı kilitleyenin de o olduğunu anlatmaya çalışması fayda etmedi.



Arzu lise yıllarını hatırladı. Oya, kendisine ve Edip'e atılan iftiradan sonra arkadaşlarına, tıpkı Arzu'nun şimdi sitedeki kadınlara yalvardığı gibi yalvarmıştı. Böyle bir şey yapmadım, öğretmenimle ilişkim yok, demişti. Ama kimse ona inanmamıştı.

O sırada olanlardan haberi olmayan Mehmet'e bu olayla ilgili bir soru sorduğu da geldi aklına. Ona, insanın birine zarar verilmesini engellemesi mümkün olduğu halde engellememesinin kötü bir şey olup olmadığını sormuştu.

Arzu evine gidince çanta hazırlamaya başladı. Annesinin yanına gidecekti. Nilay gitmesini istemiyordu ama Arzu kararlıydı. Burada kalırsa site sakinlerinin çocuklarını harcayacağından korkuyordu. Nilay babasının onun suçlu olduğuna inanıp inanmadığını bilmek istiyordu. Annesi cevap vermekten kaçınmaya çalıştı ama o ısrar etti. Arzu'nun gideceğinden haberi olan Mehmet eve geldiği zaman, Nilay babasının annesinin suçlu olduğuna inandığını anlamıştı. 


Onu görünce fırlayıp üstüne yürüdü. Ağlıyor, babasına bela okuyordu. Arzu onu yatıştırmaya çalıştı. Nilay annesiyle beraber evden gitmeye karar verdi.




Merve, Arzu'yu siteden yollamayı başarmıştı. Böylece hem orada yaşayanların can güvenliğini emniyete almış, hem de herkese nasıl kudretli bir kraliçe olduğunu göstermiş olmuştu. Merve istemiş, Arzu da gitmişti.


Oya hastaneden çıkmaya hazırlanıyordu. Koridorda yaşlı bir çift gördü. Kadın ameliyat olacaktı, korkuyordu, eşi de onu teselli ediyordu. Az sonra çiftin yanına ailelerinden birileri de geldi. Bu aile tablosuna özenerek baktı, biraz mahzunlaştı. Herhalde aklına ailesi gelmişti.


Ama kapıdan çıktığında onu güzel bir sürpriz bekliyordu. Bazı hastaları, yardımcı olduğu insanlar ellerinde çiçeklerle hastaneye gelmişlerdi. Asistanı İlhan da oradaydı. Ve tabii ki Edip de gelmişti. Oya çok duygulanmıştı, ağlıyordu. Edip Serhan'ı sorduğunda, ona çıkacağını haber vermediğini söyledi. Edip ona emanetini uzattı, buzhaneden çıkarılırken elinde sıkı sıkı tuttuğu bilekliği.Oya, onun kendisine ait olmadığını söyledi. O anda buzhanenin kapısında verdiği mücadeleyi hatırladı.



Mehmet Burcu'ya, merdivenlerden yuvarlanıp bebeğini düşürdükten sonra hastaneye tek başına gittiği için söyleniyordu. Burcu seni üzmek istemedim, kendim halletmek istedim tarzında bir şeyler uydurdu. Ve zaman kaybetmeden bir çocuk yapmalarını teklif etti. Mehmet önce onun toparlanması gerektiğini söyledi.

Burcu çok keyifliydi. Arzu'dan da, bebekten de kurtulmuştu.

Merve evindeydi. Burcu'yu aradı. Onunla konuşurken bahçede bir gariplik olduğunu fark etti. Gidip baktığında pencerenin önündeki çiçeklerin ezilmiş olduğunu gördü.

Pelin de evine girdiğinde sehpanın üstünde bir şiir kitabı gördü. Bunun Tunç'un yazdığı şiir kitabı olduğunu hatırladı. Ona tutkun olan öğretmen, kitabından bir tane vermiş ama Pelin onu okuldaki sallanan bir masayı dengelemek için kullanmıştı. Bu kitabı bulmak Pelin'i korkuttu.


Oya evinde, elinde bileklikle, düşünüyordu. Kapısı çaldı. Gelen Serhan'dı. Oya'ya hastaneden çıkacağını neden kendisine haber vermediğini sordu. Oturup konuştular. Serhan Oya'yı buzhaneye kapatanın Merve olmadığını söyledi. Emin değildi ama bunu Arzu yapmış olabilirdi.


Serhan Oya'ya artık harekete geçmeleri gerektiğini söyledi. İkisi kendi yollarına bakmalı, Sarmaşık'ın zehirli ortamından çıkıp daha huzurlu bir şekilde yaşayacakları bir yere gitmeli idiler. Ama önce düğünde olanları çözmeleri gerekiyordu. İkisi de, bunun Arzu'nun işi olduğundan pek emin değildiler.

Oya düğün mekanına gitti. Kendisini acil bir durum olduğunu söyleyerek aşağıya inmesine yol açan garsonu görmek istiyordu. Ama o garson işten çıkarılmıştı. Orada iken sitedeki kadın grubundan Ayşe ona seslendi. Oya onunla konuşurken kendisi hastanedeyken olanları, kendisini kilitleyenin Arzu olduğunu, ayrıca onun Burcu'yu da merdivenlerden itip düşük yapmasına sebep olduğunu ve Sarmaşık'tan sürüldüğünü öğrendi.

Oya ile Serhan gerçekleri öğrenmeye kararlıydılar. İkisi de ayrı ayrı bunun için gayret gösteriyorlardı. Serhan işten çıkarılan garsonu buldu. Ondan, Oya'yı aşağıya çağırtan kişinin Burcu olduğunu öğrendi.



Pelin Merve'yi arayıp evinde Tunç'un şiir kitabını bulduğundan söz etti. Onu bahçede görür gibi olmuştu ayrıca. Merve onunla konuşurken Raşel'in başına gelenleri hatırladı. O da tedirgin olmuştu. Pelin'e gitmek üzere evinden çıktı.

Tunç Sigar Kulüp'de içiyor ve Edip'le sohbet ediyordu. Onun bir zamanlar edebiyat öğretmeni olduğunu öğrenince kitabından söz etti. Kritik etmesi için ona bir tane vermek istediğini söyledi. Ama başına gelen kötü şeylerden sonra artık aşk şiirleri yazmıyordu. Konuşurken Taylan'ın kulübe girmek üzere olduğunu fark edince hesabı ödeyip hemen çıktı. Edip onu garip bulmuştu. Taylan'a gösterdi ve tanıyıp tanımadığını sordu. Ama Taylan Tunç'un yüzünü görmemiş, arkadan da tanımamıştı.

Oya Mehmet'i arayıp Burcu ile beraber ona, akşam yemeğine gelmelerini istedi. Birbirlerine karşılıklı geçmiş olsun demiş olurlardı böylece. Daha sonra Burcu'yu da aradı. Barışmak için yemeğe onu da çağırdı. Burcu gelmeye eğilimli görünce peki, dedi, ben de Mehmet Bey'i tek başına ağırlarım. Bu Burcu'nun işine gelmezdi, Oya Mehmet'e bir şeyler anlatabilirdi.

Mehmet eve gelince Burcu'ya yemek davetinden söz etti. Burcu gitmemek için bahaneler bulmaya çalıştı ama Mehmet en azından bir geçmiş olsun demek için gitmeye kararlıydı. Burcu da ona katılmak zorunda kaldı.

Serhan, annesinde kalan Arzu'nun yanına gitti ve ona beraberce Oya'ya gitmelerini teklif etti. Arzu bunu istemedi, nasılsa Oya da ona inanmayacaktı. Ama Serhan olanlardan kimin sorumlu olduğunu bildiğini söyleyerek onu ikna etti.

Pelin'in evinde, Merve ile Pelin Tunç'tan söz ediyorlardı. Merve okulun müdürünü aradı. Az sonra müdürden, Tunç'un sürüldüğü yerdeki görevinden ayrıldığını belirten bir mesaj geldi.

Oya evinde, yemek daveti için masayı hazırlıyordu. Burcu ile Mehmet geldiler. Mehmet Oya'nın girişe koyduğu bilekliği gördü ve tanıdı. Bu Burcu'nun bilekliği idi, veya onun tıpkısı. Burcu onun kendisinin olmadığını söyledi.

Oya'nın kapısı bir daha çaldı. Oya, karşısında Arzu ile Serhan'ı görünce şaşırdı. Misafirleri olduğunu, Burcu'nun içeride olduğunu söyledi. Ama ikisi yine de içeriye girdiler. Oya Arzu'ya, bilekliğini kendisinin evinde unutmuş olabilir mi diye sordu. Ama bileklik Arzu'nun değildi.


Pelin ile Merve hala beraberdiler. İkisi de Tunç meselesi için eşlerini aramak istemiyorlardı. Meseleyi erkekleri karıştırmadan kendileri çözmeye karar verdiler. Tunç o sırada hemen dışarıdaydı. Elini cama şiddetli bir şekilde vurdu ve 2 kadın onu gördüler.

O anda Oya'nın evinde Mehmet Pelin', bilekliğin, Arzu'nun olmadığına göre, onu bilekliği olması gerektiğini söylüyordu.


Pelin'le Merve korku içindeydiler. Tunç kapıyı açmalarını söyleyince oraya buraya koşup evin kapılarını kilitlediler. Tunç Pelin'i aradı ama o telefonunu açmadı. Merve'yi aradığında Merve açtı ve ne istediğini sordu. Genç adam kendisiyle oynadıklarını, mahvettikleri hayatını geri istediğini söyledi. İki kadına yaptıklarını ödetecekti.

Pelin Tunç'un bahçeden eline bir tornavida aldığını gördü.  Hemen ardından kapıdan bir ses geldi. Merve evdeki süs narlarından birini aldı, Tunç kapıdan girince ona vurmak için hazırlandı.Ama kapı açıldığında içeriye giren Taylan'dı.

Taylan Merve'yi kendi evinde görünce şaşırmış ve kızmıştı, karısıyla onun görüşmediklerini sanıyordu.



Öğrencilik yıllarından beri özellikle yalan söyleme konusunda mükemmel bir ikili olan Merve ile Pelin, ayak üstü bir şeyler uydurarak onu yatıştırdılar.


O sıralarda Tunç 2 kadına birer mesaj attı. Bu iş burada bitmeyecekti.


Merve evine gitmek için Pelin'den çıktığında tedirgindi. Arkasında bir ses duyunca korktu, ama karşısına sitenin güvenlik görevlilerinden biri çıktı. Ondan kendisine eve kadar eşlik etmesini istedi.


Oya'nın evinde Serhan Burcu'yu gerçeği anlatması için sıkıştırıyor, Burcu ise konuyu dağıtmaya çalışıyordu. Masada su olmadığını söyledi ve Oya getirmek için mutfağa gidince de arkasından gitti. Oya'ya anlaşmayı teklif etti. Oya ona, beni iten sendin değil mi, dedi. O sırada Arzu gitmeye hazırlanıyordu, rahatsız olmuştu. Serhan onu ve Mehmet'i yatıştırmaya çalıştı, birazdan her şey açığa çıkacaktı.

Oya ile Burcu mutfaktayken su bardağı yere düşünce Serhan da mutfağa geldi. Burcu çıktı, Oya korku içindeydi, artık kendisini itenin o olduğundan hiç kuşkusu yoktu. Serhan, artık bu meseleyi çözelim, dedi ve beraberce içeriye gittiler.


Burcu Mehmet'e eve gitmeyi teklif etti. O sırada Oya da ona, bilmesi gereken bir durum olduğunu söyledi. Aslında bunu herkes bilmeli idi. Arzu boşuna suçlanmış, herkes büyük bir yalana inanmıştı. Kendisini iteni görmemişti ama o Arzu değildi. Arzu Burcu'yu da itmemişti ayrıca. Ve Burcu düşük yapmamıştı çünkü ortada düşecek bir bebek yoktu. Hiç olmamıştı. Düğüne bunu söylemek için gelmişti ama Burcu onu buzhaneye kilitlemişti.

Burcu bağırmaya başladı, Oya yalan söylüyordu, bu kadınlar delirmişlerdi. Oya'nın çocuğu olmuyordu, hem Arzu'nun da arkadaşıydı, bu yüzden Burcu'yu sevmiyordu.

Mehmet, bebeğin bir yalan olduğunu öğrenince çok kötü oldu. Arzu Oya'ya bunu neden söylemediğini sordu.


Serhan düğün mekanından kovulan garsonu bulup konuştuğunu ve Oya'yı bir bahaneyle aşağıya indirenin Burcu olduğunu öğrendiğini söyledi.

Burcu hala her şeyi inkar etmeye çalışıyordu.

Mehmet gitmek istediğini söyledi, iyi değildi. Bu arada Burcu'ya merdivenlerden düştükten sonra hastaneye neden tek başına gittiğini, bütün günü neden orada yalnız geçirdiğini bir daha sordu. Burcu ilgiye bayılan bir kadındı, böyle bir ilgi toplama fırsatını nasıl kaçırmıştı? Hem düşük raporu neredeydi?

Burcu düşük raporunu getireceğini söyledi. Mehmet'e kendisini suçladığı için pişman olacağını söyleyerek Oya'nın evinden çıkıp gitti.



Merve'nin kapısı çaldı. Boşanma protokolü bu kez kurye ile gelmişti. Üstünde Serhan'ın artık bunu imzalaması gerektiği, çöpe atmanın faydası olmadığı yolunda bir notu vardı.

Merve Mila'yı okula götürmek için evden çıktığında Burcu dışarıda onu bekliyordu. Merve onu da arabasına aldı.

Okula gittiklerinde Burcu ona Serhan dahil herkesin kendisini suçladığını anlattı. Merve bunu duyunca onun gerçekten suçlu olduğunu düşündü, kocası birini iyice emin olmadan suçlayacak insan değildi. Neden Arzu'ya iftira attığını sordu. Hamile de değildi, de mi? Burcu ondan yardım istiyorsa açık konuşmalıydı.

Burcu ona hamile olmadığını itiraf etti. Sahte bir düşük raporu ayarlamak zorundaydı, Merve'nin yardımına çok ihtiyacı vardı.

İkisi arabaya doğru yürürlerken Pelin Merve'ye seslendi. Tunç'tan söz etti ve korktuğunu söyledi. O sırada bahçede olduğunu fark ettiler. Öğrencilerle sohbet ediyor, özlem gideriyordu.


Merve arabaya oturmuş olan Burcu'ya göz attı. Aklına bir fikir gelmişti. Tunç'a doğru yürüyüp ne istediğini sordu. Onunla konuşmaya başladı. Olayların sandığı gibi olmadığını söyledi, onu buradan can güvenliği için yollamışlardı. O zamanlar Tunç'u uzaktan izleyen, ona aşık olan bir kız vardı, onun saplantılı aşkı Pelin ve Tunç için tehlike yaratıyordu. Kız şu anda buradaydı, Tunç ve Pelin de buradaydı, o yüzden tehlikede idiler.

Merve uydurduğu hikayenin kadın kahramanı olarak Burcu'yu gösterdi. Tunç onunla yüz yüze konuşmalıydı, onu okuldan uzaklaştırmalarının sebebi oydu. Merve ikisinin görüşmesi için bir ortam ayarlayacaktı.

Merve konuşmaya başladığı zaman artık eskisinden farklı biri olduğunu, onun yalanlarına inanmayacağını söyleyen Tunç, bu hikayeye inanmıştı.

Merve Pelin'in yanına gidip Tunç'un kendileriyle bir daha uğraşmayacağını söyledi. Bu işin Taylan'a duyurulmadan halledilmesinin karşılığında Pelin de onun için bir şey yapmalıydı. Bu konuda ona daha sonra bilgi verecekti.

Arabaya gittiğinde, konuştuğu adamın kim olduğunu soran Burcu'ya, onun kendisi için sahte bir rapor ayarlayacak olan kişi olduğunu söyledi.

Ufak Tefek Cinayetler 21. bölüm finalinde Merve evindeydi, boşanma protokolünü imzalıyordu. Bu onun boyun eğdiğinin göstergesi değildi, onun gibi bir kadın böyle sorun çıkarmadan boşanmazdı. Şimdi Sarmaşık'ta yeni bir savaş başlıyordu.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.

Gebze'de Çiftlikten Doğal Ürünler

Gebze Tavşanlı Köyü sınırındaki Ballıkayalar Tabiat Parkı’nın yakınında yer alan Ortak Çiftlik ; ilçede ve çevresinde yaşayanlara çok ...