29 Mart 2018 Perşembe

Ufak Tefek Cinayetler 22. Bölüm: İtinayla Ölü Gömülür


Ufak Tefek Cinayetler dizisinin 21. bölümü Merve'nin sonunda boşanma protokolünü imzalamasıyla bitmişti. Bunu yaparken çok ince bir planı vardı. Ufak Tefek Cinayetler 22. bölüm başlarken Serhan'ın avukatı Yılmaz Bey'e boşanma protokolünü imzaladığını söyledi ve bunu Serhan'a iletmesini istedi. Ardından daha önce Arzu'nun da boşanma davası için başvurduğu avukat kadını aradı ve buluşup konuşmak istediğini söyledi. Ondan sonra daha önce yardımcı olduğu birini arayıp bir arkadaşının rapora ihtiyacı olduğunu söyledi. Burcu'nun ihtiyaç duyduğu sahte düşük raporunu kastediyordu.


Avukatı Serhan'ı arayıp karısının protokolü imzaladığını söyledi. Artık boşanma davası açılıyordu.

Serhan, Merve ile çıkmaya başladıkları zamanları düşündü. Bir gün Merve onu Pelin, Taylan ve Arzu ile tanıştırmış, Taylan yazın beraber tatil yapmayı önerince Serhan'la ilişkilerinin daha yeni başladığını, yaza kadar neler olacağını bilemeyeceklerini söylemişti. Serhan buna bozulmuştu.

O anda Merve de aynı günü düşünüyordu. O şekilde konuşması bir taktikti aslında. Serhan'la Taylan masadan kalkınca kız arkadaşlarına bir gün Serhan'la evlenmeye, onun karısı olmaya kararlı olduğunu söylemişti.


Avukat Merve'nin evine geldi, konuşmaya başladılar. Ona göre Merve'nin 2 seçeneği vardı: Ya eşinden boşanıp kraliçeliğini tek başına yürütecek, ya da Serhan'ı geri kazanıp onunla beraber daha az konforlu bir hayat sürecekti. Merve'nin niyeti ise hem hayat standartlarını hiç düşürmemek, hem de Serhan'la evli kalmaya devam etmekti. Avukat ona net davranması gerektiğini söyledi. Birtakım numaralar çevirmiyordu, değil mi? O numaralar sonra kendisine dönerdi. Merve ona öyle bir şey olmadığını söyledi.

Arzu ve Nihal Arzu'nun annesinin evinde idiler. Nihal artık Sarmaşık'a dönmelerini istiyordu ama Arzu biraz daha kalmak niyetindeydi. Annesinin bu konuda pasif davrandığını düşünüyordu.


Merve boşanma davası için gün alındığını öğrenmişti. Yardımcısı Raşel'le konuştu, ondan kendisinin şahidi olmasını istedi. Raşel evlerinde ne kadar mutlu ve huzurlu bir hayat olduğunu söylemeliydi. Yardımcısı önce biraz tereddüt etti ama sonra kabul etti.

Az sonra, Merve kızı ile oynarken Burcu geldi. Kızını odasına yollayınca Burcu'ya ertesi gün raporu verecek olan adamla sitenin kafeteryasında buluşması gerektiğini söyledi. Ona Tunç'un şiir kitabını da verdi. Burcu bu kitaptan şiirler ezberlemeli ve adama yıllardı kendisini takip ettiğini, hayranı olduğunu söylemeliydi. Adam raporu anca bu durumda verecekti.



Oya hayatta olduğu için mutluydu. Serhan'ı, onun ikisinin bu zehirli ortamdan uzaklaşıp başka bir yerde daha huzurlu bir hayata başlamaları hakkındaki sözlerini düşündü. Bir kağıda "Satılık" diye yazıp pencereye astı. Evini satacak ve Serhan'la beraber burayı terk edecekti, öyle düşünüyordu.

Taylan, sıkkın görünen Pelin'e olan bitenlerin ikisini de yorduğunu, küçük bir tatili hak ettiklerini söyledi. Bu fikir Pelin'in de aklına yatmıştı.


Taylan'ın telefonu çaldı. Arayan Mehmet'ti. İyi olmadığını, yaşadıklarından sonra allak bullak olduğunu söyledi. O sırada Serhan da aradı. Taylan telefonuyla üçlü bir konferans ayarlamaya çalıştı ama beceremedi. Sonra bunu Serhan halletti. Üçü konuşmaya başladılar. Mehmet çok dertliydi. Hayatında biri manyak olan 2 kadın vardı ama hangisinin manyak olduğunu bilmiyordu. Serhan ona Arzu'nun suçlu olduğunu sanmadığını söyledi. Bu konularda konuşurlarken Taylan üçünün tekneyle denize açılmalarını, orada dertleşmeyi önerdi. Serhan bu fikri beğenmişti. Mehmet önce tereddüt etti ama sonra o da kabul etti.



Oğlu Berk'i almak için okula gelen Pelin, onu göremeyince telaşlandı. Berk'in son dersten erken çıktığını öğrenince telaşı daha da arttı. Taylan da gelip onu almamıştı. Etrafta oğluna seslenerek dolaşırken Berk ile Tunç'u bir bankta otururken gördü. Hemen oğlunu alıp gitmek istedi ama ikisi de oturmasını söyleyince oturmak zorunda kaldı.


Berk için durum gayet normaldi, eski öğretmeniyle beraberdi çocuk, Pelin'in ona korkusunu açık edecek hali yoktu. O arada Tunç yanlış anlaşılmalardan falan söz ediyordu. Merve'nin söyledikleri yüzünden, okuldan sürülmesine yol açan olayların Merve ve Pelin yüzünden olmadığına inanmıştı. Pelin onun yanında durmaya ve anlam veremediği sözlerini dinlemeye daha fazla dayanamayarak eve gitmek için kalktı. Berk, öğretmeninin de gelmesini istedi. Pelin itiraz etti ama Tunç gelmeye gönüllüydü, kendisini Pelin'e ve Taylan'a anlatması gerektiğini düşünüyordu.

Pelin sıkıntı içinde yürürken Serhan, Mehmet ve Taylan Pelin'in babasının teknesine gidiyorlardı.

O sırada Berk ve Tunç ile evine doğru gitmekte olan Pelin, yolda sitedeki arkadaşlarından Ayşe'ye rastlayınca kendini kahve içmeye davet ettirerek onun peşine takıldı. Böylece şimdilik Tunç'tan kurtulabilmişti.



Mehmet teknede efkarlı bir şekilde içkileri birbiri ardına yuvarlıyordu. O sırada Merve Serhan'ı arayıp ertesi akşam evde konuşmayı teklif etti, Serhan da uğrayacağını söyledi.

Ayşe Pelin'in sinirli olduğunu fark etmişti ama Pelin ona iyi olduğunu söyledi. Tunç Hoca ile tesadüfen karşılaşmışlardı, aman Taylan duymasındı.

3 erkek teknede sohbet etmeye devam ediyorlardı. Serhan'da bir şeyler olduğu belliydi. Arkadaşlarına zamanı gelince her şeyi anlatacağını söyledi. Mehmet'in ehliyeti vardı, denize açılmaya karar verdiler.

Oya klinikte idi. Bir hastası ona büyük bir hediye getirmişti, bunu kabul etmek istemiyordu. Bunun üzerine kadın ona kendisi ve eşiyle beraber yemeğe çıkmasını teklif etti. Oya da kabul etti.


Teknede Mehmet sıkıntılarından söz ediyordu. Kızı ona dargındı. Arzu Burcu'yu iterek bebeğini düşürmesine yol açmıştı veya Burcu yalancı bir manyaktı. Niye kendini böyle bir maceraya kaptırıp kurulu düzenini bozmuştu sanki? Arzu'ya dönmek istemiş ama bunu da becerememişti. Bir zamanlar ona heyecan veren bu genç kadın şimdi gözüne ruh hastası gibi görünüyordu. Serhan'a göre Burcu zaten ruh hastasıydı, neredeyse Oya'yı öldürecekti.

O sırada Taylan Serhan'a Oya yüzünden takılmaya başladı. Ama onun bir an için sandığı gibi aralarında bir şey olduğunu anlamış değildi. Oya'nın ciddi miktarda parası olduğunu ve Serhan'dan yatırım fikirleri aldığını, onun müşterisi olduğunu düşünüyordu. Çok isabetli bir tespit yaptığına inanıyor, ama yanılıyordu.

Serhan teknedeyken Oya'yla mesajlaşarak onun müşterilerinden biri ve eşiyle beraber yemeğe çıkacağını öğrendi. Oya restoranın ismini de söyledi. Serhan oraya yakın olup olmadıklarını bilmek istedi.



Tunç, Burcu ile buluşmak için Sarmaşık'ın kafesine gitti. Az sonra Burcu da geldi. Merve'nin istediği gibi ona çok hayran olduğunu, şiirlerine bayıldığını söyledi. Tunç, başına gelenlerin onun kendisine platonik bir aşk duymasından ötürü olduğunu düşünüyordu, bu yüzden kızgındı. Burcu'ya kendi duyguları için başkalarının hayatını kararttığını söylediği zaman kadın onun Oya'yı düğün salonunun buzluğuna kilitlediğini bildiğini zannetti. Oysa Tunç Pelin ve Merve ile yaşadığı şeyleri kastediyor, oradan sürülmesine Burcu'nun kendisine yönelik tehlikeli tutkusu olduğunu sanıyordu. Birbirlerini tamamen yanlış anlayarak konuştular.


O sırada Edip kafeye geldi ve ikisini beraber gördü. Tunç'un tuhaf bir insan olduğunu düşünüyordu, orada olması ve Burcu'yla tanışması ilgisini çekmişti.



Oya, müşterisi ve onun kocası ile birlikte bir sahil restoranında yemekteydi. Adam Oya'ya kurduğu hastanenin jinekoloji bölümünü yönetmesini teklif etti, onunla bunun için görüşmek istemişti. Bu çok cazip bir iş teklifiydi, Oya düşünmek için süre istedi.

O sırada Serhan restorana girdi. Tekneyi buraya çekmişlerdi, Oya'ya bir sürpriz yapmayı düşünmüştü. Restoranda göründüğü zaman Oya'nın müşterisinin kocasıyla tanıştıkları ortaya çıktı. Derhan acil bir durum için doktor hanıma ihtiyacı olduğunu söyleyerek Oya'yı masadan kaldırıp tekneye götürdü.

Tunç Burcu'ya kafeteryadan çıkıp yürümelerini teklif etti. Edip onların kalktığını gördü ve peşlerinden gitti. Hallerinden kuşkulanmıştı. Tenha bir yere gittiler ve Tunç Burcu'ya, yaptıklarının hesabını vereceğini söyleyerek ona saldırdı. Pelin'le Merve'nin ona yaptıklarından haberi olmayan Burcu hem korkmuştu, hem de şaşkındı, bu adamın kendisinin yaptıklarına neden bu kadar kafayı taktığını anlamıyordu. O, Tunç'un hayatını mahvedecek bir şey yapmamıştı ki.


Az sonra yanlarına polisler geldi. Edip de yanlarındaydı. Tunç kaçmaya çalıştı. Edip Burcu'nun yanına geldi, Tunç'la nereden tanıştığını, ne işi olduğunu falan sordu. Sonra da korku içinde ağlayan kıza sarılıp teselli etti.

Polisler Tunç'u yakaladılar ve bir kadına darp girişiminde bulunma suçlamasıyla alıp götürdüler. Merve böyleceTunç tehlikesinin ortadan kalkmasını sağlamıştı.


Serhan, Oya, Taylan ve Mehmet tekneyle gezmeye devam ediyorlardı. Mehmet Oya ile Serhan'ın bakışmalarını, fısıldaşmalarını fark etti ve onları ilgiyle izlemeye başladı. Gördüklerini geçmişte tanık olduğu bazı şeylerle birleştirdi ve aralarında bir şey olabileceğini anladı. Bunu sorduğu zaman Serhan inkar etmedi. Henüz kimsenin aralarındaki ilişkiden haberi olmadığını, Merve'nin rencide olmaması için bunun boşanmadan önce ortaya çıkmasını istemediğini, boşanma davası için gün alındığını söyledi. Bunu Oya da şimdi öğreniyordu. Mehmet duyduklarına çok şaşırmıştı. Taylan gelince, onun konuyu anlamaması için hemen lafı çevirdi. Dördü bir arada selfie çektiler. Hallerinden memnundular, bu tekne yolculuğu hepsine iyi gelmişti.



Burcu Merve'nin evine gitti ve kendisine sahte düşük raporu verecek olan adamın manyak çıktığını söyledi. Kendisine neden o kadar kızgın olduğun anlamamıştı. Adam ona saldırmış ve polisler onu tutuklamıştı. Merve ona olaylardan haberi yokmuş gibi davrandı ve daha önce bir arkadaşından istediği raporu, sanki Tunç kendisine yollamış gibi uzattı.

Serhan eve geldiğinde Merve ile Mila mutfaktaydı. O sırada Pelin Merve'yi aradı, Merve açmadı. Serhan'a da başka birinin aradığını söyledi.

Mehmet iş yerine yakın bir mekanda bir yandan içiyor, bir yandan başına gelen işlerin içinden nasıl kurtulacağını düşünüyordu. O sırada Burcu yanına geldi ve onu çok sevdiğinden, suçlandığı şeyleri yapmadığından, üstüne çamur atıldığından falan söz etmeye başladı. Mehmet Oya'yı itenin Arzu değil kendisi olduğunu düşündüğünü söyledi. Düşük raporunu çıkarıp gösterdi. Oya'yı bir garson aracılığıyla aşağıya yollamasını yanlış anlaşılmış bir şey olarak gösterdi, o, garsondan, Oya'ya salonda bir yer bulmasını istemişti. Oya'yı kapatan, Burcu'nun bilekliğini çalan Azu idi. Burcu'ya karşı bir kumpas kurmuş ve başkalarını da inandırmıştı. Oya Arzu'nun liseden arkadaşı idi, ona inanmayı tercih ederdi, değil mi?

Merve'lerde evin kapısı çaldı, Merve açmaya gitti. Gelen Pelin idi. Masada kızıyla oturmakta olan Serhan, 2 kadının bağrışmaları üzerine kapıya gitti. Avaz avaz birbirlerine hakaret ediyor, tehditler savuruyorlardı. Bunun sebebi Pelin'in Merve'nin Okul Aile Birliği Başkanı olmasını engellemek istemesiydi. Serhan onları susturmaya çalıştı. Bir süre sonra Pelin sinirli bir halde çekip gitti.



Ertesi gün Pelin Serhan'ın yoluna çıktı. Dünkü kavga için özür dilemek istiyordu. Dava tarihinin belli olduğunu biliyordu, Serhan isterse onun şahidi olabilirdi. İfadesinin hakimin evliliğinin kötü gittiğine inanmasına katkısı olurdu. Serhan hemen karar vermedi, bunu düşünecekti.

Dava gününde Merve, Raşel'le beraber evden çıkarken Serhan flört ettikleri zamanlarda, Merve grip olmuş yatarken ona evlenme teklif ettiğini hatırladı. Merve bu teklifi sevinçle kabul etmiş, bir daha hiç ayrılmayacaklarını söylemişti.

O anda Merve de aynı olayı düşünüyordu. Aslında, Serhan'ı evlenme teklif etmeye teşvik etmek için bir plan yapmıştı. Pelin'den yardım istemiş, Pelin çocuğa Taylan'la kendisi sözlendikleri için Merve'nin burulduğunu, artık onların da ilişkilerine bir isim koymaları gerektiğini söylemişti. Serhan'da biraz vicdan varsa bunu yapardı.

Merve Aksak - Serhan Aksak çiftinin boşanma davalarının günü gelmişti. Serkan tek celsede boşanacaklarını düşünüyordu, bu anlaşmalı bir boşanmaydı. Ama işler düşündüğü gibi yürümeyecekti.


Merve'nin avukatı şahitlerin de dinlenmesini talep etti. Merve'nin şahidi olarak kürsüye çıkan Raşel tanık olduğu telefon konuşmalarını, Merve'nin durmadan insanların arkasından bir şeyler çevirdiğini ve Serhan'ın bunları duymamasına çok dikkat ettiğini düşündü. Serhan işiyle ilgili bir şeyler konuşmak istediği zaman karısı onu dikkate almazdı, aklı fikri kendi çevireceği dolaplarda idi. Raşel'in bu evlilik hakkında söyleyecek olumsuz sözleri vardı aslında ama Merve'den korkuyordu. Bu yüzden ikisinin hiçbir sorunları olmadığını, çok mutlu ve uyumlu olduklarını, boşanacaklarını duyunca şaşırdığını söyledi.

Serhan ve avukatı da şaşkındılar, Merve'nin avukatı da. Ama Merve gayet kendinden emindi. Her şeyi planlamıştı.


Daha sonra tanık kürsüsüne çıkan Pelin de benzer şeyler anlattı. Onlar örnek bir çifttiler, çok iyi anlaşıyorlardı. Oya ile ilişkisini bilen ve destekleyen, Merve ile arası bozuk olan Pelin bunları söylerken Serhan çok şaşkındı, ağzı açık kalmıştı. Merve'nin keyfi ise gayet yerindeydi, olaylar planladığı gibi gidiyordu.

Merve, kendisine söz verildiği zaman eşini sevdiğini ve boşanmak istemediğini söyledi. Onun boşanma isteğinin de iş hayatında yaşadıklarından sonra ruhsal bunalıma girmesi yüzünden olduğunu düşünüyordu.

Davanın sonunda, Serhan ile Merve'ye evliliklerini kurtarmaları için 3 ay süre verildi. Avukat kadın Merve'nin nasıl bir tezgah kurduğunu anlamıştı, onu alaylı bir şekilde tebrik etti. Onun ne düşündüğü Merve'nin umurunda değildi. Serhan'dan asla boşanmayacaktı.

Dışarıya çıktıkları zaman Merve Serhan'a bu halinin geçeceğini ve tekrar Aksak'lar olacaklarını söyledi. O zaman geldiğinde Mila ile kendisi onu bekliyor olacaklardı. Serhan gayet netti aslında ve Merve de bunun farkındaydı. Ama boşanmamakta kararlıydı. Serhan ona başka bir kadını sevdiğini de söyleyemiyordu, söylerse Merve Oya'ya zarar verirdi.



Az sonra Pelin'i gören Serhan, ona neden böyle yaptığını sordu. Pelin ona Merve'nin yaptığı bir iyiliği ödemek için buna mecbur kaldığını söyledi. Serhan, 1 gün önce yaptığı şahitlik teklifinin planlı olup olmadığını sordu.


Pelin durakladı. Evet, Merve ile bu konuda anlaşmışlardı. Merve Tunç tehlikesini ortadan kaldırmıştı, artık onlara bulaşmayacaktı. Buna karşılık o da Pelin'den boşanma davasında kendisinin istediği şekilde şahitlik yapmasını istiyordu. Serhan ikisinin arasının sandığından da kötü olduğunu düşünmeliydi, kavga etmelerini de bunun için planlamıştı. Pelin Serhan'a şahitlik teklifinin planlı olmadığını söyledi. Ama Serhan ikisinin bir şey çevirdiklerini sezmişti. Pelin'in yanından çekip gitti.



(Dizinin bu noktasında, sorgulamaları yapan komiser Sahaflar Çarşısında bir dükkana girdi ve birine, konuşmaları gerektiğini söyledi.)

Burcu kafede iken telefonu çaldı. Emniyet'ten çağrılıyordu. Gittiği zaman ona Sarmaşık'taki okulda öğretmenlik yaparken birkaç ay önce sürülen Tunç Badem'i tanıyıp tanımadığını sordular. Bu sırada olanların Merve'nin yaptığı bir oyun yüzünden yaşandığını anlayan Burcu, yanıldığını söyleyerek şikayetini geri aldı.


Arzu, annesinin evinde çocuklarıyla beraber albümlere bakarken kapı çaldı. Gelen bir kurye idi. Arzu'ya bir velayet değişikliği talebi belgesi teslim etti. Mehmet ona dava açmıştı. Belgede, çocukların daha iyi bir yaşam sürmeleri için velayetlerinin babaya verilmesi talep ediliyordu.

Arzu şok olmuştu. Yanına gelen Nilay'a durumu belli etmemeye çalıştı.



Burcu şikayetini geri çekince Tunç salıverilmişti. İkisi bir kere daha bir araya gelip konuştular. Burcu ona olanları, her şeyi rapor için yaptığını anlattı ve artık kendisiyle uğraşmamasını istedi. O sırada Tunç bir şeye ihtiyacı olduğunu söyledi, Burcu da onun bunun ne olduğunu sordu.

Az sonra Burcu'dan Pelin'e ve Merve'ye bire mesaj geldi. Kaçırılmaması gereken bir olay, büyük bir skandal vardı. İkisi de olanları öğrenmek için ormandaki tepeye gelmelilerdi.

O sıralarda Arzu, Mehmet'le velayet değişikliği davasını konuşmak için Sarmaşık'a gelmişti. Kafenin önünde duruyor, Mehmet'i telefonla arıyordu. Onu görenler şaşkınlıkla bakıyorlardı. Ormandaki tepeye gitmek için yola çıkmış olan Pelin, Arzu'yu görünce el salladı.


Pelin ve Merve tepeye geldiklerinde, bir kenara saklanmış bekleyen Tunç ortaya çıktı. 2 kadın şaşırdılar ve korktular, onun tutuklandığını sanıyorlardı. İkisini de buraya Burcu çağırmıştı. Tunç, onun olanlardan haberi olmadığını, telefonunu kullanarak mesajları kendisinin attığını söyledi. Onları tehdit etti. Şimdi ikisini öldürüp aşağıya atsa polis yetişip kendisini yakalayabilir miydi acaba?

Tunç böyle söyleyince Merve Pelin'e kaçması için bağırdı ve kendi de kaçmaya çalıştı. Ama Tunç onu yakaladı. Bunun üzerine Pelin Merve'ye yardım etmek için geri döndü. Tunç'u şiddetle itti ve genç adam aşağıya kadar yuvarlandı.

2 kadın panik içindeydiler. Tunç'un ölüp ölmediğini bilmiyorlardı. Ne yapacaklarını şaşırmışlardı.  Sonra arabaya bindiler.


Pelin Tunç'u öldürdüklerini düşünüyor, bir türlü sakinleşemiyordu. Merve onu yatıştırmaya çalıştı, adam onları öldürecekti. Ama Pelin kendini kontrol edemiyordu.

Bir yerde durup konuşmaya başladılar. Pelin'e göre onlara kimse inanmazdı. Bir ambulans yollasalar mıydı Tunç'un düştüğü yere acaba? Merve itiraz etti, bunu yaparlarsa kim oldukları anlaşılabilirdi. Pelin adamın yaşıyor olabileceğini düşünüyor, birilerine haber vermek istiyordu. Ona göre ikisi bitmişlerdi, birini öldürmüşlerdi, bir çıkış yolları yoktu. Merve soğukkanlı davranmaya çalışıyor, insanların Tunç'un biraz dengesiz olduğunu, buhrana girip intihar etmiş olabileceğini düşünebileceklerini söylüyordu. Pelin ise neredeyse sinir krizi geçirecekti. Durmadan ağlıyordu.

O sırada Taylan Pelin'i aradı. Çok büyük bir panik içinde olan Pelin konuşacak halde değildi ama Merve'nin itelemesiyle bunu başardı. Bunlar olup biterken oğlunu okuldan almayı unutmuştu, Taylan o yüzden arıyordu. Pelin bir şeyler uydurdu ve Berk'i okuldan onun almasını istedi. Merve de Raşel'i arayıp kızını almasını söyledi.

Merve ile Pelin ne yapmaları gerektiğini düşünüyorlardı. Merve, bu durumun içinden çıkabileceklerine inanıyordu. Pelin'e bugün Tunç'la hiçbir şekilde görüşmemiş olduklarını söyledi, gerekirse öyle diyeceklerdi.



Pelin evinde çok huzursuz, çok dalgındı. Taylan keyifle tatil hayalleri kuruyor, o ruh gibi duruyordu. Kapı çaldığı zaman korktu. Ama internet üzerinden verdiği siparişler gelmişti sadece, polis değil.



Merve mutfaktaydı. Kızı dışarıda polisler olduğunu söyleyince o da çok korktu. Hemen Pelin'i aradı. Pelin telefonu kapatmamasını söyledi, neler olacağını duymak istiyordu. Yine korktukları gibi bir şey olmadı. Polisler, Merve'nin evindeki hırsızlık davasının takipsizlikle sonuçlandığını söylemeye gelmişlerdi. Taylan yanına gelince Pelin kiminle konuştuğuna dair bir şey uydurarak telefonu kapattı.

Merve evinde olan bitenleri düşünürken Pelin yatağında durmadan kabuslar görüyordu. Bu kabuslarda kendisi hep hapisteydi.



Ertesi gün kapısı çalınca yine tedirgin oldu. Gelen Merve idi. Pelin'e hazırlanmasını söyledi, çıkıp Tunç'un olduğu yere gidecekler, duruma bakacaklardı. Merve Tunç hala oradaysa onu gömmeleri gerektiğini düşünüyordu, böylece olaydan sıyrılabilirlerdi. Pelin önce tereddüt etti ama sonra ikna oldu.

2 kadın gitmeye hazırlanırken Oya ormanda koşuyordu. Merve ile Pelin arabayla biraz ötesinden geçti ama ne onlar Oya'yı gördü, ne de Oya onları. Ufak Tefek Cinayetler 22. bölüm sona ererken  Oya'nın da aynı yere doğru gittiği hissine kapıldım, herhalde başkaları da kapılmıştır.



2 yorum:

  1. TV izleme alışkanlığım olmadığından bu diziyi sadece isim olarak biliyorum ben...

    YanıtlaSil
  2. Bense kitabını yazabilirim. Yazdıklarımı toparlasam bi kitap çıkar zaten. = )

    YanıtlaSil

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.

Gebze'de Çiftlikten Doğal Ürünler

Gebze Tavşanlı Köyü sınırındaki Ballıkayalar Tabiat Parkı’nın yakınında yer alan Ortak Çiftlik ; ilçede ve çevresinde yaşayanlara çok ...