16 Nisan 2018 Pazartesi

Ufak Tefek Cinayetler 24. Bölüm: Merve'nin İntikamı Korkunç Mu Olacak?


Ufak Tefek Cinayetler dizisinin 23. bölümü biterken, Serhan'ı kahvesine ilaç karıştırarak uyutmuş olan Merve elinde bir buz kıracağıyla oturmuş, içeriye girecek olan kadını bekliyordu. Böylece eşinin hayatındaki kadının kim olduğunu öğrenecekti. Merve'nin bir sürü kişiye attığı tuzak mesajı alan Oya, Serhan'a bir şey olduğunu düşünerek fırlayıp yola çıkmıştı. Eve gelince telaşla yukarıya çıkarak Merve'nin aralık bıraktığı kapıyı itip içeriye girdi ve Serhan'la Merve'yi bu halde gördü.  Ufak Tefek Cinayetler 24. bölüm başlarken Oya, şaşkınlığına rağmen kendini çabucak toparladı ve "N'oluyor burada?" diyerek Serhan'ın yanına gidip durumuna bakmaya başladı. Merve'nin orada ne işi olduğu hakkındaki sorusunu duymazdan geldi.


O sırada Taylan, ardından da Mehmet telaşla eve girdiler. Oya, Serhan'ın gene durumunun normal göründüğünü, muhtemelen yüksek dozda sakinleştirici tarzı bir şey aldığını, sadece uyumakta olduğunu söyledi. Bu arada, ortada tuhaflık olduğunun farkındaydı. Mehmet de Merve'nin elinde saklamaya çalıştığı buz kıracağını yavaşça yere bıraktığını görmüştü. Sonra Oya'da yerde gördü onu.


Oya'yı zor bir durumda kalmaktan kurtaran Mehmet oldu. Oya'yı, Serhan'dan gelen mesaj yüzünden kendisinin çağırdığını söyledi ve boşuna aradığı için özür diledi.

Merve de duruma mantıklı görünen bir açıklama uyduruverdi. Serhan stres altındaydı o sıralar, uyku sorunu da vardı. İlacı fazla kaçırmış ve Merve'ye mesaj atmak isterken de yanlışlıkla onlara mesaj atmıştı. Merve Serhan'ın telefonunu da kapatmıştı bu arada. Böylece Taylan, Mehmet, Oya falan ona ulaşamamışlardı. Açmalarını da istemedi, açılırsa, yanlışlıkla mesaj attığı kişilerin hepsi arayacak, onlara açıklama yapmakla uğraşmak gerekecekti.


Erkekler Serhan'ı yatak odasına taşıdılar. Oya ile Merve salonda, gergin bir şekilde birbirlerini süzüyorlardı. Mehmet Taylan'a hemen Pelin'e konum atmasını ve buraya çağırmasını istedi. Merve'nin Oya ile Serhan arasındaki yakınlığı öğrenmesini engellemeye çalışıyordu.


Merve, Serhan'ın yeni evinin yatak odasında Mehmet'le konuşurken evi onun da bilmesinin ne kadar ilginç olduğunu söyledi. Gerçi Serhan ona bu evi sadece Taylan'la Mehmet'in bildiğini söylemişti.  Merve onlara böyle koşar adım geldikleri için iltifat da etti. Mehmet ona buna neden şaşırdığını, başka birini mi beklediğini sorduğunda "Olabilir" diye cevap verdi. Onun Arzu'yu bırakıp da gelmeyeceğini düşünmüştü. Mehmet Arzu ile bir araya gelmediğini, Burcu'dan da ayrıldığını söyleyince ona burada, Serhan'la beraber bekar hayatı yaşayabileceğini söyledi.


Oya buz kıracağına bakarak düşünüyordu. Serhan'a ilaç verenin Merve olduğunu anlamıştı. Birden sinirlerine hakim olamadı ve buz kıracağını eline alıp Merve'yle kavga etmek için yerinden fırladı. Mehmet bunu görünce ona engel oldu.

Oya kalkmak üzereyken Mehmet ondan kendisini boşuna telaşlandırdığı için tekrar özür diledi. O sırada Pelin geldi. Onun üstündeki beyaz montu görünce Merve Serhan'ın evini gizlice izlerken gördüğü beyaz kıyafetli kadın kolunu hatırladı.


Merve Pelin'e bu evi nereden bildiğini sorunca Taylan konum attığını söyledi. Merve Mehmet'in Oya'yı, Taylan'ın Pelin'i çağırmasında ve olayı az önce haber alan Pelin'in çabucak gelmesinde bir tuhaflık olduğunu düşünüyordu ama bunun üstünde fazla durmadı. Oya ile birlikte evden çıktılar.



Beraber yürürlerken Merve Oya'ya böylece Serhan'la kendisinin ikinci evlerini de öğrenmiş olduğunu söyledi. Burası karı kocanın kaçamak yapmak için kullandıkları evdi, kimse yerini bilmiyordu. Oya bunların doğru olmadığını biliyordu ama tabii ki bildiğini belli etmedi. Sonra ayrıldılar. Arabasına binen Oya, bir yandan sürerken bir yandan sinir içinde bir insanın bunu nasıl yapabileceğini düşünüyordu.


Pelin, Taylan ve Mehmet hala Serhan'ın evindeydiler. Pelin neden burada toplandıklarını merak ediyordu. Her şeyi anlamış olan Mehmet, onlara da olduğu gibi anlattı. Merve buraya gelmiş, Serhan'ı ilaçla uyutmuş, insanlara mesaj çekmiş ve evi bilen bir kadın var mı diye beklemeye koyulmuştu. Kimse ulaşamasın diye Serhan'ın telefonunu da kapatmıştı. Taylan Merve'nin her şeyi boşuna yapmış olduğunu söyledi, eve kimse gelmemişti ki? Öyle düşünüyordu, çünkü Oya ile Serhan'ın birbirlerini sevdiklerinden haberi yoktu.

Pelin Taylan'ı mutfağa yollayıp Mehmet'le yalnız kaldı ve ona Oya'nın buraya neden geldiğini sordu. Mehmet onu kendisinin çağırdığını söyledi. Pelin biraz üstüne varınca şaşkınlık içinde, onun Serhan'la Oya'yı bildiğini anladı. Ondan sonra da daha açık konuştu.

Pelin'le Taylan biraz sonra gittiler. Mehmet ise Serhan o gece yalnız kalmasın diye orada kalmaya karar verdi.

Karı koca evlerine dönerlerken Taylan şaşkındı. Böyle bir şey yapılır mı, diyordu. O arada karısına Mehmet'le Burcu'nun ayrıldıklarını ve bu sefer toparlanmalarının mümkün görünmediğini söyledi. Mehmet Merve'den düşük raporunun sahte olduğunu öğrenmişti. Pelin, daha Merve'nin raporun sahte olduğunu nasıl bildiğini sorarken bunu onun ayarladığını anlamıştı.

Merve arabasını sürerken ağlıyor, Serhan'ın kahvesine nasıl ilaç kattığını, onun kanepeye nasıl yığıldığını düşünüyordu. O kadar üzgün ve dalgındı ki neredeyse kaza yapacaktı.

Edip evindeydi. Kapısı çaldı. Açtığında Merve'yi karşısında buldu. Merve ona konuşmaları gerektiğini söyledi.

O sırada Oya da evine girmişti. Sinirliydi, ya Serhan'a bir şey olsaydı diye düşünüyordu. Merve artık çok fazla oluyordu, ona dur demenin zamanı gelmişti.


Edip'in evine giren Merve ona bazı şüpheleri olduğunu söyledi. Serhan'ın hayatında köklü değişimler oluyordu, Edip bunu fark etmiş miydi? İkisi son zamanlarda yakındılar, bir şeyler sezmiş olabilirdi. Kocası yeni biriyle tanışmış olabilir miydi acaba? Edip bir şey bilmediğini söyledi, Serhan onunla bu konularda konuşmamıştı. Merve kafasının çok karışık olduğunu söyledi. Biraz uzaklaşması da işe yaramazdı, hafızasındaki şeyler de onunla gelecekti. Tek başına bir insan olduğunu söyledi. Yapayalnızdı hatta. Çevresinde çok insan vardı ama kuru kalabalıktı onlar.

Edip ona kibrinden ötürü bu durumda olduğunu söyledi. Üstüne bir de geçmişi hatırlatıp bir zamanlar iftira attığı adamla dertleştiğini söyleyince Merve sinirlendi, kalkıp gidecek oldu. Ama Edip özür diledi ve onu kalmaya ikna etti.



Daha sonra Edip yıllar önce kendisini neden okuldan attırdığını sorunca Merve lise yıllarını hatırladı. Bir dönem Edip'e aşıktı, onunla konuşabilmek için bahaneler uyduruyordu. Daha sonra ona bir aşk mektubu da yazmış, fakat aşkına karşılık alamayınca kim olduğunu açık etmemişti. Edip'e bundan hiç söz etmedi. Olayın Edip'le hiç alakası yoktu. Maksat Oya'ya zarar vermekti. Bu sırada kurunun yanında yaş da yanmıştı. Hem fena mı olmuştu, Oya piyasadan uzaklaşınca Taylan'la Pelin  evlenmişlerdi.



Edip ona o gece kendisinin yatağında uyuyabileceğini söyledi. O da kanepede uyurdu. Merve bu teklifle dalga geçti. Ama Edip kahveleri getirdiği zaman onun kanepede uyuyup kaldığını sordu. Ona bakarken, insanları parmağında oynatan, bunca tezgah çeviren ve kötülük yapan bir kadın olmasına rağmen uyurken ne kadar masum göründüğünü düşündü.

Merve ise rüyasında gençliği ile yüzleşiyordu. Serhan için çok uğraşmışlardı, onu kaybedemezlerdi; yıllar önceki hali ona öyle diyordu. Bu ilişkiyi oldurmak için çok uğraşmıştı, şimdiki Merve bir şeyler yapmalıydı, böyle pes edemezlerdi.



Merve de ona elinden geleni yaptığını ama başarılı olamadığını, sanki her şeyin elinden birer birer kayıp gittiğini söylüyordu. Serhan onu istemiyordu, bir başkasıyla beraberdi. Hayır, diyordu gençliği, bu geçici bir hevesten başka bir şey olamaz. Öyle mi, diyordu şimdiki Merve, ama benden boşanmak istiyor?


Böyle huzursuz bir gece geçiren Merve, sabahleyin uyanıp kendini Edip'in evinde bulunca şaşırdı. Ve onun kahvaltı teklifini reddedip oradan çıktı.


Merve Aksak hiç iyi değildi. Şüphe onu yeyip bitiriyordu. Çevresindeki bütün kadınlara, Serhan'ın hayatındaki kadın olabileceklerini düşünerek kuşkuyla bakıyordu.




Sarmaşık'ın kafesine girdiğinde iç sesinin ona "Bu kadın tanıdığımız biri olabilir mi?" dediği aklına geldi. O sırada kafede önce Pelin'i, sonra Arzu'yu, daha sonra da dışarıda esneme hareketleri yapan Oya'yı gördü. Ve her birini Serhan'ın yanında, onun sevgilisi olarak hayal etti.


Oya, kafeden çıkan Pelin'e seslenip onunla konuşmak istediğini söyledi. Pelin önce onun Tunç'tan söz edeceğini sandı. Ama Oya'nın başka bir gündemi vardı. Pelin'i bunu konuşmak için evine davet etti.

O sırada Edip kafenin bahçesinde muhitin emlak işleriyle ilgilenen Nihal'le konuşup şakalaşıyordu. Nihal onu Sarmaşık'tan bir ev almaya heveslendirmeye çalışıyordu. Merve onları görünce seslenip Nihal'i yanına çağırdı. Kıskanmış gibi görünüyordu.


Oya ile Pelin Oya'nın evine gitmişlerdi. Konuşurken Tunç'tan da söz ettiler. Oya Pelin'e onu yol kenarında bulduğunu ve hastaneye kaldırılmasını sağladığını söyledi. Pelin önce Tunç'un öldüğünü sandı. Oya Merve'nin bunu bildiğini söyleyince onun Serhan'la görüşebilmek için kendisini kullandığını anladı. Oya da Merve'den söz etmek istiyordu aslında. Pelin'e onun dün akşam Serhan'ın evinde yaptıkları hakkında ne düşündüğünü sordu.

Aynı anlarda Mehmet Serhan'a Merve'nin kurduğu tuzağı anlatıyordu. Karısının yaptıklarını öğrenen Serhan şaşkındı. Mehmet'e Oya ile ilişkisini gizlemeye çalışmadığını, kendine kalsa bunu herkese söyleyeceğini ama Merve ile boşanma arifesinde oldukları için sakladıklarını anlattı. Mehmet de ona Merve'nin Arzu gibi fazla sorun çıkarmadan boşanacak bir kadın olmadığını söyledi. Sadece şüphe ile bunları yapabiliyorsa, Serhan'ın sevdiği kadının kim olduğunu öğrenirse kim bilir neler yapardı? Serhan bu iş ele almalı, dikkatli olmalıydı. Merve onun telefonuna takip uygulaması yüklemiş de olabilirdi. Serhan'ın telefonuna bakınca gerçekten de bunu yaptığını gördüler.


Oya'nın evinde, Pelin, penceredeki satılık tabelasını söktü Oya itiraz edince de Merve'nin bu yüzden Serhan'la ilişkisini anlayabileceğini söyledi. Fakat Oya bu korkuyla yaşamak istemiyordu. Pelin'e birbirleriyle açık açık konuşmalarını teklif etti. Pelin Merve ile yine yakınlaşmıştı, boşanma davasında onun için yalancı şahitlik yapmıştı ama Serhan ile Oya'dan söz etmemişti. Öyleyse onu Merve'ye bağlayan, onun dediklerini yapmak zorunda bırakan bir şey vardı. Neydi o acaba? Merve tehlikeli bir kadındı. Onu meşgul edecek bir şeyler bulmaları gerekiyordu.

Merve Burcu'yu arayıp Mehmet'le ayrıldıklarını bildiğini söyledi. Burcu'nun bu durum için bir B planı var mıydı? Burcu olmadığını söyledi. Merve onu evine davet etti, tekrar pilates çalışmaya başlamak istiyordu. Burcu artık pilates öğretmenliği yapmayı bıraktığını söyleyince parası olmadığını, bir şeyler yapması gerektiğini söyledi. Burcu onu haklı buldu ve evine gitmeyi kabul etti.

Pelin'le Oya aynı tarafta konuşlanmışlardı, en azından şimdilik. Yakında Sarmaşık'ta yaşanmış en büyük skandala imza atacaklardı ama bunun farkında değildiler.

Pelin Oya'ya Tunç meselesini anlattı. Oya'nın bir planı vardı. O artık eskiden olduğundan farklı biriydi, Sarmaşık'ta dönen oyunları daha iyi anlıyordu ve daha etkili planlar yapabilirdi. Pelin'in "Pilates topu" Burcu ile arası nasıldı acaba? Ona işleri düşebilirdi.

Pelin artık meraktan çatlayacak hale gelmişti. Oya ona planını anlatmaya başladı. Pelin Burcu'ya gidecekti ve...


Burcu Merve'ye geldiğinde onun spor yapmak için hazırlanmamış olduğunu gördü. Merve'nin istediği onunla konuşmaktı. Olanları anlatmasını isteyince Burcu ona Mehmet'in düşük raporunun sahte olduğunu anladığını söyledi. Merve şaşırmış gibi yaptı. oysa Mehmet'e bunu kendisi söylemişti.



Burcu ona Mehmet'le beraber Oya'nın evine yemeğe gittiği akşamı da anlattı. Merve böylece Serhan'ın düğün salonunda Oya'ya yapılanların sırrını çözmek için uğraştığını, Burcu'nun konuştuğu garsonu arayıp bulduğunu, Arzu'yu Oya'nın evine getirdiğini öğrendi. Bunlar Merve'nin kafasını karıştırmıştı.

Oya ile Pelin Oya'nın planı üzerinde anlaşmışlardı. Artık evden çıkacaklardı, Oya'nın kliniğe gitmesi gerekiyordu.

O sırada Merve'de bir yandan yürüyor, bir yandan da eski günlerden birini düşünüyordu. Pelin ile Arzu'ya gitmişlerdi. Eve girerken sohbet ediyorlardı. Merve Arzu'nun ayrılmaya çok kolay razı olduğunu düşünüyordu. Pelin kendisinin başına böyle bir şey gelse kocasını öldüreceğini, Merve ise kadına zarar vermeyi tercih edeceğini söylemişti.

Oya ile Pelin evden çıktılar, vedalaşıp ayrıldılar. Merve az sonra Oya'nın kapısına geldiğinde evde kimse yoktu. Oradan Arzu'ya gitti. Kapıyı Nilay açtı. Annesi evde yoktu ve akşam da, bir yemeğe çıkacağı için geç gelecekti. Merve Arzu'nun kiminle, nerede yemek yiyeceğini öğrenmeye çalışınca Nilay onunla dalga geçti. Merve sinirlendi. Nilay Arzu'nun gideceği yemeğin romantik bir yemek de olabileceğini söyleyince kızın ağzından annesinin özel hayatı hakkında bir şeyler almaya çalıştı. Nilay dalga geçmeye devam edince onu fırçaladı, sonra çekip gitti.


Arzu ofiste Enver'le çalışıyordu. İşlerinin baya iyi olduğundan söz ettiler. Arzu müşterileri Hulusi Bey'in akşamki iş yemeğini ertelemesinden rahatsız olmamıştı, daha iyiydi.işten çıktığı gibi bir koşu evine giderdi. Enver rezervasyonu iptal ettirmek yerine yemeğe ikisinin gitmelerini önerdi.


Arzu şaşırmıştı. Enver bunu onun yerine bir kız arkadaşına teklif etse daha iyi olmaz mıydı, Arzu'yu zaten her gün görüyordu. Enver ısrar etti, o da bunu yapıyordu işte, bir kız arkadaşını yemeğe davet ediyordu Arzu'nun hayatı artık eskisi kadar sıkıntılı değildi, biraz rahatlamış görünüyordu. Arada bir iş dışından da vakit geçirebilirlerdi belki? Arzu gülüyordu, çok genç yaşta evlenmişti ve uzun yıllardır böyle bir teklif almamıştı. Ama sonunda kabul etti.


Pelin oğluyla bahçede oynarken Merve aradı. Bunun üzerine ona gitmek üzere evden çıktı.

Merve'nin evine gidince Tunç'tan söz etmeye başladı. Onu bir türlü unutamıyordu. Öldüğünü düşünüyordu. Merve'nin fikri ne idi acaba? Merve bu konuda bir şey bilmediğini söyledi. Hastaneleri de aramışlardı, bir haber çıkmamıştı. Ama hayat devam ediyordu, değil mi? Kendisi Mila için bir doğum günü partisi verecekti mesela, kızına söz vermişti.


Pelin'den Arzu ile Oya'yı partiye çağırmasını istedi. Arzu'yu Mehmet'le barıştırmak lazımdı, Oya da bu parti sayesinde biraz neşelenirdi. Yaptıkları kötü şeyi temizlemek için iyi bir şeyler yapmaları gerekiyordu. Ama Pelin bu şekli tercih etmiyorsa polise de gidebilirlerdi. Pelin onun dediklerini yapacağını söyledi, polise gitmek istemiyordu.


Merve telefonla konuşmak için uzaklaşınca Pelin kendi kendine düşünmeye başladı. Merve Tunç'un hastaneye kaldırıldığını ve hayatta olduğunu kendisine söylemeyecekti demek ki. Eh, başına gelecekleri hak etmişti o zaman. Oya'ya planını uygulaması için yardım edecekti.


Burcu Pelin'in evine geldi. Pelin onu neden aramıştı ki, o da mı pilates hocası istiyordu? Burcu onu içeriye aldı, birlikte yapacakları işler vardı. Burcu'ya bir şeyler söyledi ve bunları Merve'ye iletmesini istedi. Burcu bunu hemen kabul etmedi. Neden Pelin'in sözünü dinlesindi ki? Fakat Pelin ona Mehmet'e düşük raporunun sahte olduğunu söyleyenin Merve olduğunu anlatınca sinirlendi ve fikir değiştirdi.

Arzu ile Enver restoranda yemek yiyorlardı. Arzu sürekli olarak işten söz edince Enver ona bu akşam başka şeyler konuşmayı teklif etti. Arzu iş dışında neler yapıyordu mesela, günlük hayatı nasıldı?

Nilay'la Ayaz evde yalnızdılar, film izleyeceklerdi. Kapı açıldı. Gelen babaları idi. Nilay ona annesinin dışarıda, yemekte olduğunu söyledi. Mehmet bundan rahatsız olmuştu.

Arzu ise Enver'le sohbet etmeye devam ediyordu. O sırada yakın arkadaşlarından biri kocasıyla beraber restorana girince çok rahatsız oldu, saklanmaya çalıştı. Enver ona böyle yapmamasını söyledi, sadece yemek yiyorlardı, bunda ne vardı ki? Ama Arzu pek rahat değildi. Arkadaşı onların masasına uğrayınca telaşla bunun özel bir yemek olmadığını, Enver'in iş ortağı olduğunu anlatmaya çalıştı. İyice rahatsız olmuştu. Onlar gidince Enver çok abarttığını söyledi. Arzu ondan özür diledi.



Çocuklarıyla beraber oturan Mehmet, Ayaz yatmaya gidince Nilay'a annesinin kiminle yemeğe gittiğini sordu. Ne yemeği idi bu? Nilay ona kıskandın mı diye sorunca bunu reddetti. Nilay bunun bir iş yemeği olabileceğini söyledi. Ama olmayabilirdi de. Annesi bekar bir kadındı, değil mi, kiminle isterse yemek yiyebilirdi. Mehmet Arzu'yu aramayı düşündü. Ama Arzu çocuklarını arayıp şarjının bitmek üzere olduğunu söylemişti. Telefonu kapalıydı.

Arzu eve geldiği zaman ikisi tartıştılar. Arzu Mehmet'e kiminle yemeğe çıktığını soramayacağını söyledi. Mehmet üstüne varınca iyice sinirlendi ve "Erkek arkadaşımla idim" deyiverdi.


Ufak Tefek cinayetler 24. bölüm bu noktada günümüze döndü. Raşel hastaneden çıkmıştı ve polise ifade verecekti. Komiser ona Aksak'ları en uzun zamandır tanıyan kişinin kendisi olduğunu söyledi. Raşel 6 yıldır onların yanında çalışıyordu. Ya Oya'yı ne zamandır tanıyordu? Onu daha yeni yeni tanımaya başlamıştı. Oya'nın Sarmaşık'a geldiği günü hatırladı. O gün Merve ona okul müdürünün cenazesinde uzun yıllardır görmediği eski bir arkadaşını gördüğünü söylemişti. Arkadaşı doktor olmuştu. Onun varlığı, hep aynı kişilerle görüşen Merve için bir yenilik, bir değişiklik olabilirdi.

Raşel komisere, herkesin Merve'nin hayatıyla ilgili detayları merak ettiğini söyledi. Burcu mesela, bir gün Merve ile Serhan'ın evine yeni alınmış olan değerli bir parçayı görmüş ve ona "Çok para kazanıyorlar mı?" diye sormuştu. Pelin Raşel'in ağzından Merve'nin Oya ile arasının nasıl olduğu konusunda laf almaya çalışmıştı. Ayşe Raşel'i okulda yakalamış, Merve'nin ne durumda olduğunu, sinirli olup olmadığını öğrenmek istemişti. Çünkü Serhan'ı otelde yaşadığı dönemde, oradan çıkarken görmüştü.



Ama Raşel böyle sorulara hiç cevap vermemiş, hep "Bilmiyorum" demişti.

Komiser Serhan Aksak hakkındaki düşüncelerini sorunca Raşel Merve'nin bir gün kaynanasını kocasıyla barıştırmak için eve getirdiğini hatırladı. Ailesinden sevgi ve ilgi görmeden büyümüş olan Serhan annesini evinde görünce çok sinirlenmiş, barışmayı kabul etmediği gibi onun evinden ve ailesinden uzak durmasını da istemişti. Bunun üzerine Merve kaynanasına Mila'yı belli aralıklarla ona getirmeyi teklif etmişti.

Raşel Serhan'ın daha önce sinirli, hatta ürkütücü biri olduğunu anlattı. Bir gece bilgisayar başında iken bir şeye sinirlenmiş, masadaki eşyaları kırıp dökmüştü mesela. Sonra değişmeye başlamıştı. Raşel'e akşamdan kalan yemekleri ayırmasını söylemişti, onları köpeklere verecekti. Raşel, Serhan'daki değişimi başlatan şeyin ne olduğunu az - çok sezmişti. Bir akşam dışarıya çıktığında onun kaldırıma oturarak birisiyle telefonda konuştuğunu görmüştü.



Raşel ayrıca Merve'lerin evindeki bir partide Serhan'la Oya'nın samimi bir haline de tanık olmuştu.

Polis cinayet gününden söz etmesini isteyince Raşel bir partiyi ve pencereden düşerek ölen birini hatırladı ve kötü oldu. Bunun üzerine polisler cinayet gününden konuşmakta ısrar etmediler. Raşel'e Mila'nın doğum gününde neler olduğunu sordular.


Mila'nın 7. doğum günü için bir parti verilecekti. Merve bahçede hazırlıkları gözden geçirirken Serhan da evdeydi. Karısının yanına geldi ve ona hep böyle aksiyon içinde yaşamaktan yorulup yorulmadığını sordu. Mila'nın doğum günü bugün değildi ama onun doğduğu ay olan Temmuz'da Sarmaşık'ta pek kimse kalmadığından, Merve yıllardır kutlamayı daha erken yapıyordu. Serhan'a göre bunun sebebi Merve'nin gösteriş ve hakimiyet merakı idi.

Merve ona bunu mu konuşacaklarını sorduğu zaman Serhan hayır dedi ve içeride konuşmalarını istedi. İçeriye girdikleri zaman Merve'ye derdinin ne olduğunu sordu. Merve Serhan'ın hayatında biri olduğunu biliyor ve onun kim olduğunu öğrenmek istiyordu. Serhan o kadını veya kendisini öldürmeyi mi düşündüğünü söyledi. İnsanın kahvesine ilaç atmak ne demekti?


Merve yaptığı şeyi kabul etmeyince Serhan iyice sinirlendi. Karısının çıldırdığını düşünüyordu. Mila'nın odasına çıkıp kıyafetlerini toplamaya başladı. Kızının, Merve kafasını toplayana kadar kendisinde kalması gerektiğini düşünüyordu. Onun peşinden gelen Merve kıyameti kopardı, Mila onun çocuğu idi, Serhan onu hiçbir yere götüremezdi. Epeyce bağrışıp kavga ettiler. Raşel eve misafir geldiğini söyleyip Merve'ye seslenince durmak zorunda kaldılar.


Serhan kızının odasında kaldı. Çok düşünceliydi. Davetliler gelmeye başlamışlardı. Mila babasının yanına geldi. Serhan ona şimdi gitmesi gerektiğini söyledi. Ama akşam olunca ikisi dışarıda beraber harika bir parti yapabilirlerdi. Fakat Mila buna üzülüp kalması için yalvarınca gitmekten vazgeçti.


O sıralarda Pelin Arzu'nun evine gitti. Arzu onu kapısında görünce şaşırmıştı. Pelin Merve'nin evindeki doğum günü partisine gitmesini söyleyince daha da şaşırdı. Merve onun Sarmaşık'tan sürülmesine yol açmıştı, artık görüşmüyorlardı. Pelin çok ısrar etti. Arzu'nun adına bir hediye bile getirmişti. Bu olaylı bir parti olacaktı, Arzu mutlaka gitmeliydi. Merve'den yılların intikamını alabilirdi böylece.

Nilay da Pelin'e katılarak ısrar edince Arzu partiye gitmeye karar verdi.


Pelin oradan kendi evine gitti. Taylan evdeydi. Pelin'in bir planı olduğu belliydi. Mutfağa girdi ve tabakları yere atıp kırmaya başladı. Bir yandan da bağırıp çağırıyordu. Taylan panik olmuş halde yanına gelince ona hiç iyi olmadığını söyledi. Hayır, doktora gitmek istemiyordu. Berk eve gelince Taylan'ın onu Merve'nin evine götürmesini istiyordu. Taylan bu fikre hiç sıcak bakmadı. Pelin çocuğun ne zamandır bu partiye gitmeyi hayal ettiğini söyledi. Bir süre kavga ettiler, sonunda Taylan gitmeyi kabul etti. Pelin onun Merve'ye kendisinin partiye iyi olmadığı için gelemediğini söylemesini de istedi.


Oya ile Edip kafede konuşuyorlardı. Oya çok keyifli ve rahat görünüyordu. Edip onda bir gariplik olduğunu fark etmişti. Merve'ye bir şey mi yapacağını sorduğu zaman Oya ona "Evet" dedi. Ne yapacağını sorduğu zaman ise birinin boğazını kesecekmiş gibi bir hareket yaptı. Bu şakaya gülüp geçtiler. Ama Oya gerçekten ne yapacağını açıklamadı. Sonra telefonunu çıkarıp Merve'ye bir mesaj çekti. Telefonu o anda yatak odasında olduğundan Merve bu mesajı görmedi.

Parti devam ediyordu. Çocuklar oynuyor, davetliler müzik dinleyerek sohbet ediyorlardı. Arzu da partiye geldi. Merve üst katta, Serhan'la kavga ederken kapıya bastırdığı için ağrıyan koluna bir eşarp sarıyor, bir yandan da "O kadın kimmiş anlıycaz şimdi" diye düşünüyordu. Sonra bahçeye indi.


Taylan Berk'i partiye getirdi. Merve Pelin'i sorunca karısının baya kötü olduğunu, sinir krizi geçirdiğini söyledi. Ne oluyordu onlara? Kendilerine bir çeki düzen vermeleri gerekiyordu.

Raşel bahçede Merve'yi bulup yukarıda kendisiyle görüşmek isteyen biri olduğunu söyledi. O kişi Burcu idi. Merve'ye Pelin'le arasının nasıl olduğunu sordu. "Sana ne" cevabını alınca ısrar etmedi. Belki de o bir şeyi yanlış anlamıştı. Sabah Pelin'i görmüştü. Pelin ona bir suç işlediğini ve bu suça şahit olan tek kişiden kurtulması gerektiğini söylemişti. Sık sık da Merve'nin adını anmıştı. Gözü dönmüş gibi görünüyordu. Burcu korkmuştu, bunu anlatmak için Merve'ye gelmişti.

O sırada Merve'nin telefonuna bir mesaj daha geldi. Oya'dan gelen bu mesajda "Hemen konuşmamız lazım. Çok acil bir durum var." diye yazıyordu.


Edip'le Oya hala kafede idiler. Edip insanın bazen birisini farklı bir halde gördüğünü ve öyle görünce onu yanlış tanıdığını düşünmeye başladığını anlatıyordu. 



İnsan aslında şimdiye kadar o kişi hakkında yanlış düşünmediğini bilirdi ama yine de, bir an öyle bir durumunu görürdü ki "Acaba yanıldım mı? derdi. Merve'yi kendi evinde uyurken görünce düşündüğü şeyleri kastediyordu. Oya da onun özel bir şeyden söz ettiğini sezmişti. Ama Edip açıklama yapmadı, öylesine konuştuğunu söyledi.

Konuşurlarken Oya'ya şöyle bir mesaj geldi: "Yemek pişti. Gel de servis edelim." Bunun üzerine Oya kalktı. Edip de gizlice onun peşine takıldı. Merve'ye bir şey yapmasını engellemek istiyordu.

O sırada Pelin koşarak Merve'nin evine gidip onun nerede olduğunu sordu. Çok öfkeliydi. Merve'yi Burcu ile bir arada yakaladı. Burcu'ya dışarı çıkmasını söyledi.



Oya da doğum günü partisine geldi. Önce etrafa, sonra da üst kattaki pencerelerden birine baktı. Merve ile Pelin'i gördü.

Merve Pelin'e neden bu halde olduğunu sorarken Burcu da hızla bahçeye iniyordu.

Pelin Merve'ye derdini anlatmaya başladı. Ondan kurtulması lazımdı. Tunç'u itip düşürdüğünü sadece Merve biliyordu. 2 kişinin bildiği şey sır sayılmazdı. Merve defalarca polise gitmekten söz etmişti, belki bir gün gerçekten giderdi.



Merve ona "Beni mi öldüreceksin?" diye sordu. Pelin devam etti: Bir kere yapan bir daha yapardı. Merve'nin intihar ettiğini söyleyebilirdi. Zamanlama bunun için çok uygundu. Serhan karısını terk etmişti, boşanmak istiyordu. Merve de ona vicdan azabı çektirmek için kendini öldürmek isteyebilirdi, değil mi?

Burcu, Oya'ya baktıktan sonra, çantasından bir bilgisayar çıkarıp onu Mila'nın görüntülerinin yayınlanması için kullanılan bilgisayarın üstüne koydu. Biraz sonra Pelin'in elindeki telefon bu bilgisayara bağlanacaktı.


Oya çocukları, tren yapma zamanının geldiği bahanesiyle arka bahçeye yolladı.

Pelin'le Merve tartışmaya devam ediyorlardı. Pelin pencerenin kenarına yaklaştı. Burcu ile işaretleştiler. Merve odadan çıkmak istedi ama Pelin onu engelledi, konuşmaları daha bitmemişti.

O sırada Edip de Merve'nin evine geldi.

Pelin yukarıda Merve'ye geçen gece nerede olduğunu, neden herkese mesaj gönderdiğini sordu. Pelin'in elindeki telefon ve Burcu'daki bilgisayar aracılığıyla o anda bu konuşma bahçede görüntülü olarak yayınlanıyordu.


Tam o anda Edip Merve ile Pelin'in yanına vardı. Pelin'e Merve'yi neden sıkıştırdığını sordu. Neyin peşinde olduklarını bilmiyordu ama Merve o gece sabaha kadar kendisinin yanında idi.

Edip bunların bahçedeki konuklar tarafından duyulduğunu bilmiyordu tabii. Merve'nin geçen gece bekar bir erkeğin evinde kaldığı haberini davetlilerin hepsi duymuştu. Büyük bir şaşkınlık içindeydiler.

Merve aşağıya baktı ve konuşmaları herkesin duyduğunu anladı.


Merve şimdi Oya'nın geçmişte düştüğü duruma düşmüştü. O zamanlar Oya herkese suçsuz olduğuna inanmaları için yalvarmış ama kimse onu dinlememişti. Merve Edip'in evinde uyuyup kalmıştı ama onunla arasında bir şey yoktu. Fakat acaba insanlar buna inanacaklar mıydı?

O anda,slayt gösterisinin yayınlandığı pano Oya'nın üstüne düşecek gibi oldu. Serhan hemen fırlayıp onu kenara çekerek kurtardı.

Merve ikisine bakarken aralarında bir şey olduğunu anlamaya başladı. Geçmişteki bazı olayları düşündü. Onları tanıştırdığı günü, Oya'nın evindeki bir yemekte Serhan'ın çok sevdiği ayvalı kereviz yemeğinin de olduğunu, Oya'nın Serhan hakkında söylediklerini ilgiyle dinlediği bir günü, kocasının evi terk ettiği dönemde bir akşam ona gelen Oya'nın Serhan'ı evde görünce nasıl suskunlaştığını ve şaşırdığını, Serhan'a ayrılmayı istemesinin Oya ile ilgili olup olmadığını sorması üzerine nasıl irkildiğini hatırladı. Sonra kocasını ilaçla uyuttuğu gece eve ilk giren kişinin Oya olduğunu düşündü. Ve sonunda emin oldu: Serhan'ın hayatındaki kadın Oya idi.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.

İkizler Burcu Kadını - Yengeç Burcu Erkeği İlişkisi

İkizler ve Yengeç  ilişkisinde  birtakım dalgalanmalar ve pürüzler olabilir ama özellikle İkizler burcu kadını - Yengeç burcu erkeği ber...