2 Şubat 2019 Cumartesi

Zihnimde Hala Yazılmamış Cümleler Var


Tam olarak böyle, evet, zihnimde hala yazılmamış cümleler var ve bazen "Bugün hangi birini yazsam, hangi konuyu seçsem, hangilerini birbirine, hangilerini başka bir şeye bağlasam?" diye düşünürken içime fenalıklar geliyor.



















İşin kötüsü şu ki bu cümleler bitmeyecek, her gün aralarına yenileri eklenecek ve onlar bir önceki günden kalanlarla birleşip büyüyecek, bu hep böyle devam edecek ve bir gün hepsi birden kocaman bir çığ olup üstüme düşecek. Herhalde...

Makale yazarlığı ve içerik editörlüğü yapıyorum ben, bu işler zihninizdeki cümleleri çoğaltıyor. Konuları, fikirleri, sözcükleri ve bilgileri de. "Zihnimde hala yazılmamış cümleler var" durumu herkesin söyleyebileceği, herkes için geçerli olabilecek bir durum ama araştırma, düşünme ve yazma esaslı işler yaparsanız cümlelerin sayısı daha fazla oluyor sanırım.

Okumayı, öğrendiğimden beri severim, çok severim hem de. Bu durum doğuştan gelen ve zamanla gelişen bir yazma yeteneği ve hevesiyle birleşince insan bir çok şeyi yazmak istiyor ve her şeyi yazabileceğini hissediyor. Her şeyi yazabilirim sanki, evet.

Bunu  "Çok iyi yazarım, ne iş olsa yazarım, en iyi ben yazarım" olarak anlamayın rica ederim. Yazılması beni aşacak sürüyle konu var dünyada, daha iyi yazabileceğim veya berbat edeceğim, iyi anlatamayacağım konular var elbette, tonla var, olmaz mı?

Demek istediğim şey etrafımda gördüğüm her şeyin kafamda yazı konusu haline geldiği. Şu anda sağa sola bakıyorum mesela ve şunu görüyorum: Kitaplığımdaki kitaplardan biri veya bir kerede hepsi hakkında, salonun, altını sildiğim için bir kenarda kıvrılmış duran halısı hakkında, sol tarafımdaki tepsinin içindeki boş kahve fincanı hakkında, koltukların deseni hakkında yazı yazabilirim.

Dışarıya çıktığım, bir yerde oturduğum veya dolaştığım zamanlar için de geçerli bu durum: Kediler, köpekler, çocuklar, inşaatlar, salıncaklar, mağazaların önlerindeki kaldırımlara serilmiş eşyalar, yanımdan geçen arabanın kendisi, plakası, arka camındaki yazı veya rengi ya da dikiz aynasındaki tozlar, bir kasabın vitrini, bir kafeteryanın sandalyeleri hakkında yazabilirim. Bir çocuğun ağlaması, bir çiftin tartışması, bankta oturan iki genç kız ve onlara ısrarla baka baka geçen çöp toplayıcısı genç hakkında yazabilirim - geçenlerde böyle bir şey gördüm de. Bir kadının mantosunun sırt kısmındaki lüzumsuz, kocaman fiyonk hakkında da - bunu gördüğüm çok uzun zaman oldu ama fiyonk o kadar gereksiz duruyordu ki unutamadım.

Sizin zihniniz ne durumda? Yazılmamış, söze dökülmemiş neler var depolarınızda? Olumsuz düşünceler ile boğuşuyorsanız uyarmak isterim; bunlar sanki birbirlerinden doğuyorlar, doğum üstüne doğum, kısa zamanda başlangıçta olduklarından çok daha büyük bir yığına dönüşebiliyorlar. Onları dağıtmak için yöntemler düşünün ve araştırın derim, bu kolay olmayabilir ama yığıldıkları zaman daha da zor olacak. "Sen hayatında bunu her zaman kolayca başarabildin mi?" diye sorduğunuzu varsayıyor ve cevap veriyorum: Hayır. Ama bu gerekli olduğu gerçeğini değiştirmez, bu yüzden elinizden geleni yapın. Yürüyüş yapmaya başlayın mesela - çok işe yaradığı tecrübeyle sabittir.

4 yorum:

  1. Çok güzel anlatmışsınız 👏🏻
    Bir kere yazmaya başlayınca hep yazmak her şeyi yazmak istiyor insan
    Bu bende de var gördüğüm her şeyi kaleme almak ve paylaşmak arzusu
    Sevgiler 💞💞💞

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Aynı fikirdeyim, başladı mı kaptırıyor insan. Sevgiler bizden. =)

      Sil
  2. Benim de zihnimde hala yazilmamis cok cümle var ama acelem de yok toparladikca yaziyorum 😄

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aceleye gerek yok zaten, nasılsa hepsini yazıp bitirmemiz mümkün değil. = )

      Sil

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.

Yattığınız Yerden Yapabileceğiniz 11 Egzersiz Hareketi

Hoş geldiniz sayın ziyaretçi. Bu Bir Derya Soygül yazısıdır; onu belirtmek istiyorum öncelikle. Kendisi daha çok spor, sağlık ve beslenm...