sevgili Google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgili Google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2016 Perşembe

Sevgili Google; Seninle Filipinli Bakıcı Meselesi Hakkında...


Sevgili Google; seninle Filipinli bakıcı meselesi hakkında konuşmak istiyorum. Bu bir mesele artık, Filipinli bakıcı arıyorum ilanları fink atıyor sağda solda, insanlar Filipinli bakıcı fiyatları hakkında araştırma yapıyorlar - ki ben de yaptım; ücretleri 1.200 $ civarından başlıyormuş. Yatılı olarak çalışmaları halinde bu fiyat 1.500 $'a kadar çıkıyormuş - bazen bunun da üstüne.

Sen bir şeyler biliyor musun bu konuda, neden Filipinli bakıcı aranıyor böyle cayır cayır? Çok iyi İngilizce biliyormuş birçoğu diyorlar, ondan mı dersin? Çocuğunun küçük yaşta İngilizce öğrenmeye başlamasını isteyenler için bulunmaz nimet. Bir de çok çalışkan oldukları ve lezzetli Uzak Doğu yemekleri yapabildikleri söyleniyor. Bu yemekleri temiz bir şekilde yapıyorlarmış üstelik, bu da çok önemli.

21 Haziran 2015 Pazar

2 Aydır Güncellenmeyen Bir Blog Sitesinin Hazin Duyguları

Sevgili blog sahibi;

Ben sana ne yaptım da sen neredeyse 2 aydır bana yazı eklemiyorsun? 1 yazıcık yahu, eline mi yapışır? Hayır, beni açtın, içime bir sürü şeyler yazdın, heveslendirdin, şimdi sen sırtını dönünce benim neler hissedeceğim hiç aklına gelmiyor mu? Binkelam seni çok oyalıyor olabilir, başka blogların da var anladık, sosyal medya platformlarında tanıtım yapmak bir sürü zamanını alıyor tamam, müşterilerinin yazıları var bi de, peki; ama sence bunlar 2 ay bana uğramamak için mazeret olabilir mi? Benim Bir Kız Bir Ana diye bir bloğum vardı, şimdi ne yapıyordur, ne yeyip içiyordur diye düşünmez mi insan hiç?

28 Aralık 2014 Pazar

Sevgili Google; Seninle 2015 Seo Tahminleri Konusunu...


Sevgili Google; seninle 2015 seo tahminleri konusunu konuşalım istiyorum. Tahmin eden edene, hatta ben de muhtelif tahminleri bir araya getirerek '2015 seo falı' diye bir yazı yazdım ama senden ses çıktığı yok. Gerçi tahminler senin nasıl davranacağın, nelere önem vereceğin, ne tip sitelere daha iyi davranacağınla falan ilgili ama bizzat ortaya çıkıp bir şeyler söyleseydin iyiydi. 3 - 5 SEO taktiği versen de sebeplensek fena mı olur?

8 Aralık 2014 Pazartesi

Sevgili Google, Sana Soruyorum; Pagerank Kalktı Mı?



Sevgili Google; internet alemi 'Pagerank bitti mi?' tarzı sorularla çalkalanıyor yine. 'Yine' diyorum, çünkü konuyu araştırırken geçmiş yıllarda da böyle muhabbetler olduğunu fark ettim. Sen ne diyorsun, Pagerank kalktı mı? Mail adresimi biliyorsun, net bir cevap vermeni saygılarımla rica ederim. Şimdiden teşekkürler, gerçekten çok nazik bir arama motorusun.

Evet şekerim; 'Pagerank artık kullanılmayacak' diyenler var. Yine...Hayır, benim zoruma giden şu ki sen benim sevgili biricik kıymetli siteme Pagerank değeri vermeden Pagerank'ı nasıl kaldırırsın, ayıp değil mi? Ben ilerleyen zamanlarda nur topu gibi Pagerank'larım olacağını hayal ediyordum halbuse. Aşk olsun. = (

13 Ekim 2014 Pazartesi

Wordpress 4.0 Ortam Ekle Butonu Çalışmıyor...du (:


Sevgili Google; yani, inanmıycaksın, ben de inanamıyorum aslında, 'Wordpress 4.0 ortam ekle butonu çalışmıyor' konulu sorunu bütün cesaretimi toplayarak hallettim. Ben hallettim evet, kendimle gurur duyuyorum. Bu konulardaki yetersizliğimi, kendimi ne kadar beğenmediğimi ve küçümsediğimi bilirsin, bi damlacık bir şey becerince koltuklarım kabarıyor. 

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Sevgili Google; Seni Sitesine H1 Tagı Eklemeyi Beceremeyen Dangalak Bir Makale Yazarı İle...


Sevgili Google; seni sitesine H1 tagı eklemeyi beceremeyen dangalak bir makale yazarı ile tanıştırmak istiyorum ki o benim. Hilal ben, memnun oldum, nasılsın? Ben de iyiyim teşekkür ederim, bi tek işte; şu H1 meselesi yine içime dert oldu yine. Ciğerim yanıyor...diycem ama o kadar da değil tabii fakat yaptığım her seo analizinde 'H1 tagını eklememişsin yine, seni senii!' diyor biri bana sanki, sinir oluyorum kendisine. =(

Şimdik billiyorsun heading tagı her siteye lazım olan çok iyi bi şey ama ben galiba 2.5 yıldır falan özgün makale yazarlığı yapmama ve 9-10 aydır da kendi sitemi geliştirmeye çalışmama rağmen bunun her siteye lazım olan çok iyi bi şey olduğu dışında konudan bi şey anlamış değilim. Evet, çok fazla 'bi şey' yazmış oldum üst üste, görüyorum, kör değilim ama konumuz bu değil şimdi, saptırma rica ederim. =(

22 Haziran 2014 Pazar

Sevgili Google; Seninle Rüya Tabirleri ve Bunları Özgünleştirmek Hakkında...


Sevgili Google; seninle rüya tabirleri ve bunları özgünleştirmek hakkında konuşmak istiyorum. Siteme arada bir rüya tabiri ekliyorum ve iyi mi ediyorum vallahi emin değilim. Bir yandan iyi ediyor gibiyim zira özenle yazdığım tabirler ziyaretçi getiriyor. Bir yandan şöyle bir sorun var; tabirler genelde beter bir Türkçeyle yazılmış oluyor, aynı cümleler tekrar tekrar geçiyor ve bunları düzgün bir hale getirmeye çalışmak beni yoruyor. Bir de hem dini, hem psikolojik yönden yazmaya başladım; o da ayrı bi yorucu. Bi de; bu dini yorumların büyük kısmının tee eski zamanların hayat şartlarına dayanarak oluşturuldukları çok belli. Cariyeler falan dört dönüyor ortada. Hatta sırf bu sebeple bazı şeyleri atlıyorum, çok alakasız olacakmış gibi geliyor. Bir de bazı cümleleri yumuşatmaya çalışıyorum; kötü bir şey çok kendinden emin bir ifadeyle yazılmış olabiliyor, o da bana ters. Yoruluyorum anlayacağın. Ama madem kategoriyi açtık, yazıcaz arada bir.

4 Şubat 2014 Salı

Sevgili Google; Sen De İnsana Hiç Yardımcı Olmuyorsun

Hayır; yalansa 'yalan' de sevgili Google. Senin yardımsever bir arama motoru olarak bana biraz daha destek olman gerekmiyor mu? Demiyorsun ki 'bu kadın üstlendiği şeylerin hangi birine yetişsin, bir elinden tutayım şunun.' Buyur, blog Hürriyet Bumerang tarafından da onaylandı şimdi (teşekkür ederim), burayı da boşlayamam artık, ne halt edicem ben? Gerçi 'platin üye' olmadığın sürece Bumerang'ın pek bir işe yaradığı yokmuş galiba. Amaan, bakarız, olmadı iptal ederiz.

'Özgün makale yazarlığı işinden vazgeç' deme hiç, oradan para kazanıyorum, geçemem. O kadarını kendim de akıl edebilirim ayrıca. Benim senden beklediğim yardım; bu bloğa haftada 1-2 yazı ekleyebilirsin mesela. Bir de tabii; yazılar seo uyumlu olsun, imla kurallarına uygun olsun, özel isimlerin baş harfi büyük olsun, 'dahi' ekleriyle soru ekleri ayrı yazılsın vs. Atla deve değil yani; ama bunları yapamayan makale yazarları da çok gördüm ben.

7 Aralık 2013 Cumartesi

Sevgili Google; Seninle Yalnız Yaşamak Hakkında

   

 Sevgili Google; seninle yalnız yaşamak konusunda konuşmak istiyorum, bir yandan beni dinlerken bir yandan da bir kahve içmek ister misin? İstiyorsan bana da bir kahve yapıver lütfen, ben de içerim. Sağ ol, gerçekten. Bir arama motoru devi olarak bilinmene karşın bu kadar mütevazı olabilmen beni çok etkiliyor. Şimdik değerli Google; bu yalnız yaşama şeysi bana çok kötü gelmedi. Eğer iyice yaşlanınca bu vesileyle kafamı o taştan bu taşa vuracağımı düşünenler haklıysa bittim; değilse ben bu hayat şeklinin altından kalkarım, üstelik de zevkle. Sana şunu anlatabilmek istiyorum ama anlayabilir misin bilemiyorum: Bağımsızlığın bağımlılık yapan bir tarafı var, tek yaşadıkça tek yaşayası geliyor insanın. Çok rahat tarafları var yahu, bildiğin gibi değil. Ama fakat lakin...insanın mutlaka ve mutlaka kendisini meşgul edecek bir uğraşı olacak; makale yazarlığı gibi işte mesela. Havanın soğuk olduğu aylar dışında haftada üç gün pazar tezgahı, bunun yanında sürekli olarak özgün makale yazarlığı; bunlar beni şahane bir şekilde oyalıyor. Gelirim de artıyor ayrıca. Ben sıkıntım yok demiyorum Google'cığım; vardır mutlaka ama ben sıkıntılarımı düşünmeye zaman bulamıyorum. Bu, var ya; şahane bir şey. Bunun için teşekkürler Tanrı'm, gerçekten, bütün samimiyetimle.


4 Kasım 2013 Pazartesi

Sevgili Google; Seninle Bir Daha Başını Açıp da Kirlenmemek Hakkında...

   
 Sevgili Google; seninle 'bir daha başını açıp da kirlenmemek' felsefesi hakkında konuşmak istiyorum. Canımızdan aziz milletvekillerimizden birinin böyle bir laf ettiğini duydum ve Allah seni inandırsın hiç şaşırmadım. İstisnalar dışında elbette;erkek ve kadın  milletvekillerimizin tam bir tencere kapak şeysiyle birbirini bulduğunu ve son derecede uyumlu bir bütünlük sergilediklerini düşünüyorum. Yalnız; bu lafı eden bayan benim vekilim falan değil ve de olamaz. Onun bir milletvekili olmasını eşşek gibi de hazmetmek durumundayım ama bir sözüyle canımı kurtarabilecek olsa o kafayla benim hayatıma müdahale etmesini istemem. Her ne demek istemiş olursa olsun; ister böyle bir cümlenin akla getirdiği şeyi, ister başka bir şeyi kastetmiş olsun kendisi benim için matah bir kadın modeli değildir. Ben de onun için değilimdir, olmak da istemem.

                                                           

23 Ekim 2013 Çarşamba

Sevgili Google; Seninle Küçük Kızlar Ve Onların Kızgın Babaları Hakkında...

                                                                       

 Sevgili Google; seninle küçük kızlar ve onların kızgın babaları hakkında konuşmak istiyorum bugün. Bilmem konu ilgini çeker mi, açıkçası çok da umurumda değil. Ne zamandır yazıcam ben sana bunu, fakat araya bir şeyler girdi bugüne kaldı. Bloğuma da yazamadım o arada. Halbuse durmaksızın içerik girerek önce ülke, sonra dünya, en sonra da evren çapında bir blog yazarı olarak paraya para dememeyi...Şaka şaka; yazdıklarım okunsun isterim, kazanç getirsin de isterim tabii ama bu işlerin o kadar kolay olmadığının ve ciddi bir emek istediğinin farkındayım. 

10 Ekim 2013 Perşembe

Dünyanın En Mutlu İnsanı

                                                     

 Sevgili Google; mektubuma başlarken şunu söylemek isterim ki yazının tepesine koyduğum bu pişmiş kelle gibi sırıtan sarı sıfat dünyanın en mutlu insanı değil, bu şekilde sırıtan herkesin mutluluktan çatlamadığını ikimiz de biliyoruz. Yani ben biliyorum, senin de bildiğini varsayıyorum. Mutlu olmak, Google'cığım şekerim; neredeyse anlık bir şey. İyi olmak, kendini iyi hissetmek sıklıkla olabiliyor da mutlu hissetmek öyle değil. O çok tuhaf bi şey, nasıl biliyor musun; bazen bir an için derin bir iç çekip o anda ne kadar mutlu olduğumu düşünüyorum ama bakacak olursan ortada bunun için dişe dokunur bi sebep yok. Dişe dokunur sebep derken; çarşaf çarşaf liste verirler ya şu mutluluk sebebidir, bu mutluluk vesilesidir, mutlu olmak arnavut kaldırımlı dar sokaklardaki az katlı sempatik evlere bakarken hayatın ne kadar şey bi şey olduğunun farkına varmaktır, bir bebeğin gülüşünde saklıdır, sevgilinin tek bir yan bakışıdır, nehtaplı bir gecede kayan bir yıldıza bakarak dilek tutmaktır, yavru kedini kucağına alarak film izlemektir, çekirdek çitleyerek uzak ufuklara bakmaktır, blablabla....klasiklerin hiç biri yok ortada ben bir an için mutluluktan 'şak!' diye düşüp bayılacağımı zannediyorum, dünyanın en mutlu insanı benmişim gibi...sonra geçiyor, hemen geçiyor, çok çabuk, ama o bir an için şahane bir şey, açıklaması yok. 'Niye mutlusun?' / 'Yaa ne bileyim, mutluyum işte'; öyle bir şey.

                                                                                           

5 Ekim 2013 Cumartesi

Sevgili Google; Ölümü Gör Bi Bak Buraya!


   Sevgili Google; bugün sana mektup yazmak hesapta yoktu ama dün bi şey oldu onu sana anlatmam lazım, yoksa unuturum. Sen bilmezsin ben izah edeyim; makale yazarlığı böyle bir şey, bir tarafın bir sürü konuda bölük pörçük bilgiler edinip donanım kazanırken öteki tarafında bi tuhaf dalgınlık hali başlıyor. Veya bende böyle bir etki yapıyor. ='( Bir yandan da şu var; nerede ne görsem kafamın içinde onun hakkında yazı yazıyorum. Bu bende her zaman biraz vardı, bu işle beraber tavan yaptı.Bir aralar birkaç sözlüğe üye olup yazdığım zaman da böyleydim. Nereye, neye baksa para gören, kazanç hesaplayan insanlar vardır ya, onun başka türlüsü; neye baksan o şeyi yazıya nasıl dökeceğini düşünüyorsun otomatikman. Kafamda bir konu daha var bak, bir kenara not etmezsem onu da unutucam. Ne diycem Google'cığım; bir makale yazarı olarak gördüğüm, tanık olduğum şeyler hakkında bir destan yazsam da gelecek kuşaklara bıraksam mı? Amaan, ne bırakıcam, vakit mi var zaten?

                                                                                         

1 Ekim 2013 Salı

Sevgili Google; Seninle Birtakım Enteresan Web Siteleri Hakkında...




 Sevgili Google; seninle birtakım enteresan web siteleri hakkında konuşmak istiyorum. Bunlar yüzünden 'sayın muhbir vatandaş' gibi bi şey olup çıkıcam zaten. Fakat şunu da belirtmek isterim ki komşularımın hepsi 'her yer Taksim, her yer direniş!' şeysi çerçevesinde tencere tava çalmış olsaydı da konu açıp onları şikayet etmezdim. Talimat başbakanımızın bazılarımıza mübarek gelen (bana değil) ağzından da çıkmış olsa bunu yapmazdım. 

30 Eylül 2013 Pazartesi

Ayşegül Makale Yazarlığı

                             

Orijinal adı Martine, ülkemizdeki adı Ayşegül olan bir kızın maceralarının anlatıldığı ünlü çocuk kitapları serisine katkı yapmaya karar verdim sevgili Google; benim kitabın adı Ayşegül Makale Yazarlığı olacak. Ayşegül Küçük Anne, Ayşegül Kayıp Köpek, Ayşegül Bebek Bakıcısı gibi hikayelerin bulunduğu ortama muhteşem eserimle bööle daha entelektüel, daha  'internetten para kazanma yolları' tadında bir hava getirebileceğimi umuyorum. Gerçi kitabın adı Ayşegül Makale Yazarı da olabilirmiş. Neyse...

 Ne diycem sana değerli Google; yaa, sen ortamdaki enteresan yapılanmanın farkında mısın acaba? Sana bir örnek vereyim bak: Mesela bloğumuz veya web sitemiz için 'Türk kahvesinin suyu cezveye nasıl koyulur?' diye bir konu açıyoruz. Bu konuda araştırma yapan şirin bir internet kullanıcısı...bunu da kim araştıracaksa artık, neyse, konu konudur...tıklıyor kullanıcımız bizim başlığa; ve şöyle bir manzarayla karşılıyor: 'Türk kahvesinin suyu cezveye nasıl koyulur?' aramasıyla ilgili konular aşağıda listelenmiştir. Ancak bu başlıkla ilgili konuyu tam olarak bulamadıysanız (burada 'bu başlık' demiyoruz; konu ismini olduğu gibi tekrar yazıyoruz bi de üstelik) buraya tıklayıp (bu noktada tıklanacak bir link veriyoruz) bize detaylı bilgi yazarsanız konumuz edtörlerimizce cevaplanıp mail adresimizde ve sitemizde; blablabla...Bu kadar...Evet, hepsi bu; vaat edilen konuyla ilgili başka hiçbir ifade yok.

27 Eylül 2013 Cuma

Sevgili Google; Senin Patron Kendine Sevgili Yapmış?


Sevgili Google; senin patronun kendine sevgili yaptığı konuşuluyor alemlerde bugünlerde. Bu konuda ne düşündüğnü bilmiyorum ama ben şerbetliyim, 48 yıllık ömrümde 4.8 milyon kere falan eşi ve bilmemkaç çocuğunun annesi olan x'i bırakıp sevgilisiyle beraber yaşamaya başlayan erkek haberi okumuşumdur. Bu modeller arasında bir araştırma yapmak istersen İsviçreli bilim adamları veya başka bir ekiple beraber Türkiye veya başka bir Müslüman nüfus ağırlıklı ülkeye gelebilirsin, buralarda karısını aldatmayanı dövüyolar, o derece. İşin ilginç yanı zinanın Müslümanlıkta fena halde günah olması. Büyük günahlara ödül verildiği yolunda bir yanlış anlama falan söz konusu olabilir, bilemiyorum.

26 Eylül 2013 Perşembe

Sevgili Google; Seninle Makale Yazarlığı Hakkında...


Sevgili Google; seninle makale yazarlığı hakkında konuşmak istiyorum. Bu arada, demin markete giderken gördüğümüz arabanın üstündeki yazıyı yazan adamın makale yazarı olamayacağını bilmem sen de fark ettin mi? Titiz bi müşteri olsa, var ya; arabaya yazdığı yazıya bakar daha baştan azleder vatandaşı. 'Belki birgün sende seversin' yazmış, olacak iş mi? Oradaki 'de' ekinin ayrı yazılması gerekiyor...da, banane bi yerde. Değerli Google; sence de bu iş beni manyaklaştırıyor mu? Yakında üstündeki yazının 'dahi' anlamındaki 'de, da' ekleri ayrı yazılmamış veya soru cümlelerinin sonuna soru işareti koyulmamış arabalara bombalı saldırı düzenlemeye falan kalkar mıyım? Kalkmam, de mi? Heh, iyi bari.

25 Eylül 2013 Çarşamba

Makale Yazarlığı Ve Rekabet Meseleleri


 
 Makale yazarlığı aldı başını gidiyor Sevgili Google; kendimi durduramıyorum, hiçbi şeyi durduramıyorum, hem yoruluyorum hem de eğleniyorum, gelirime de katkısı oluyor, durum fena değil yani. Senden n'aber?

Yer yer sinir bir piyasa yalnız. Üye olduğum bir forumda muhtemelen genç biri bir şey yapmaya heveslenip başlık açmış mesela, bir sürü kişi üstüne çullanmış, böyle şeyler beni ayar ediyor. Arkadaş; heveslenmiş, bırak denesin işte. Belki şahane bir şekilde yapacak o işi, belki eline yüzüne bulaştıracak ama bırak, bozma şeysini, sana ne? Aslını istersen makale yazarlığına giren insanların temiz yarısı bu işi kolay bir kazanç sağlama yolu zanneden ve becerip beceremeyeceğini fazla düşünmeden girişen insanlar. Çoğu da beceremiyor sanırım. Fakat rekabet uğruna başkalarının hevesini kıran insanlara sıcak bakamıyorum. İşi iyi yapamayan insan aynı kişilerden tekrar iş alamayacak zaten, piyasası küçülecek, umduğunu bulamayacak vs; bırak sürecini kendi yaşasın. Yok, ille saldırılacak, hataları bulunacak, umudu kırılacak, bilmemne. Öf! =(



13 Eylül 2013 Cuma

Kayısının Faydaları ve Her Yer Taksim!

                                     

 Aslında ben geçen akşam oturup yazılarımı yazacaktım. Başlamıştım da zaten 'Kayısının Faydaları' diye bir şeye. Bazı arkadaşlarımın Ahmet Atakan için yapılacak bir yürüyüşe katılacağını biliyordum ama benim pek niyetim yoktu. Majesteleri Birinci Nehir Hanım'ı da alıp tatile çıkmama şurda kaç gün kalmış, aklımdaki işleri  bitirmem lazım. Çıkıp sigara almaya niyetlendiğim sırada yürüyüşçülerin seslerini duydum. Pencereden baktım, birkaç dakika düşündüm sonra dayanamadım. Giyinip fırladım, aralarına katıldım hemen. Caddenin sonuna kadar gittim sadece ama olsun. İçim rahat etti. Camdan baktığımda en önde yürüyenleri görmüştüm; Ahmet'in bir resmini iki ucundan tutmuşlar. Bir an için düşündüm ki çocuk bana yukarıdan bakıyor ve diyor ki; 'ben yirmiüçüncü yaşımı göremiycem, sen çıkıp 2 adım yürümüyorsun benim için, aşk olsun. Neymiş: kayısının faydalarıymış. Kayısının faydaları benim hiç bi işime yaramaz artık, öldüm ben.' Valla...böyle şeyler düşündüm, bi tuhaf oldum.

10 Eylül 2013 Salı

Değerli Google;


     
 Öncelikle sana 'Hazır Makale Satışları Şeysi' konumu birilerinin gözüne çarpıttırdığın...çarptığın...çatpırdığın....amaan, neyse işte; o başlıklı konumun insanlara görünmesini sağlayarak bana sosyal medya konulu makalelerimi alacak bir müşteri gönderdiğin için teşekkür ederim. Gerçi bi kısmı kalsa iyiydi, her kategorideki hazır makalelerimde bir gün kısmet olursa açacağım web sitesine koyacak yazılar kalsın istiyorum. O günler gelirse satıştan kaldırıcam onların bir kısmını. Neyse, ben yine yazarım: Viral pazarlama, sosyal medyada görsel etkileşim, Linkedin üniversite sayfaları, etkin Twitter kullanımı, Facebook'ta marka yönetimi makaleleri falan elimin kiri artık, alıştım o tarzda yazmaya, zorlanmıyorum. (:

Ayrıca, değerli Google; bazen bünyene aldığın yazılarla aynı fikirde olup olmadığını merak ediyorum. 20'li yaşlarda bir kızın göz kenarı kırışıklıkları için krem kullanması lazım mı sence de mesela, yoksa 'yok devenin bale pabucu' mu? Bence yok devenin bale pabucu...İyi ki bi göz altı kremi yaptın, elinden gelse dişi kedilere de satmaya çalışıcan. Sana demiyorum bunu Sevgili Google.