22 Nisan 2018 Pazar

Ufak Tefek Cinayetler 25. Bölüm: Planımı Yaptım, Gümbür Gümbür Geliyorum!



Ufak Tefek Cinayetler dizisinin 24. bölümü Merve'nin, Mila'nın doğum günü partisi sırasında Oya ile Serhan arasında bir aşk ilişkisi olduğundan emin olması olayıyla sona ermişti. Bu arada Merve'nin yatak odasında Pelin'le yaptığı konuşma bahçede barkovizyon perdesinde yayınlanmış, herkes onun geçen geceyi Edip'in evinde geçirdiğini öğrenmişti. Ufak Tefek Cinayetler 25. bölüm başlarken Edip de aşağıya indi. Ayşe, Merve'ye ne olduğunu sorunca Merve çok kısa bir süre sessiz kaldı. Sonra emlakçı Nihal'e doğru baktı ve o anda, durumunu düzeltmek için ne yapabileceğini buldu.



Nihal evliydi, eşi de yanındaydı. Ve Merve kısa bir süre önce onu kafenin bahçesinde Edip'le gülüşerek sohbet ederken görmüştü. O sohbetin konusu Sarmaşık'ta Edip için bir ev bulunmasıydı ama bunu bilmiyordu, bilse de fark etmezdi. Saniyeler içinde, kendini kurtarmak için onları feda etmeye karar verdi.

Perşembe akşamı Edip'de olmasının sebebi Edip'in bir aşk ilişkisi hakkında konuşmak, ona öğüt vermekmiş gibi davrandı. Aileler, yuvalar söz konusu olduğu için şimdi bu konuda konuşamayacağını, aşkın her şeyi affedeceğini falan söyledi. O, arkadaşlarının sırlarını asla açık etmezdi. Bunları söylerken hep Nihal'e bakıyordu. Böylece herkesin konunun onunla ilgili olduğunu düşünmesini sağladı. O gece Edip'in evinde olduğunu zannedenler de oldu.


Nihal'in kocası Selim, Edip'in ortada bir yanlış anlaşılma olduğu yolundaki sözlerine kulak vermedi ve ona bir yumruk atıp havuza düşürdü. Bunun ardından Merve, parti mahvolduğuna göre herkesi uğurlayabileceğini söyledi. Oya şaşkın ve gergindi, ama Edip Merve'nin ne yapmak istediğini anlamıştı. Bu durum onu eğlendirmiş gibiydi, gülüyordu.


O gece Oya Serhan'ın evinde kaldı. Sabahleyin Serhan o gün beraber yemek yemeyi teklif etti, hatta yemeği kendisi yapabilirdi, özel bir tarifi vardı. Oya çok işi olduğunu söyledi, ama akşam yine onun yanına gelebilirdi. Serhan ona hastalarından birinin kocasından almış olduğu iş teklifi hakkında ne düşündüğünü de sordu. Adam Oya'ya bir hastanenin jinekoloji bölümünü yönetmesini teklif etmişti. Oya henüz bu konuda karar vermediğini, düşündüğünü söyledi. Bir süre sohbet ettikten sonra evden çıktılar.


Otoparkta neşe içinde yürürlerken, sarılıp öpüşerek ayrılırlarken Merve de oradaydı, gizlice ikisini izliyordu. Oya uzaklaşırken Serhan ona seslenip kazadan beladan uzak durmasını söyledi. Oya geri döndü, tekrar sarıldılar. Merve bunların hepsini izliyor, ne kadar yakın ve mutlu olduklarını görüyor, bilendikçe bileniyordu. Serhan uzaklaşınca arabasını çalıştırdı ve hızla Oya'nın üstüne doğru sürdü. Çarpmasına çok az kalmışken motosikletini otoparka park etmiş olan müzisyen Burak Oya'yı görüp ona seslendi. Oya ona doğru yön değiştirince Merve düşündüğü şeyi yapamadı.

Burak'ın çalıştığı stüdyo da o binadaydı. Oya'ya birlikte stüdyoya gitmeyi teklif etti. Orada gitar çalıp şarkı söylerken onun lise dönemindeki halini hatırladı. Sonra gitarı Oya'ya uzatıp biraz da onun çalmasını istedi. Oya itiraz etti, çok uzun zamandır eline gitar almamıştı. Burak, onu teşvik ederken, yine lise yıllarına geri döndü. O yıllarda bir gün Merve lise orkestrasının bir provası sırasında Levent Yüksel'in "Med Cezir" isimli şarkısını söylerken Oya parçanın bir yerini doğru çalamamış, Merve  ona söylenmişti. Burak da Oya'ya gitarı çalarken notaları değil hislerini, kendisini mutlu eden şeyleri düşünmesini öğütlemişti.


Daha sonra Oya gitar çalarak aynı şarkıyı söylemeye başladı. Burak'ın lise yıllarında söylediği şeyi yapıyordu şimdi.  Burak onun gençliğini hatırlarken, o da Serhan'a olan hislerini, aşkını düşünüyordu. Bitirdiği zaman Burak onu tebrik etti. Oya gitar çalmayı çok özlemiş olduğunu söyledi. Bu arada işe de geç kalmıştı, artık gitmesi gerekiyordu.


Burak, çaldığı gitarı ona vermek istiyordu. Oya'nın bu kadar zaman boyunca bir kere bile gitar çalmamış olması normaldi, 96'daki olaydan sonra çok kötü olmuştu. Ama belki artık bunu yeniden deneyebilirdi.

İkisi ayrılmadan önce Burak Oya'ya onun her zaman diğer 3 kızdan farklı olduğunu söyledi. Yine kendi bilirdi, onun işine karışmak istemezdi ama Oya kendine dikkat etse, onlardan uzak dursa iyi olurdu.

Oya elinde gitarla kliniğe gittiğinde İlhan rüyasında onu ölmüş olarak gördüğünü söyledi. Oya bugünlerde kendine dikkat etmeliydi. Böylece genç kadın kısa sürede 2 kere böyle bir uyarı almış oldu.


Merve cezaevine, hapiste olan abisini ziyarete gitti. Serhan'ın şirketinde çalışıp müşterilerinin paralarını çalan abisi, hapse onun ihbarı üzerine girmişti. Merve Serhan'ın kendisini terk ettiğini söyledi. Sonra ona ailesinin sahip olduğu bir evin anahtarının nerede olduğunu sordu. Kendi anahtarını kaybetmişti, anne - babasında da yoktu. Abisine belki çekip bir yerlere gideceğini söyledi. Sakin kafayla güzel bir plan yapmaya ihtiyacı vardı. Bir şeyler planladığı belliydi ama abisine bu konuda açıklama yapmadı.

Cezaevinden çıkınca Serhan'ı arayıp eve gelmesini istedi. Bir konu hakkında konuşmaları gerekiyordu. Serhan pek istekli değildi ama Merve konunun Mila ile ilgili olduğunu söyleyince kabul etti.


Serhan eve geldiği zaman Merve ona bir süre uzaklaşacağını söyledi. Aklını toparlamak istiyordu. İtalya'ya gidecekti. Serhan'ın kendisi yokken evde kalmasını istiyordu, böylece Mila'nın düzeni bozulmayacaktı. Evde dadı kamerası olduğunu da hatırlattı. Böylece, Oya bu eve gelirse bundan haberi olacağını ima etmiş oluyordu.



Merve o sırada lisede iken yaşadıkları bir günü düşündü. O gün Oya'ya Burak'ın kendini müzik grubunun lideri zannettiğini ama ilerleyen yıllarda iyi bir müzisyen olamayacağını söylemişti. Burak ne konuştuklarını sorunca ona kendisinin ne kadar iyi müzik yaptığından ve doğal bir liderlik yeteneği olduğundan söz ettiklerini söyledi ama. Sonra Oya'yı evine davet etti. Eve gidince şahane bir cheesecake tarifi aldığını, onu deneyeceğini söyledi. Ama tarifteki malzemelerin miktarını değiştirdi, o kendi cheesecake'ini yaratmak istiyordu. İlk deneme başarısız oldu. Merve'nin hevesi kaçmıştı ama Oya ona yenisini yapabileceklerini ve onun daha güzel olacağını söyledi. Keki hazırlarken karışımın bir parçası Merve'nin yüzüne sıçrayınca malzemeleri birbirlerinin üstüne atmaya başladılar. Bir süre bu şekilde gülüp eğlendiler. Sonra kek yapmaya devam ettiler. Bu deneme başarılı olmuştu, yeni cheesecake çok güzel görünüyordu. Bu artık Merve'nin özel tarifi olmalıydı.



Oya Toksöz yatağında uyurken,  Merve Aksak kim bilir kaçıncı cheesecake'ini yapıyordu. Bir yandan da Oya'yı çeşitli biçimlerde öldürmenin hayalini kuruyordu.






Oya uyurken evine girip mutfaktaki ocağın bütün düğmelerini açtı. Yatak odasına girip onu yastıkla boğmaya çalıştı. Başka bir hayalinde ona zehirli cheesecake ikram etti. Bir diğerinde, masada çalışmakta olan Oya'ya arkadan yaklaştı ve boynuna doladığı bir eşarpla boğazını sıkmaya başladı. Oya'nın kapısını çalıp, açtığı anda karnına buz kıracağı sapladığını, pencereden itip düşürdüğünü hayal etti. Parmağını  Kek için kullandığı sosa bandırılmış parmağını emerken, kan içiyor gibi görünüyordu.


Enver ofiste yalnızken Mehmet geldi. Arzu bir kahvaltı toplantısındaydı. Mehmet bunu bilmiyormuş gibi yaptı ama aslında biliyordu. Onunla erkek erkeğe konuşmak niyetiyle gelmişti. Arzu'nun hayatında bir erkek vardı. Mehmet onun kim olduğunu bilmiyordu ama varlığından emindi. Arzu ona bir erkek arkadaşı olduğunu söylemişti. Enver bu konuda bir şey biliyor muydu acaba? Ofise gidip gelen, çiçek gönderen biri var mıydı?

Enver, Arzu'nun "Erkek arkadaşım" demesine takılıp kalmıştı. Arzu mutlaka kendisinden söz ediyordu, bundan dolayı mutlu olmuştu. Mehmet'e bu konuda bir şey söylemesinin doğru olmayacağını söyledi. O da söylene söylene çıkıp gitti. Mehmet gidince Enver sosyal medya hesaplarındaki ilişki durumunu "İlişkisi var" olarak değiştirdi.

Arzu geldiğinde Enver ona olanları anlattı. Arzu kendisinden bahsetmediğini söyleyince bozuldu.


Mehmet Taylan'a Arzu'nun bir sevgilisi olduğunu anlattı. Taylan bunu büyük bir tepkiyle karşıladı. Arzu çoluklu çocuklu, pasta  börek yapma konusundaki becerisiyle bilinen bir kadındı, bir sevgilisi olması olacak şey değildi, ona yakışmıyordu.


Taylan bunu karısıyla da konuştu. Pelin'e göre Arzu genç, yalnız bir kadındı ve hayatında bir erkek olması gayet normaldi. Mehmet'le boşanmışlardı, aşk hayatı kimseyi ilgilendirmezdi. Karı koca uzun uzun bunu konuştular, biri ölse diğerinin hayatına başka birinin girip girmeyeceğini tartıştılar.

Taylan bu işin peşini bırakmak niyetinde değildi. Arzu'nun hayatındaki erkeğin kim olduğunu öğrenmeyi çok istiyordu. Pelin'i bunun için teşvik etti. Pelin de araştıracağını söyledi.


Sitenin havuzunda, konuyu Serhan'a da açtı. Serhan da Arzu'nun tarafındaydı. O bekar bir kadındı, Mehmet yaparken iyi idi de Arzu yapınca niye sorun olsundu?

Pelin yolda Nihal'e rastladı. Kadın dertliydi, kocası evi terk etmişti ve boşanmak istiyordu. Hiçbir suçu yoktu ama kimseyi buna inandıramıyordu. Pelin ona böyle bir şeye kalkışan biri olarak daha dikkatli olması gerektiğini söyleyince iyice üzüldü. Daha fazla konuşmak istiyordu ama Pelin buna meydan vermedi.


Pelin daha sonra Arzu'ya gitti. Arzu ona Mila'nın doğum günü partisinde olanlar hakkında bir şeyler sordu. Daha sonra Pelin konuyu ona getirdi. Bir sevgilisi olduğunu duymuştu. Arzu ona biriyle bir yemek yediğini söyledi, hepsi buydu. Sohbetin sonunda Pelin bu erkeğin Enver olduğunu anladı. Arzu'yu uzun uzun sorguya çekti. Defalarca Enver'le arasında bir aşk ilişkisi olmadığını söylese de ona inanmadı.


Mehmet okula gitti. Kızıyla konuşmak istiyordu. Nilay'a annesinin hayatında birinin olduğunu söyledi. Bu çok korkunç bir şeydi, Nilay ve Ayaz kritik yaşlardaydılar, güvenleri sarsılabilirdi. Nilay babasının annesini kıskandığını anlamıştı. Ona Burcu'yu hatırlattı. Babası sevgilisini türlü biçimlerde onların hayatına dahil etmişti. Mehmet'e göre bu aynı şey değildi. Nilay ona, Burcu'yla ilişkisi yüzünden bazı şeyleri normal karşılamaya alıştıklarını söyledi.

Serhan, kızını uyuttuktan sonra Oya'yı aradı. Ona Merve'nin seyahate çıktığını söyledi. Karısı artık daha iyi biri gibi görünüyordu, sanki o da bu sonuçsuz mücadeleden yorulmuştu.




Merve evini kamerayla izliyordu. İtalya'ya gideceğini söylemişti ama ailesine ait bir evdeydi. Serhan'ın Oya ile konuştuğunu görmüştü. Hemen onu aradı. Serhan Oya'ya 1 dakika içinde yine arayacağını söyleyip telefonu kapattı ve Merve ile konuşmaya başladı. Merve, lalelerle ilgili, hemen o akşam yapılması gereken bir işten söz etti. Ondan telefonu kapatmamasını istedi, Merve onu yönlendirecek, böylece Serhan işi doğru bir şekilde yapabilecekti.

Bir süre sonra Oya Serhan'ın aramasını beklemekten sıkıldı. Kendisi onu aradı ama telefonu meşguldü.


Merve Serhan'a bir malzemeyi uzun uzun arattı. Sonra başka şeyler de yaptırdı. Böylece Oya ile Serhan o gece konuşamadılar. Merve Serhan'a ertesi gün seyahatten döneceğini söyledi. Planını hazırlamıştı ve uygulamaya geliyordu.


Edip'i Oya'nın evine giderken gören sitenin kadınları onun dedikodusunu yapmaya başladılar. Burası bir aile sitesi idi ve evli bir kadın olan Nihal'le ilişkisi olan Edip, Sigar Kulüp gibi popüler bir mekanı işletiyordu. Şimdi de doktor hanıma mı sarmıştı yoksa?


Edip bu dedikoduların farkındaydı ama pek umursamıyordu. Rastladığı 2 kadınla konuştu, insanların düşüncesizce yargılamaları yüzünden durağan hayatına renk geldiğini söyledi. Onları kulübe, özel kokteyllerini tatmaya davet etti. Elinde çiçeklerle evine girdiği zaman Oya da ona takıldı, Edip Sarmaşık'ta ünlü biri oluvermişti. Sarmaşık ona yaramamıştı. Parti basıp Merve'yi kurtarmalar, evinde ağırlamalar falan; baya bir eylem adamı olmuştu. Oya bu filmi daha önce de izlemişti ama bu seferkinde 96'da olduğu gibi baş rolleri paylaşmıyorlardı. Ama son olayla Edip ikinci defa Merve'nin iftirasına uğramış oluyordu.


Edip ona insanın aynı şeyi ikinci kere yaşadığında ilki gibi perişan olmadığını söyledi. Hatta eğleniyordu bile. Oya ona neler çevirdiğini sorunca Merve'nin dertleşmek için kendisine geldiğini, gece kalıp gittiğini söyledi. Oya onların ilişkisinin ne zaman bu duruma geldiğini de merak etmişti. Edip Merve'nin o gece Serhan'ın ilişkisi hakkında bir şeyler sorduğunu anlattı. Ama kendisi ona bu konuda bilgisi olmadığını söylemişti. Ayrıca Oya'yı uyardı, Merve o akşam hiç normal görünmüyordu. Oya bunun farkındaydı, kocasını ilaçla uyuttuğu zaman halini görmüştü. Edip'e, bu insanlardan dolayı aralarının bozulmamasına dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. Edip de onunla aynı fikirdeydi.


Sonra terasta oturup sohbete devam ettiler. Oya en çok Nihal'e üzülmüştü. Edip onun kocasıyla konuşup durumu düzelteceğini söyledi. Oya da Nihal'in Sarmaşık'taki imajının düzelmesi için uğraşmayı vaat etti.

Günümüzde, başkomiser Kemal, Sarmaşık'ta dolaşıyordu. O sırada yardımcısı Derya da kafeden çıktı. Kemal onu eve bırakmayı teklif etti. Adli Tıptan haber gelip gelmediğini konuştular. Derya bu işi halledeceğini söyledi.


Evine gittiğinde Sarmaşık'taki olayların önemli karakterlerinin fotoğraflarına bakmaya başladı. Sonra çıkıp Oya'nın yaşadığı eve gitti. Orada artık Oya'yı tanımayan genç bir çift oturuyordu.

Onlarla konuşurken yardımcısından gelen haber üzerine Adli Tıbba gitti. Görevlilerden biriyle konuşmaya başladı. Tırnak altlarındaki DNA, katille maktulün boğuşmuş olabileceğini gösteriyordu. Gerekli örnekler laboratuvara gönderilmek üzere toplanmıştı. Daha sonra görevli bir dolabı açarak ona maktulü gösterdi. Maktulün yüzünde bir çizik vardı. Bu düştüğü için olabileceği gibi, karışıklık sırasında biri tarafından yapılmış da olabilirdi. Kırık tırnak ise sabahleyin laboratuvara gönderilecekti.


Bu noktada Oya'nın manikür yaptığı bir sahneye geçildi. Manikürcü Esra onun tırnaklarını sitede herkese çıkarmadığı bir renge boyadığını söyledi. Sonra Edip'ten söz etti. Nihal onunla ilişkisi yüzünden perişan olmuştu, boşanacaktı, nereye gitse bu konu konuşuluyordu. 




Sonra Oya'ya, hayatında biri olup olmadığını sordu. Oya, bu bahar da kalbinin boş olduğunu söyledi. Sonra da Esra'ya Nihal olayının fos çıktığını, Edip'le aralarında bir şey olmadığını anlattı. Merve olayı yanlış anlamıştı. Kadın sadece Edip için bir ev bulunmasına yardım etmeye çalışmıştı. Bunlar Nihal'in kocasına da anlatılmış, olay çözülmüştü. Oya Esra'dan, bunları gördüğü herkese anlatmasını istedi.


Merve eve dönmek üzere yola çıkarken Oya klinikte idi. İlhan heyecanlı görünüyordu. Az sonra ona randevu saatinin geldiğini hatırlatıp "Hastanızı göndereyim mi?" diye sordu. Randevu alan kişi Serhan'dı aslında. Oya ile görüşebilmek için bu yolu denemişti. Birbirlerine sarıldılar. O sırada İlhan kapıyı vurup içeri girdi ve bir sonraki randevunun ertesi güne ertelendiğini bildirdi.



Serhan'la Oya klinikten çıktılar. Serhan'ın güzel bir sürprizi vardı, bir kumsalda piknik planı yapmıştı. Deniz kenarında yeyip içerek, konuşup gülerek mutlu saatler geçirdiler.

İlhan, polis sorgusu sırasında, o gün tıpkı komiserin yardımcısı gibi düşündüğünü söyledi; bu çok tatlı bir olaydı. Ama o günden sonra Oya'nın yüzünün güldüğünü hiç görmemişti.




Pelin Taylan'la beraber evde yoga dersi almaya karar vermişti. Ders başladığı zaman Pelin onun söylediklerini rahatça uyguladı ama Taylan bu konuda beceriksiz çıktı ve dersi de sulandırdı. 


Daha sonra Pelin kocasına Arzu'nun görüştüğü erkeğin Enver olduğunu söyledi. Taylan bunu Mehmet'e söylememeliydi, söylerse lafın onlardan çıktığı hemen anlaşılırdı. 


Pelin yanından uzaklaşınca Taylan hemen telefona sarılıp Mehmet'e mesaj çekti.

Aynı anda Burcu Mehmet'in dükkanına gelmişti. Mehmet onu görünce şaşırdı. Burcu biraz konuşmak istiyordu. Çok yıprandıklarını, aşklarının yarım kaldığını söyledi. Mehmet'e göre yarım kalmamış, bitmişti. Kendisi Arzu'yu seviyordu, ondan vazgeçmeyecekti. Burcu onun Arzu ile evli olduğu zamanlardaki konforu ve rahatlığı aradığını söyledi. Mehmet onu korkunç şeyler yapmakla itham edince bunu kabul etti, ama her şeyi aşkları için yapmıştı. Oysa Arzu Mehmet'ten savaşmadan, kolayca vazgeçmişti.

O sırada Mehmet Taylan'dan gelen mesajı okudu. Ve dükkandan fırlayıp arabasına bindi.

Merve eve geldiğinde Serhan da evdeydi. Kızıyla kucaklaştı. Fırına bir yemek koydu. Dışarıya çıkacaktı. Raşel'e zamanı gelince yemeği fırından çıkarması için arayacağını söyledi. Sonra bahçeye çıkıp Serhan'la konuştu. 



Uzaklaşmak ona iyi gelmiş, aklını başına toparlamıştı. Çok düşünmüş ve fevri davrandığına karar vermişti. Artık boşanma konusunda sorun çıkarmayacaktı. Serhan'a hayatında biri olup olmadığını sorduğu için de utanıyordu. Onunla dost kalmak istiyordu, Serhan kızının babasıydı.

Merve bunları söylerken aklından yine Oya'yı öldürme senaryoları geçiyordu. Serhan ise ona inanmış ve memnun olmuştu. 


Enver Arzu ile daha yakın olmak istiyordu. Ofiste çalışırlarken ona bundan söz etti. Eve yemeğe gelmek, çocuklarla kaynaşmak istediğini söyledi. Arzu Serhan'ın yanında çalışmaya başladığından beri ona ilgi duyduğunu anlattı. Arzu bunun farkına varmamıştı ve Enver'le özel bir yakınlık kurmak istediği de yoktu. Elindeki işle ilgilenip konuyu kapatmaya çalıştı.



O sırada Mehmet onların ofisine vardı. Çok sinirliydi. Arzu onu görünce şaşırmıştı. Mehmet içeriye girip Enver'i bir yumrukla yere devirdi. Sonra bağırıp çağırmaya başladı, Enver'i sinsi biri olmakla suçladı ve ölümle tehdit etti. 


Arzu'nun ortalığı yatıştırma çabaları fayda etmiyordu. Enver Arzu ile arasında seviyeli bir ilişki olduğunu söyleyince Mehmet iyice çıldırdı. Tekrar onun yakasına yapıştı. "O benim karım" dediği zaman da Arzu sinirlendi. Ve Mehmet'i Enver'den uzaklaştırıp onun karısı olmadığını, boşandıklarını hatırlattı. Mehmet'in zimmetli malı olmadığını, kiminle isterse onunla olacağını söyledi. Bunun üzerine Mehmet "Al bununla ol o zaman!" deyip Enver'e bir yumruk daha attı. Bu işin daha bitmediğini, onu geberteceğini söyledi.




Merve sitenin içinde yürürken Ayşe arkasından seslendi. Birkaç gündür orada olmadığını biliyordu, hemen son haberleri anlatmaya başladı. Merve bir süre onu dinlermiş gibi yaptı, sonra yoluna devam etti. Oya'ya gidiyordu. Gerçekleştirilmesi gereken bir planı vardı. Ufak Tefek Cinayetler 25. bölüm sona ererken 2 kadın bu kez Oya'nın kapısında karşı karşıya idiler. 



























































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.

DESA 2018 - 2019 Sonbahar Kış Erkek Koleksiyonu: DESA x Can Yaman

DESA x Can Yaman 2018 isimli reklam videosunu gördünüz mü? Benim dün haberim oldu konudan ve bu vesileyle DESA 2018 - 2019 sonbahar kış...